1. Hukuk Dairesi 2007/939 E. , 2007/1713 K. "" MAHKEMESİ : FATİH 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,miras bırakanı İ.. T..mirastan mal kaçırmak amacıyla ve oğlu A.. ve gelini Z..'nin baskı ve kandırmasıyla ..parsel sayılı taşınmazdaki ..nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümü davalıların miras bırakanı olan oğlu A..muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuşt…
**1. Hukuk Dairesi 2007/939 E. , 2007/1713 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FATİH 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,miras bırakanı İ.. T..mirastan mal kaçırmak amacıyla ve oğlu A.. ve gelini Z..'nin baskı ve kandırmasıyla ..parsel sayılı taşınmazdaki ..nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümü davalıların miras bırakanı olan oğlu A..muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur. Davalılar,murisleri A...ile kök muris İ...arasında yapılan inançlı işlemin sonucu olarak taşınmazın bedelini A.. ödemesine karşın kök muris İ..adına tapuda tescil edildiğini,daha sonra taşınmazın gerçek maliki olan A... kök muris İ..tarafından taşınmazın temlik edildiğini,muvazaalı işlem yapılmadığını,mirastan mal kaçırma amacıyla hareket edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden;miras bırakan İbrahim'in maliki olduğu . parsel sayılı taşınmazdaki .nolu bağımsız bölümü 4.3.1980 tarihinde davalıların murisi A satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmıştır. Davacı, miras bırakanı İ..yapmış olduğu bu temlikin kendilerinden mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiğini ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.