Başvuru, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde kurulan ve faaliyet gösteren İmar Bankası Off Shore Limited de bulunan mevduatın ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde kurulan ve faaliyet gösteren İmar Bankası Off Shore Limited'de bulunan mevduatın ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 2014/3994 numaralı bireysel başvuru 24/3/2014 tarihinde; 2014/4240 numaralı bireysel başvuru ise 27/3/2014 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemelerinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemelerinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 2014/4240 numaralı bireysel başvuru dosyası, aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2014/3994 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş ve 2014/4240 sayılı bireysel başvuru dosyası kapatılmıştır. Sonuç olarak inceleme 2014/3994 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü Anayasa Mahkemesine bildirmiştir. Bakanlık görüşü, başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Alparslan Atalay ve Menderes Dinler sırasıyla 1951 ve 1957 doğumlu olup Ankara'da ikamet etmektedirler.A.Alpaslan Atalay Yönünden Başvurucu, İmar Bankası Off Shore Limited'de (Off Shore Ltd) açılan üç ayrı hesabını kapatarak söz konusu hesaplarda bulunan toplam 504,35 TL mevduatı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) 3/7/2003 tarihli kararıyla bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilen T. İmar Bankası T. Anonim Şirketinin (İmar Bankası) Ankara Şubesinde 3/7/2003 tarihinde açılmış görünen hesaplara aktarmıştır. Off Shore Limited Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kanunlarına tabi olarak kurulmuş olup Türkiye'de de İmar Bankası aracılığıyla mevduat toplamıştır. İdare tarafından yapılan inceleme sonucu, İmar Bankası bilgisayar sisteminin "LOG" verilerine dayanılarak İmar Bankası Ankara Şubesindeki hesabın 4/7/2003 tarihinde Off Shore Ltd'den yapılan fiktif havaleler karşılığında açıldığı; ancak 3/7/2003 tarihinde açılmış gibi gösterildiği tespit edilmiştir. Başvurucu 3/10/2003 tarihinde BDDK'ya başvuruda bulunarak Kanun'la kuruma yüklenen denetim ve gözetim sorumluluğu gereğince Off Shore Ltd'de bulunan mevduatının ödenmesinin temin edilmesini talep etmiştir. Söz konusu başvuruya altmış gün içinde cevap verilmemesi üzerine, başvurucu 28/1/2004 tarihli dilekçe ile Danıştay Onuncu Dairesinde 29/12/2003 tarihli Bakanlar Kurulu kararının bazı hükümlerinin ve anılan kararnamenin ekindeki taahhütnamenin iptali ile İmar Bankasındaki dört ayrı hesapta bulanan mevduatının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açmıştır. Dosyanın devredildiği Danıştay Onüçüncü Dairesi 19/2/2007 tarihli kararıyla dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Kararda, üç hesabın geriye doğru valörle oluşturulduğu, birinin ise Hazine bonosundan mevduata dönüşlü olduğu belirtilmiş ve üç hesapta bulunan tutarlar için ayrı, son hesapta bulunan tutar için ayrı dava açılması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu 20/4/2007 tarihinde dilekçesini yenileyerek Danıştay Onüçüncü Dairesinde, 29/12/2003 tarihli Bakanlar Kurulu kararının bazı hükümlerinin ve anılan kararnamenin ekindeki taahhütnamenin iptali ile geriye yönelik valörle oluşturulduğu belirtilen mevduatların tutarı olan toplam 504,35 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açmıştır.Daire, 13/3/2009 tarihli kararıyla Bakanlar Kurulu kararının ilgili hükümleri ile eki taahhütnamenin iptali istemini, başvurucunun ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle usulden, tazminat istemini ise esastan reddetmiştir. Daire, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, başvurucunun Off Shore Ltd'de bulunan üç ayrı hesabındaki mevduatının 3/7/2003 tarihinde değil, gerçekte 4/7/2003 tarihinde İmar Bankasının yurt içi şubelerinde açılan hesaplara aktarıldığı kanaatine varmıştır. Kararın gerekçesinde devamla, 5021 sayılı Kanun'un maddesinde sadece mevduat niteliği taşıyan hesapların TMSF tarafından ödenmesinin öngörüldüğü, buna karşılık kıyı bankalarındaki hesapların Kanun'un kapsamı dışında tutulduğu belirtilmiş ve somut olayda İmar Bankasına el konulduğu tarihten sonra açıldığı tespit edilen ve Fon güvencesi kapsamında olmayan hesapları nedeniyle başvurucuya ödeme yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Daire kararını temyizen inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) 25/11/2009 tarihli kararıyla temyiz istemini reddederek Daire kararını onamıştır. Karar düzeltme istemi de İDDK tarafından 30/10/2013 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin karar 10/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Menderes Dinler Yönünden Başvurucu, Off Shore Ltd'de açılan iki ayrı hesabını kapatarak söz konusu hesaplarda bulunan toplam 500,16 TL mevduatı, İmar