T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2206 Esas KARAR NO : 2026/105 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : İZMİR 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/103 KARAR NO : 2025/39 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 KESİNLEŞME TARİHİ : 29/04/2025 İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/420 KARAR NO : 2025/941 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KESİNLEŞME TARİHİ : 23/12/2025 DAV…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2206 Esas KARAR NO : 2026/105 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : İZMİR 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/103 KARAR NO : 2025/39 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 KESİNLEŞME TARİHİ : 29/04/2025 İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/420 KARAR NO : 2025/941 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KESİNLEŞME TARİHİ : 23/12/2025 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARŞI DAVANIN KONUSU: Sebepsiz Zenginleşme-Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 20/01/2026 G.KARAR YAZIM TARİHİ: 20/01/2026 İzmir 5. Tüketici Mahkemesi ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile davalıların murisi ... arasında 02.04.2020 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeyi davalılardan ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve kendi taşınmazı üzerinde müvekkil banka lehine ipotek tesis edildiğini, murisin ... A.Ş'de yaptırmış olduğu hayat sigortası bulunması sebebiyle dava açmadan önce sigorta şirketine başvurulmuş olup, sigorta şirketinin ilk başta talebi geri çevirdiğini, daha sonra kredi borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle vefat ettiği öğrenilen borçlu ... mirasçıları davalı ... ve ... aleyhine Menemen 2. Noterliğince keşide edilen 08 Haziran 2023 tarihli, 7900 yevmiye numaralı ihtarname ile kredi borcunu ödemeleri gerektiği ihtar edildiğini, ihtarname tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine alacağın muaccel hale geldiğini, çekilen bu ihtarnamelere rağmen borç ödenmediğini, bu nedenle davalı mirasçılar hakkında Aliağa İcra Dairesi'nin 2023/3367 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takipte borçlulardan; 244.294,37 TL asıl alacak, 10.948,96 TL işlenmiş faiz, 547,45 TL BSMV olmak üzere toplam 255.790,78 TL alacağın talep edildiğini, borçluların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, murisin ... A.Ş' ne yaptırmış olduğu hayat sigortası bulunması sebebiyle dava açmadan önce sigorta şirketine başvurulduğunu ve başvurunun sigorta şirketi tarafından geri çevrildiğini, sigorta şirketinin talebi geri çevirmesi üzerine davalılar hakkında Aliağa İcra Dairesinde takip başlatılmış ve davalıların bu takibe itiraz ettiğini, takipten sonra sigorta şirketinin tazminat değerlendirme temel prensiplerindeki değişiklik üzerine sigortalının ölüm nedeni ile beyan etmediği hastalığı arasında bir illiyet bağı olmadığı şirket doktoru tarafından iletilmesi üzerine, borcun ödenmesine karar verilmiş olup, sigorta şirketinin müvekkili bankaya 262.223,21 TL ödeme yaptığını, takip konusu bakiye 20.313,97 TL kadar borcun devam ettiğini belirterek davalı borçlular tarafından Aliağa İcra Dairesi''nin 2023/3365 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davalı borçlular tarafından haksız ve dayanaksız yapılmış bulunan itiraz sebebi ile takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; krediyi alan şahıs sigorta süresi içinde öldüğünde dain-i murtehin durumunda olan bankanın sigorta bedelini sigortadan alacağını, sigorta şirketinin hiçbir mazeret beyan etmeden sigorta bedelini “dönülemez yegane lehtar” olan bankaya ödeyeceğini, bankanın ölen sigortalının mirasçılarına başvurması (borç için dava açması, icra takibi yapması) için ön şartın bankanın sigorta şirketine başvurusundan eli boş dönmesi olduğunu, bunun ise imkansız olduğunu, zira sigorta şirketinin bankaya ödeme yapmak zorunda olduğunu, alacaklı bankanın sigorta şirketine karşı yasal yollara başvurmaksızın sigortalının mirasçılarına müracaat ederse TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı hareket etmiş olacağını, alınan 275.000,00 TL'lik krediye karşılık bankaya 139.600,00 TL ödeme yapılmasına rağmen icra takibinde 255.000,00 TL talep edildiğini, takipte alacağın mahiyetinin açıklanmadığını, bu nedenle haksız takibe itiraz ederek takibi durdurduklarını savunarak müvekkilleri aleyhine açılan davanın reddine, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2023/3365 E. sayılı icra takibinin iptaline, davacı banka, müvekkilleri aleyhine haksız ve kötü niyetle icra takibi yaptığından takip tutarı olan 255.790,00 TL'nin %20'si yani 51.158,00 TL kötü niyet tazminatının bankadan alınarak veraset ilamındaki payları dikkate alınarak davalılara verilmesine, borcun tamamı alacaklı tarafından tahsil edilmiş olunduğundan sebepsiz kalan ...'ya ait tapunun .... Köyü ... Ada ....Parsel sayılı taşınmazına konulmuş olunan ipoteğin kaldırılmasına (fekkine), mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin bankadan tahsili ile müvekkillerine veraset ilamındaki paylarına göre verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın ilk açıldığı İzmir 5. Tüketici Mahkemesi tarafından dava konusu icra takibine dayanak kredi sözleşmesinin tarımsal (ticari nitelikte) olduğu, alacağın ticari alacak olması ve davalıların murisinin tüketici sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür. Dosyanın gönderildiği İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın esasına ilişkin asıl sözleşmenin kredi sözleşmesi değil, hayat sigortası poliçesi olduğu, davalıların murisinin tacir olmadığı, poliçe kaynaklı mirasçılara yönelik taleplerin tüketici ilişkisi dahilinde incelenmesi gerektiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna, Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığına karar verilmiş, bu kararın da istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava itirazın iptali, karşı dava manevi tazminat ve sebepsiz zenginleşme davasıdır. Somut olayda dava konusu icra takibine dayanak kredi sözleşmesinin genel kredi (tarımsal) olduğu, tüketici kredisi olmadığı, davalıların takip dosyasına sundukları, itiraz dilekçesi ile cevap ve karşı dava dilekçesinde belirttikleri hayat sigortası sözleşmesinin takip açma ön koşulu ve itfa itirazına ilişkin olarak savunmalarını ispata yönelik olduğu, eldeki davanın konusunun ise takip dayanağı genel kredi sözleşmesi olduğu, davalıların murisinin tacir olmadığı, uyuşmazlık hakkında 4077 sayılı Kanunun 10. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi içerisinde kaldığı, her ne kadar İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş bir görevsizlik kararı yoksa da İzmir 5. Tüketici Mahkemesi ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin verdikleri görevsizlik kararları ile davadan el çektikleri ve işin görülmesinin sürüncemede bırakılmaması için Dairemizce yargı yeri belirlenmesi gerektiğinden inceleme konusu davada İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu görülmüştür. Açıklanan nedenlerle İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. KARAR: 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/01/2026