T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/129 KARAR NO : 2025/3009 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/10/2024 NUMARASI : 2023/92 E - 2024/806 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan ince…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/129 KARAR NO : 2025/3009 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/10/2024 NUMARASI : 2023/92 E - 2024/806 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin ,Mustafa Kemal Paşa Mah. Mimar Sinan Cad. Aydın Sok. ...Avcılar /İSTANBUL adresinde "..." isimli işyerinde ticari faaliyetini sürdürdüğünü, işyerinin elektrik aboneliğinin 2554563431 hesap numarası ile davalı şirkete kayıtlı bulunduğunu,davalı ... tarafından müvekkiline sayaca fiziki müdahale sebebiyle enerji bedeli ve dağıtım bedeli, sayaç bedeli olmak üzere 31/01/2023 tarih 123.573,12 TL’lik fatura tanzim edildiğini, 10/02/2023 tarihinde de en geç ödemesinin istenildiğini, ekonomik koşullar itibariyle bu meblağı ödemelerinin mümkün olmadığını, müvekkilinin restaurant konulu işyerinin ticari faaliyetleri sonucu böyle bir cezanın yahut faturanın gelme ihtimalinin olmadığını, müvekkilinin iş yerinde kullandığı sayacın ... hesap numaralı olduğunu, bu faturaya müvekkilinin ... nezdinde itiraz etiğini, davalının yapılan itirazlara 30 gün içerisinde cevap vereceğini ve son ödeme tarihi olan 10/02/2023 tarihinde fatura ödenmezse elektriğin kesileceğinin belirtildiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını beyanla, 123.573,12 TL'lik elektrik faturası miktarı kadar borçlarının bulunmadığının ve bu fatura borcundan ve ferilerinden sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yolunun işletilmediğini, işbu davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, müvekkili kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim ediline itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Somut olayda alınan bilirkişi raporu ile dosyasına sunulan Tesisat endeks dökümü verilerine göre tutanak öncesi “Sayaca müdahale edilerek kullanılan dönem ortalama tüketim değeri 261 kwh/gün)” ile tutanak sonrasına ait (yeni sayaç takıldıktan sonra ) ortalama günlük tüketim değerleri arasında (463 kwh/gün) bariz bir fark bulunduğundan sayaca müdahale edildiğinin sabit olduğu, tutanaktan sonraki yeni sayaç takıldıktan sonraki günlük tüketim ortalamalarında neredeyse tutanaktan önceki tüketim ortalamalarına göre gündüz ve akşam vardiyasında tüketimlerin 1.5 – 2 kata yakın artışlar olduğu bununda sayaca davalının iddia ettiği gibi müdahale edildiğinin göstergesi olduğu, tutanaktan önceki ve tutanaktan sonraki tüketim değerlerine ve de genelde bu tip işyerlerinde çalışma saatlerinin sabah 10 ile akşam 22 saatleri arasında çalıştığı da göz önüne alındığında Mevzuat gereği yapılan kaçak tüketim hesabına göre sayaca müdahale edilerek kullanım nedeniyle kaçak elektrik tüketim tutarının 52.459,59 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince düzenlenen faturanın 123.573,12-TL olduğu, davacının faturanın 71.113,53 TL'lik kısmından borçlu bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmış, davacı vekili ödeme yaptığını iddia etmiş ise de buna ilişkin belge ve dekontları dosyaya sunmadığı, hangi döneme ilişkin ne kadar ödeme yaptığının dosya kapsamında anlaşılmadığı " gerekçesiyle;Davanın kısmen kabulü ile davacının 31/01/2023 tarihli faturanın 71.113,53 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir. 1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; mahallinde keşif yapılarak bir tespit yapılmadığı , mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyada mevcut veriler etraflıca irdelenmeksizin rapor tanzim edildiği, davalı tarafça sunulan Ocak 2023 tarihli kaçak tespit tutanağına bakıldığında, borcundan dolayı elektriği kesilen sayacı kullanıma açmaktan ötürü ceza kesildiğinin görüldüğünü, sayacın önceden kesilen kaçak borcundan ötürü İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/74 Esas sayılı menfi tespit davası açıldğı,tedbirin halen devam ettiği,Kaçak kullanımı kabul etmemekle birlikte, kaçak