T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/37 - 2025/1622 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/37 KARAR NO : 2025/1622 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.10.2023 NUMARASI : 2020/46 Esas 2023/530 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/37 - 2025/1622 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/37 KARAR NO : 2025/1622 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.10.2023 NUMARASI : 2020/46 Esas 2023/530 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Müh. Müş. Mad. Çev. Sağ. Tar. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 28.08.2012 tarihinde davalı şirkete ait olup davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın ehliyetsiz sürücü ... idaresinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücünün gerekli ehliyetnameye sahip olmaması ve ağır kusuru neticesinde meydana gelen kaza sonucunda yolculardan ... ile ...'in vefat ettiğini, diğer yolcular ... ve ... ile sürücü ...'ın yaralandığını, vefat eden ...'in mirasçıları tarafından açılan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/194 Esas 2014/834 Karar sayılı ilamı uyarınca Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/707 Esas sayılı dosyasına 20.01.2015 tarihinde 122.508,89 TL destekten yoksunluk tazminatı ödendiğini, yine kaza sonucu sürekli maluliyete uğrayan yolculardan ... tarafından açılan Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/173 Esas 2014/442 Karar sayılı ilamı uyarınca Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/620 Esas sayılı dosyasına 271.809,19TL sürekli maluliyet tazminatı ödendiğini, akabinde ödemeler toplam tutarı 394.318,08TL ile ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz 11.229,97TL olmak üzere toplam 405.548,05TL'nin rücuen tahsili için davalı hakkında Konya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4621 Esas sayılı icra takibine geçildiğini, borçlunun yetkiye itirazı üzerine yetkili Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12223 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin de davalı borçlunun itirazı üzerine durduğunu belirterek davalı borçlunun Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12223 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müteveffa ...'ın 27.08.2012 tarihinde davalıya ait ... plaka sayılı aracı günlüğü 75,00 TL'den 2 günlüğüne kiraladığını, aracın 28.08.2012 tarihinde Konya istikametinden Karapınar ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken meydana gelen kazada ... ile ...'in vefat ettiğinin öğrenildiğini, kaza tespit tutanağında aracın sürücüsünün tespit edilemediğinin belirtildiğini, kazada müteveffa ...'ın yanında bulunan eşi ... ile araçtaki diğer kişilerin yaralandığının da öğrenildiğini, davacı sigorta şirketinin icra takibini ve davayı, davalı şirket yerine aracı kiralayan ...'ın mirasçıları olmaları nedeniyle ... ile anne ve babası ... ve ... aleyhine yöneltmesi gerektiğini, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatlarda, poliçe kapsamında teminat altına alınmış tutarlar için sigortalı davalıya rücu etme imkanının bulunmadığını, kazanın 28.08.2012 tarihinde meydana geldiğini, iki yıllık zamanaşımı süresinin sona erdiğini, kazanın oluşumunda araç kiralama işi yapan davalının herhangi bir kusurundan söz edilemeyeceğini, araç kiralayan müteveffa ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilmeleri gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 16.03.2017 tarihli ve 2015/1334 Esas, 2017/189 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/2779 Esas, 2019/2155 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada davanın davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada zarar görenlere ödenen tazminatın rücuen tahsili için icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'ın sürücü belgesinin bulunmadığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve 03.07.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ayrıca hatır taşıması nedeniyle % 20 oranında indirim yapılmak suretiyle tespit edilen tutarların davacı sigorta şirketi tarafından zarar görenlere yapılan ödemelerden fazla olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalının Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2015/12223 Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirketin araç kiralama işi yapan aracı iki günlüğüne ...’a kiraladığını ve kiralanması süresi içinde kazanın meydana geldiğini, mahkemece itirazları ve deliller nazara alınmadan verilen kararın istinaf başvurusu sonucunda kaldırıldığını, ancak mahkemece aynı karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaldırma kararında yer alan hususlara değinilmediğini, bilirkişi raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğunu, araç kiralama işi yapan davalı şirketin aracı kiralayan ile arasındaki kira sözleşmesi hükümlerine ve hukuka aykırı bir takım mevzuat hükümlerine ve Genel Şartlara atıf yaparak rücu edebileceğinin belirtildiğini, kazada yaralanan ... yönünden bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalar ile ilgili olarak kurumlara yazı yazılması ve şahsın meslek odasını kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise gelirinin tespit edilmesi ve maluliyet durumunun belirlenmesi hususunda hiçbir taleplerinin dikkate alınmadığını ve beyana ve dosyaya sunulan belgelere göre gelire ilişkin hiç bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, ...’