Ceza Genel Kurulu 2014/141 E. , 2014/229 K. "" Mahkemesi : HAKKARİ Ağır Ceza Günü : 28.02.2013 Sayısı : 2 - 177 Davacı F.. K..'un haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zararlar nedeniyle 40.000 Lira maddi ve 35.000 Lira manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı Maliye H.. H..sinden tahsili talebiyle açtığı davada, talebin kısmen kabulü ile 472,87 TL maddi, 4.400 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak …
**Ceza Genel Kurulu 2014/141 E. , 2014/229 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : HAKKARİ Ağır Ceza Günü : 28.02.2013 Sayısı : 2 - 177 Davacı F.. K..'un haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zararlar nedeniyle 40.000 Lira maddi ve 35.000 Lira manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı Maliye H.. H..sinden tahsili talebiyle açtığı davada, talebin kısmen kabulü ile 472,87 TL maddi, 4.400 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.10.2011 gün ve 247 - 264 sayılı hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 17.09.2012 gün ve 20292 - 18820 sayı ile; “...Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21.04.1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği gibi; davacı asılın bu uzun süre içerisinde hakkındaki hükmün kesinleştiğini bilmediğinden söz etmenin yaşamın olağan akışına uymadığı, bu halde davanın süresi içinde açıldığı kabulünün mümkün olmayacağı gözetilmeden söz konusu yasa hükmüne ve yargısal içtihatlara yanlış anlam verilerek yazılı gerekçe ile tazminata hükmedilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 28.02.2013 gün ve 2 - 177 sayı ile;