Başvuru, soruşturma dosyasında şikâyetçi sıfatıyla yer alan başvurucunun kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veren Cumhuriyet savcısına yönelik sözleri nedeniyle cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, soruşturma dosyasında şikâyetçi sıfatıyla yer alan başvurucunun kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veren Cumhuriyet savcısına yönelik sözleri nedeniyle cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Samsun İlkadım Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde mühendis olarak görev yapmaktadır. Daha önce Samsun Gazi Belediyesinde çalışmakta olan başvurucu, bu Belediyenin başkanlığını yapan S.K.ya göndermiş olduğu bir dilekçede geçen sözler nedeniyle hakaret suçundan yargılanıp delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etmiştir. Bu karar üzerine başvurucu; S.K. hakkında görevi kötüye kullanma, hakaret, iftira ve suç uydurma suçlarından şikâyetçi olmuştur. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı E.İ., bu iddialarla ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucu tarafından aynı hususta 2006 yılından itibaren aynı konuda müteaddit defa şikâyetler yapıldığı, yürütülen soruşturmalar sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği, bu kararların kesinleşmiş olması ve yeni bir iddia ya da delilinin bulunmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği belirtilmiştir. Başvurucu, bu karara karşı Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı 4/2/2009 tarihli dilekçe ile itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde başvurucu, Cumhuriyet savcısı E.İ. hakkında "savcı Devlete yalan söylemekte, suçluları koruyarak görevini kötüye kullanmakta, Cumhuriyet savcılığı onur ve şerefine aykırı davranmakta, gerçeğe aykırı belge oluşturmakta, yalan yanlış yazarak gerçekleri çarpıtmakta, yargıyı aldatmaya çalışarak adaleti engellemekte" ifadelerini kullanmıştır. Başvurucu hakkında bu ifadeler nedeniyle Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kamu davası açılmıştır. Yargılamayı yapan (kapatılan) Samsun Sulh Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 18/7/2013 tarihinde başvurucunun anılan suçtan 300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme; kararının gerekçesinde, başvurucunun itiraz dilekçesinde kullandığı şikâyete konu sözlerin bir hakkın ortaya çıkarılmasına katkı sunmadığı, doğrudan kamu görevlisinin kişiliğini, şeref ve saygınlığını hedef aldığı, bu nedenle iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalmadığı değerlendirmesinde bulunmuştur. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Ceza Dairesince 14/6/2017 tarihinde kesin olarak onanmıştır. Başvurucu; bu kararın kendisine tebliğ edilmediğini, 15/12/2017 tarihinde Mahkemeye başvurmasıyla bu tarihte kararı öğrendiğini beyan etmiş ve başvuru ekinde 15/12/2017 tarihli belge örneğinin tebliğ edildiğine dair tutanağı sunmuştur. Başvurucu 15/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir." 5237 sayılı Kanun'un "İddia ve savunma dokunulmazlığı" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir."