Başvuru, kadastro davasında paylaşma sözleşmesine itibar edilmeden hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kadastro davasında paylaşma sözleşmesine itibar edilmeden hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Erzincan ili Refahiye ilçesi Yıldızören köyünde tapu kaydı bulunmayan ve sonradan kadastro çalışmaları sırasında 133 ada 22 parsel olarak sınırlandırılan taşınmaz, başvurucunun miras bırakanı R.A. tarafından ahşap ev ve bahçesi olarak zilyetlik hükümlerine göre tasarruf edilmiştir. Refahiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 21/9/2012 tarihli mirasçılık belgesine göre R.A. 4/3/1985 tarihinde vefat etmiş olup oğulları E.A., B.A. ve başvurucu, R.A.nın mirasçıları arasında yer almaktadır.B. Kadastro Çalışması Öncesi El Atmanın Önlenmesi Davası Süreci Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olan bu taşınmaz üzerine davalı kardeşi B.A.nın diğer mirasçılardan izin almaksızın bina yapımı hazırlıklarına başladığı gerekçesiyle E.A. tarafından 5/7/2005 tarihinde Refahiye Asliye Hukuk Mahkemesinde el atmanın önlenmesi davası açılmıştır. Davalı B.A. taşınmazı erkek kardeşler olarak paylaştıklarını, kendi yerine ev yapmak istediğini ancak davacının hakkı olan yere razı olmadığını ileri sürmektedir. Davacı E.A. ise yargılama esnasında sunulan ve altı erkek kardeş arasında yapıldığı iddia edilen 6/10/2002 tarihli haricen düzenlenmiş paylaşma sözleşmesini kabul etmediğini, sözleşmeyi imzalamadığını ayrıca ortak murislerinden kalan bu yere ilişkin paylaşıma diğer mirasçıların (kız kardeşleri ve annelerinin) katılmadıklarını ifade etmektedir. Mahkeme 22/1/2008 tarihinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarına başlandığı gerekçesiyle kadastro mahkemesine devir niteliğinde görevsizlik kararı vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi dava konusu taşınmazla ilgili kadastro çalışması yapıldığı ve kadastro tutanağında taşınmazın davalı olduğu belirtilerek malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespitinin yapıldığı gerekçesiyle 16/6/2008 tarihinde görevsizlik kararını onamıştır. Kadastro Tespitine İtiraz Davası Süreci Anılan kararın kesinleşmesi sonrasında yargılama Refahiye Kadastro Mahkemesince (Mahkeme) yürütülmüştür. Mahkemenin 5/12/2008 tarihli duruşmasında başvurucu, dava konusu taşınmazın kardeşler arasındaki paylaşıma konu olduğunu ve yaklaşık otuz yıldır zilyetliğinde bulunduğunu belirterek davacı E.A.nın paylaşıma katıldığından dava açmaya hakkı olmadığını ancak paylaşıma katılmayan diğer mirasçıların dava açabileceklerini belirterek davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Bu talebin Mahkemece 2/4/2009 tarihli celsede kabul edilmesinden itibaren başvurucu müdahil davacı olarak davayı takip etmiştir. Mahkeme 5/10/2012 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın tarafların murisine (babalarına) ait olduğunu belirterek, murisin vefatı sonrasında kız çocuklarının katılmadığı, sadece erkek çocukları arasında yapılan ve sonradan bazılarının da kabul etmediği taşınmaz paylaşma sözleşmesinin geçerli olmadığı gerekçesiyle taşınmazın tüm mirasçılar adına miras payları oranında tapuya tesciline hükmetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 19/11/2013 tarihli kararıyla taşınmazın tarafların murisinden kaldığının sabit olduğunu ve terekenin ortak murisin ölüm gününden sonra tüm mirasçıların katılımı ile yöntemine uygun biçimde paylaşımının yapılmadığının belirlenmiş olduğu gerekçesiyle hükmü onanmıştır. Dairenin 17/11/2014 tarihli karar düzeltme isteğinin reddi kararı ile hüküm kesinleşmiştir. Nihai karar başvurucuya 19/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 2/2/2015 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.