(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7998 E. , 2007/8736 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 1.11.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düş…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7998 E. , 2007/8736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 1.11.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, taşınmazının doğusundan başlayıp ana yola bağlantı sağlayan, 1263 ve 1213 parsel sayılı taşınmazlar arasından geçen yolun bir kısmının 2010 parsel sayısı ile davalılar ..., ..., ... ve ... adına 8.8.2006 tarihinde tescil edilmesi üzerine yolun daraldığını, bu yoldan geçemediğini, nispi geçit ihtiyacı içinde bulunduğunu belirterek davalı parsellerden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.Davalılar davanın reddini savunmuş,mahkemece davanın kabulüne, 1269 parsel lehine, 1213 ve 2010 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 ( önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir.Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Medeni Kanunun 747.maddesine göre, genel yola çıkmak için "yeterli" yolu olmayan taşınmaz sahibi komşularından geçit hakkı isteyebilir. Komşu taşınmazdan geçit isteyebilmek için, maddenin öngördüğü bu yeterli yol kavramını, " zaruret hali " olarak anlamak gereklidir. Çünkü bu istem, neticede karşı tarafın mülkiyet hakkını sınırlayıcı bir taleptir. O nedenledir ki, gerek öğreti de, gerekse uygulamada geçit zaruretinin iki şekilde ortaya çıkabileceği kabul edilmektedir. Buna ( geçit yoksunluğu ) veya ( mutlak geçit zarureti ) denilmektedir. İkinci durum ise ( geçit yetersizliği ) dir ki, bir başka anlatımla ( nispi geçit zarureti ) şeklinde ifade edilmektedir. Geçit hakkı isteminin ileri sürülmesi halinde, mahkemece öncelikle bu iki halden hangisinin söz konusu olduğuna bakılmalıdır. İstemin, mutlak geçit yoksunluğuna dayalı olması durumunda, hiç yolun bulunmaması sebebiyle, çekişmenin çözümü, sadece en uygun yolun neresi olacağının belirlenmesi noktasında düğümlenir.