ın çalışması olup olmadığının araştırılmadığını, kazada ölen ve yaralananların müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, hatır için taşındığı belli olan bu kişilerin hesaplanacak tazminat tutarından hatır taşımacılığı indirimi yapılıp yapılmayacağı hususların tespit edilmesi gerektiğini, kazanın ehliyetsiz sürücü ... idaresinde iken gerçekleştiğinin belirtildiğini, kaza tespit tutanağında sürücünün tespit edilemediğinin yazıldığını, araç kiralandıktan sonra davalı şirketin araç üzerinde fiili hakimiyeti ve idaresinden söz edilemeyeceğini, bu nedenle aracın ehliyetnamesiz kişiye kullanıldırılmasında davalı şirketin dahli ve katkısı bulunmadığını, sigorta şirketinin hiç ödememesi gereken tazminatların ödenmesine yol aç an tutum ve davranışlardan davalı araç maliki şirketin tutumlu tutulamayacağını, sigorta şirketinin ödediği değil ödemesi gereken tazminat varsa bunun açıkça ortaya konulması gerektiğini, mahkemece denetime elverişli olmayan raporlara dayalı olarak hüküm kurulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali talebinde bulunmuş, mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/2779 Esas, 2019/2155 Karar sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada aktüer bilirkişi raporu ve 03.07.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-2918 sayılı KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Poliçenin tanzim edildiği 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4 maddesinin (c) bendinde, tazminatı gerektiren olayın aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda gelmesi durumunda sigortacının işletene rücu hakkının bulunduğu düzenlenmiştir. Dosya içeriğinden 28.08.2012 tarihinde davalıya ait olup davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ...plakalı aracın, sürücü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ...'in vefat ettiği, ...'ın da yaralandığı, ...'in hak sahipleri tarafından Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/194 Esas, 2014/834 Karar sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatı, ... tarafından ise Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/173 Esas, 2014/442 Karar sayılı dosyasında geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle davacı sigorta şirketi aleyhine açılan davalar sonucunda tazminat ödendiği, sigortalı araç sürücüsünün geçerli ehliyetnameye sahip olmaması nedeniyle rücu koşulları oluştuğu belirtilerek itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmiş ise de gerçek zararın belirlenmesi yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki sigortalı araçta yolcu olarak bulunan ve kazada yaralanan ... tarafından açılan Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/173 Esas, 2014/442 Karar sayılı davanın davalısının sigorta şirketi olduğu, davalı sigortalının anılan davada taraf olmadığı ve kararın davalı yönünden bağlayıcı olmayacağı, ne var ki mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi rapor ve ek raporunda davalının taraf olmadığı davada belirlenen maluliyet oranı ve gelir düzeyinin esas alındığı, yargılama sırasında ...'ın maluliyeti yönünden rapor alınmadığı gibi adı geçenin geliri yönünden de herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketi ödediği değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalı sigortalısından rücu edebileceğinden davacının ödeme yaptığı üçüncü kişinin, kaza sonucu yaralanması nedeniyle iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı, maluliyet oranı ve buna göre ödenecek tazminatın ve gerçek zararının doğru biçimde tespiti gerekir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, davalının Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/172 Esas, 2014/442 Karar sayılı dosyasında taraf olmadığı da nazara alınarak gerçek zararın belirlenmesi için dava konusu kaza sonucu zarar gören ...'ın kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evraklarının getirilmesi, Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. 2-Mahkemece hükme esas alınan 12.08.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, kazada yaralanan ... yönünden yapılan değerlendirmede mesleğinin kuaför olduğu belirtildikten sonra asgari ücretin 2,63 katı geliri olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davalı tarafça hesaplamaya esas alınan gelire itiraz edildiği, bu durumda ...'ın sosyal ve ekonomik durumu araştırılarak kaza tarihinde yaptığı işin belirlenmesi, yaptığı işe göre gelirinin tespiti amacıyla vergi kayıtları, meslek odası gelir beyanı, SGK kayıtları ve varsa çalıştığı işyerinden maaş bodrolarının (kazadan önceki üç aylık dönemden rapor tarihine kadar olan) getirtilmesi, belirlenecek bu geliri üzerinden hesaplama yapılarak gerçek zararın belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı ... Mühendislik Ltd.Şti vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Mühendislik Ltd.Şti vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.