Bankasının Ankara Şubesinde 3/7/2003 tarihinde açılmış görünen hesaplara aktarmıştır. İdare tarafından yapılan inceleme sonucu, İmar Bankası bilgisayar sisteminin "LOG" verilerine dayanılarak İmar Bankası Ankara Şubesindeki hesabın 4/7/2003 tarihinde Off Shore Ltd'den yapılan fiktif havaleler karşılığında açıldığı, ancak 3/7/2003 tarihinde açılmış gibi gösterildiği tespit edilmiştir. Başvurucu 17/2/2004 tarihinde hem BDDK'ya hem de TMSF'ye başvuruda bulunarak 500,16 TL mevduatının ödenmesini talep etmiştir. Söz konusu başvurulara altmış gün içinde cevap verilmemesi üzerine, başvurucu 19/4/2004 tarihli dilekçe ile Danıştay Onuncu Dairesinde 29/12/2003 tarihli Bakanlar Kurulu kararının bazı hükümlerinin ve anılan kararnamenin ekindeki taahhütnamenin iptali ile İmar Bankasındaki iki ayrı hesapta bulanan mevduatının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açmıştır. Dosyanın devredildiği Danıştay Onüçüncü Dairesi 21/6/2007 tarihli kararıyla Bakanlar Kurulu kararının bazı hükümleri ile eki taahhütnamenin iptali istemini, başvurucunun ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle usulden; Bakanlar Kurulu kararının bazı hükümlerinin iptali ile tazminat istemini ise esastan reddetmiştir. Daire, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, başvurucunun Off Shore Ltd'de bulunan iki ayrı hesabındaki mevduatının 3/7/2003 tarihinde değil, gerçekte 4/7/2003 tarihinde İmar Bankasının yurt içi şubelerinde açılan hesaplara aktarıldığı kanaatine varmıştır. Kararın gerekçesinde, 5021 sayılı Kanun'un maddesinde sadece mevduat niteliği taşıyan hesapların TMSF tarafından ödenmesinin öngörüldüğü, buna karşılık kıyı bankalarındaki hesapların Kanun'un kapsamı dışında tutulduğu belirtilmiş ve somut olayda İmar Bankasına el konulduğu tarihten sonra açıldığı tespit edilen ve Fon güvencesi kapsamında olmayan hesapları nedeniyle başvurucuya ödeme yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Daire kararını temyizen inceleyen İDDK 25/11/2009 tarihli kararıyla temyiz istemini reddederek Daire kararını onamıştır. Karar düzeltme istemi de İDDK tarafından 30/10/2013 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin karar 10/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 18/6/1999 tarihli ve mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:“Türkiye’de kurulmuş ve kurulacak bankalar ile yurtdışında kurulmuş ve kurulacak bankaların Türkiye’deki şubeleri bu Kanun hükümlerine tabidir.” Mülga 4389 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “ ... b) Tasarruf mevduatı, gerçek kişiler tarafından bu nam altında açtırılan ve ticari işlemlere konu olmayan mevduattır. ... …” Mülga 4389 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:" Bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatın, Kanunda gösterilen yetkiler çerçevesinde düzenlemeler de yapmak suretiyle uygulanmasını sağlamak, uygulamayı denetlemek ve sonuçlandırmak, tasarrufların güvence altına alınmasını temin etmek ve Kanunla verilen diğer görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmuştur. Kurum, tasarruf sahiplerinin haklarını ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye sokabilecek ve ekonomide önemli zararlar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere gerekli karar ve tedbirleri almak ve uygulamakla yükümlü ve yetkilidir...." 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Türkiye'de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubeleri, finansal holding şirketleri, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bunların faaliyetleri bu Kanun hükümlerine tâbidir.” 5411 sayılı Kanun'un "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Bu Kanunun uygulanmasında;..Kıyı bankacılığı: Bankacılık faaliyetleri, kurulu bulunulan ülke harici ile sınırlı tutulan veya ülke genelinde uygulanan ekonomik ve malî mevzuata tâbi olmayan ya da kurulu bulunulan ülkede yerleşik olanlardan mevduat ve fon kabulünün yasaklandığı bankacılığı,İfade eder.” 31/7/2003 tarihli ve 4969 sayılı Kanun'un, 16/12/2003 tarihli ve 5021 sayılı Kanun'un maddesiyle değişik geçici maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası veya (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (aa) alt bendi uyarınca bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankalarda bulunan tasarruf mevduatı sigortası kapsamındaki tasarruf mevduatı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödenir. ...Ancak, (...) muvazaalı olduğu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tespit edilen hesaplar için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca herhangi bir ödeme yapılmaz.” 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun "Sıra cetveli" başlıklı maddesi şöyledir: “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar.Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.”