T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1346 - 2025/1363 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1346 KARAR NO : 2025/1363 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.09.2025 NUMARASI : 2025/700 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz/İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 12.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.11.2025 İlk derece mahkemesince v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1346 - 2025/1363 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1346 KARAR NO : 2025/1363 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.09.2025 NUMARASI : 2025/700 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz/İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 12.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.11.2025 İlk derece mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili; 17.03.2025 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacı şirketin maliki bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı şirkete ait aracın hasar gördüğünü, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 300,00 TL değer kaybı, 300,00 TL hasar bedeli ve 300,00-TL araç mahrumiyet bedeli olarak toplamda 900,00 TL'nin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı ve hasar bedeli tazminatının tüm davalılardan (sigorta şirketinden teminat limiti kadar), kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini, araç mahrumiyet bedeli tazminatının davalılardan ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasını, aracın elden çıkarıldığının anlaşılması halinde davalılar adına kayıtlı diğer taşınır ve taşınmaz mallar üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, aks halde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen 25.09.2025 tarihli ara karar ile; dosya kapsamına, sunulan delillere göre tedbir talebinin uyuşmazlık konusu hakkında olmadığından reddine, ihtiyati haciz talebinin yaklaşık olarak ispat edilemediği, yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz için yasal koşulların oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; haksız fiil sorumluluğunda tazminat borcunun haksız eylemin gerçekleştiği tarih itibariyle muaccel hale geldiğini, dava konusu kazada, davalıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, alacağın muaccel olması ve yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, emsal kararlar bulunduğunu, davalıların mal kaçırma veya alacakların tahsilini engelleme yönünde girişimlerde bulunabileceğini, davalılara ulaşılamadığını, arabulucuk görüşmelerine dahi katılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılması ve taleplerinin kabulü yönünde yeniden karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın davacıya ait araca çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, şimdilik davacıya ait araçta meydana gelen 300,00 TL değer kaybı, 300,00 TL hasar bedeli ve 300,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatı olarak toplamda 900,00 TL'nin davalılardan tahsiline ve davalı ...'ya ait ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasını, aracın elden çıkarıldığının anlaşılması halinde davalılar adına kayıtlı diğer taşınır ve taşınmaz mallar üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, aks halde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6100 Sayılı HMK’nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, uyuşmazlık konusu şey üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulabileceği anlaşılmaktadır. Somut olayda ihtiyati tedbir şerhi konulması talep edilen aracın mülkiyeti ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bir başka ifade ile eldeki tazminat davasının konusu değildirler. Bu durumda mahkemece usul ve yasaya uygun bir şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmakla, davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinde; İİK’nın 257.maddesi hükmüne göre:"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50'nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. Somut olayda, davanın trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar bedeli, araç mahrumiyeti ve değer kaybı nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de kusur oranları, tazminat miktarının belirli olmaması, talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, koşullar değiştiğinde yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İhtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin 25.09.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından harç peşin yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.