kullanım süresi ve kurulu güç ile alakalı raporda belirtilenlere itirazlarının olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45/1-a. Maddesinde, doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde kaçak kullanım süresinin sadece 90 gün olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği , bilirkişinin ise 1 yıldan fazla bir süreyi baz aldığı, davalı 11.01.2022 tarihinde başka bir kaçak işlemi yaptığından ötürü zaten derdest dava bulunduğu, kaldı ki sayaçta da problem olma ihtimali , İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve halen istinaf aşamasında olan 2022/74 Esas sayılı menfi tespit davasına üçlü bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu 27.05.2023 tarihli raporda, davalı ...' ın kaçak elektrik tespiti sürecinde yapması gerekenleri yapmadığının açıkça belirtildiği, raporda, kaçak elektrik tutanağındaki kurulu güç parametreleri ile alakalı belirtilenlere itirazlarının bulunduğu, restoran işletmesinde kurulu gücün 83,33 kw kabul edilmesinin mümkün olmadığı, ...' ın tuttuğu tutanakların aksi sabit oluncaya dek resmi belge sayılacağına dair kanaati kabul etmediklerini, Ayrıca taraflarınca ödeme yapıldığı açıkça belirtilmiş olup, buna dair dekontların istenmesi halinde sunulabileceği yahut davalı şirkete müzekkere yazılarak istenmesi gerektiği,zira İcra İflas Kanununun 72. Maddesine göre davanı doğrudan istirdat davasına dönüşeceği, ekte ödeme belgelerinin sunulduğu, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan ve hükme esas bilirkişi raporunun dava konusu ihtilafı çözmeye elverişli ve denetime uygun olmadığı, itirazları değerlendirilmeden raporun hükme esas alınarak karar verimesinin hatalı olduğu,hükme esas alınan bilirkişi raporundaki görüş ve hesaplamaların hatalı olduğu, günlük çalışma süresinin 14 değil 21 saat olarak hesaplamaya esas alınması gerektiği, dosya kapsamında davacının kaçak elektrik kullandığı hususu sabit hale gelmiş olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğu, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığı,yerel mahkemece dava konusu alacağın varlığı kesinlik kazanmış olup, asıl alacağa uygulanan faiz ve faize uygulanan KDV kalemlerinin eklenmediği, kaçak elektrik kullanım bedellerinin ödenmediği gecikmiş günler için son ödeme tarihinden itibaren işletilecek olan gecikme zammı/faizi KDV matrahına esas alınmalı ve işbu bedeller yönünden de KDV hesabının yapılması gerekmekte olup; gecikme zammının ve ona işleyen KDV'nin davacının sorumlu olduğu bedele dahil edilmesi gerektiği,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , menfi tesbit talebine ilişkindir.Davalı tarafın dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığına ilişkin usule dair istinaf sebeplerinin incelenmesinde ticari davalarda menfi tespit davasına ilişkin arabuluculuk başvurusu 01.09.2023 tarihinden itibaren zorunlu hale getirilmiş olup,işbu davanın davanın açılış tarihi olan 09/02/2023 tarihi itibarıyla ,böyle bir zorunluluk bulunmadığından bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;davacı şirket yetkililerince 27.01.2023 tarihinde Sözleşmeli ... seri nolu sayacın frekans ile uyutularak kayıt yapmasının engellendiğinin tespit edildiği gerekçesiyle , H/601052 seri nolu Kaçak/Usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlendiği,, tutanakta sözleşmeli kayıtlı sayacın endeksinin 43587kwh olduğunun tutanağa yazıldığı görülmektedir.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; dosyaya sunulan Tesisat endeks dökümü verilerine göre tutanak öncesi “Sayaca müdahale edilerek kullanılan dönem ortalama tüketim değeri 261 kwh/gün)” ile tutanak sonrasına ait (yeni sayaç takıldıktan sonra ) ortalama günlük tüketim değerleri arasında (463 kwh/gün) bariz bir fark bulunduğundan sayaca müdahale edildiğinin sabit olduğu, tutanaktan sonraki yeni sayaç takıldıktan sonraki günlük tüketim ortalamalarında neredeyse tutanaktan önceki tüketim ortalamalarına göre gündüz ve akşam vardiyasında tüketimlerin 1.5 - 2 kata yakın artışlar olduğu, bunun da sayaca davalının iddia ettiği gibi müdahale edildiğinin