10. Hukuk Dairesi 2022/6353 E. , 2023/13058 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/375 E., 2022/584 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1436 E., 2021/1028 K. Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...…
**10. Hukuk Dairesi 2022/6353 E. , 2023/13058 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/375 E., 2022/584 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1436 E., 2021/1028 K. Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Cam Fabrikaları A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... Cam Fabrikaları A.Ş. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 19.01.2014 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 16.11.2021 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 177.626,20 TL' ye çıkarmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... Cam Fabrikaları A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile diğer davalı şirket arasında asıl- alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, kazazede işçinin müvekkili firmanın çalışanı olmadığını, bu nedenle müvekkili firmaya husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 2.Davalı Pri-Dec A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından kazazede davacıya ve davalı ...'a gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini ve alınması gerekli olan iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, meydana gelen kazada müvekkiline atfedilecek bir kusurun bulunmadığını savunmuştur. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazanın davacının kendi kusurlu davranışı nedeniyle meydana geldiğini savunarak davanın reddine talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 177.626,20 TL maddi tazminat alacağının, 40.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 19.01.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesinden dolayı uğradığı zarar sebebiyle tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Cam Fabrikaları A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Cam Fabrikaları A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, dosya kapsamında alınan 29.04.2019 tarihli kusur raporunda müvekkil şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğinden bahsedilmişse de Yerel Mahkeme tarafından bu yöndeki tespitin dikkate alınmadığını,müvekkil şirket asıl işveren sıfatını haiz olmadığından kendisine husumet yönetilemeyeceğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı Pri-Dec A.Ş tarafından sigorta kaydı bildirmek sureti ile üretim planlama bölümünde çalışmakta iken 20.02.2014 tarihinde, sevkiyat sırasında geri manevra yapan forkliftin sağ ayağını ezmesi sonucunda yaralandığı, kaza tarihi itibari ile davalılar arasında ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. tarafından üretilen cam ambalaj mamullerine dekor işlemlerinin yapılması, ambalajlanması, stoklayıp muhafaza etmesi ve araçlara yükleme boşaltma işlerinin yerine getirilmesi hususunda sözleşme imzalanarak 4857 Sayılı Kanun'un 2/ 6 maddesine uygun şekilde asıl - alt işverenlik ilişkisi kurulduğu, davalı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş.'nin asıl işveren sıfatı ile iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatlarından diğer davalı şirket ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında hata bulunmadığı, Kocatepe SSGM ile Yüksek Sağlık Kurulunun ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 07.09.2020 tarih13397 karar sayılı raporları ile maluliyet oranının % 18 olarak tespit edildiği, kazanın oluşumundaki kusur oranının belirlenmesi açısından yapılan inceleme sonucunda, iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14.12.2017 tarihli raporda kazanın oluşumunda işverenin % 90 oranında, işçinin ise % 10 oranında kusurun bulunduğunun belirlendiği, uyuşmazlık konusu iş kazasının 20.01.2014 tarihinde meydana geldiği, dava ve ıslah tarihi itibari ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile davalı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Cam Fabrikaları A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Cam Fabrikaları A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Davalı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK.'nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” HMK.'nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verilebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davalı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenleri ile davacının sorumluluğunun değişmemesine göre, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davalı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davalı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.