11. Ceza Dairesi 2013/18326 E. , 2014/3001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, tehdit HÜKÜM : 1- Sanıklar ... ve ... hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, 2- Sanık ... hakkında; resmi belgede sahtecilik ve tehdit suçundan; beraat I- Sanık ... hakkında "tehdit" suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında tehdit suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede
**11. Ceza Dairesi 2013/18326 E. , 2014/3001 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, tehdit HÜKÜM : 1- Sanıklar ... ve ... hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, 2- Sanık ... hakkında; resmi belgede sahtecilik ve tehdit suçundan; beraat I- Sanık ... hakkında "tehdit" suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında tehdit suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 24.03.1989 gün ve 1988/1-1989/2 sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme kararında açıklanan “açığa imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına olarak hukuki hüküm ifade eden bir muamele yazıldığı ve yazdırıldığı iddiasının HUMK’nun ayrık tuttuğu durumlar dışında tanıkla ispat edilemeyeceği, yazılı delille ispatının gerektiği” yönündeki “yazılı delille ispat” kuralı kararda da belirtildiği üzere açığa imzayı atan tarafından önceden ve rızaya dayalı olarak faile teslim edilmiş olan belgenin fail tarafından verilme nedenine aykırı olarak doldurulmasını düzenleyen 765 sayılı TCK’nun 509. maddenin 1. fıkrasındaki (5237 sayılı TCK’nun 209/1) şikayete tabi suç yönündendir. Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 gün ve 2001/6-70-2001/77 sayılı kararında belirtildiği üzere imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu yazdırması halinde kağıdın yeni zilyedi açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyeti gerçekleşmiş olacağından eylem 765 sayılı TCK’nun 509. maddesinin 2. fıkrasındaki suç, bu durumda açığa imza atandan aldığı kağıdı faile verenin eylemi de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştiraki söz konusu olacaktır. Dolayısıyla İçtihadı Birleştirme Kararında 765 sayılı TCK’nun 509. maddesinin 1. fıkrası için aranan “yazılı delille ispat” kuralının aksine “hukuka aykırı ele geçirme” olgusunun ispatı tanık dahil her türlü delille mümkündür. Somut olayda gübre ve pamuk çekirdeği satışı sırasında katılandan üç adet boş senedi imzalı olarak alan sanıklardan Hasan ve ...'ün, borcun ödenmesine rağmen, bunlardan birini sanık ...'a verdikleri, onun ise içeriğini gerçeğe aykırı doldurmak suretiyle icra takibine geçtiği ileri sürülerek resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı, ...'ın senedi arazi alış-verişi nedeniyle verdiği paraya karşılık katılandan aldığını ileri sürmesi, katılanının ise sanığı tanımadığını ve aralarında hiçbir ticari alışveriş bulunmadığını ileri sürmesi, dosya kapsamından ... ve ... hakkında aynı mahkemede 2009/25 Esas, 2012/51 Karar sayılı dosya üzerinden tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, sanıklar ... ve ... hakkındaki tefecilik suçundan açılan dava dosyası getirtilip, derdest olması halinde birleştirilmesi, olmadığı takdirde ilgili kısımlarının onaylı örneklerinin dosya içerisine alınmasından sonra, suç tarihinde katılanın sanık ...'ın iddia ettiği nitelikleri haiz ipotekli bir taşınmazı olup olmadığı, varsa taşınmazın değeri araştırılıp, sanığın bu taşınmazı satın alma gücünün olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu, yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.