göstergesi olduğu, tutanaktan önceki ve tutanaktan sonraki tüketim değerlerine ve de genelde bu tip işyerlerinde çalışma saatlerinin sabah 10 ile akşam 22 saatleri arasında yani 2 vardiya çalıştığı , EPDK müşteri hizmetleri yönetmeliği Madde 13 "Tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi kaçak elk enerjisi tüketimi olarak kabul edilir denildiği" yapılan hesaplamalar, Enerji Piyasası Düzenleme kurumu (EPDK) nun İlgili yönetmelik ve mevzuat, Elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğine uygun yapılmış hesaplama yapılmış kurumca hesaplanan kaçak kullanım bedeli =123.573,12-TL olduğunu, tarafınca hesaplanan sayaca müdahale edilerek kullanım nedeniyle hesaplanan kaçak kullanım bedeli 52.459,59 TL olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.Davacı vekilince beyan edilen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve istinaf aşamasında olan 2022/74 Esas sayılı menfi tespit davasına ait UYAP sorgulamasında ;12.01.2022 tarihli 517.751,53 TL' lik ve 197.684,54 TL' lik iki fatura (toplam 715.436,07 TL)ile ilgili menfi tesbit davası olduğu, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 2024/1936 2025/955 E-K sayılı ilamla ;" bilirkişi heyeti davalı şirketin güç hesabı üzerinden tahakkuk hesabı yaptığını, bu durumun mevzuata uygun olduğunu belirtmiş ise de mahkemece davacı aboneye ait abone dosyası ve tutanak öncesi ve sonrasına ait tüketim endeksleri getirtilerek incelenmemiştir.Bu halde mahkemece davacıya ait abone dosyası ve tüketim endeksleri getirtilerek yönetmeliğin 44. Maddesinde belirtildiği şekilde ihtilafsız dönemlerin değerlendirilmesi ile kaçak başlangıç tarihinin tespit edilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir." şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Sözkonusu davada alınan 3'lü bilirkişi heyet raporu incelendiğinde ;" tesisatta, sayaca dış bir müdahalenin varlığının kesin olduğunu, bu müdahale için kullanılan cihazın, ... elemanlarınca görüldüğünü, görüntü kaydı yapıldığını ve el konulduğunu, bunun nitelikli bir kaçak kullanım olarak değerlendirildiğini, dosyaya eklenen sayaç muayene ve test raporundan da görüldüğü üzere, . ...Avcılar/İstanbul adresinde ticari faaliyet gösteren, işyerinde kaçak elektrik tüketiminin yapıldığı" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.Dosyaya 27/01/2023 tarihli Laboratuvar İş Formu ibraz edilmiş olup, 08/03/2023 tarihli Laboratuvar İnceleme Sonuç Raporunda sayaca müdahale edildiğinin ve kayıt yapmasının engellenidğinin tesbit edildiği belirtilmiştir.Davacı vekilince istinaf dilekçesi ekinde, 4 adet, 06/12/2024 tarihli ve muhtelif faturalar ile ilgili ödemeye dair banka dekontları sunulmuş ise de,sözkonusu ödemelerin karar tarihinden sonra yapılan ödemeler olduğu, bu sebeple yargılama sırasında yapılan ödemeler olmadığından, bu davada istirdat talebine konu olamayacaklarından, bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Menfi tesbit davalarında,kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir.Davacı taraf işyerinde kurulu sayaç yönünden ,sayaca müdahale edildiğinin ve kayıt yapmasının engellendiğinin laboratuvar sonucu ile tesbit edilmiş olması sebebiyle ,kaçak elektrik kullanımının sabit olduğu anlaşılmakla bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yargılamada alınan bilirkişi raporunda, ilgili yönetmelik uyarınca tutanak öncesi ve sonraki endeksler de incelenmek suretiyle, kaçak kullanım miktar ve süresinin tesbit edildiği,KDV hesaplandığı ,davanın niteliğine göre faiz hesaplamasını gerektirenbir yön bulunmadığı, vardiya sayısı yönünden bilirkişi görüşünün yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmakla , tarafların istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Böylece, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Davalıdan alınması gereken 4.857,77 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.214,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.643,32 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf masrafının istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/11/2025