T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1580 KARAR NO : 2026/455 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2023 NUMARASI : 2016/790 E. 2023/265 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 09.06.2016 KARAR TARİHİ : 13.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.03.2026 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2023 tarih 2016/790 E. 2023/265 …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1580 KARAR NO : 2026/455 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2023 NUMARASI : 2016/790 E. 2023/265 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 09.06.2016 KARAR TARİHİ : 13.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.03.2026 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2023 tarih 2016/790 E. 2023/265 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, 27.06.2014 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu... plakalı motosikletin yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, davacı ...'ın müteveffanın eşi, diğer davacıların ise çocukları olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün ağır kusurlu olduğunu, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/136 Esas, 2014/525 Karar sayılı dosyasında davalı sürücünün taksirle ölüme sebep olma suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkillerinin başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 21.341,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davacıların tüm zararının karşılanmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için 100,00'er TL olmak üzere toplam 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı ... için 17.000,00 TL, davacı çocuklar için 12.000,00'er TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 28.02.2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini davacı .... için 3.838,80 TL, davacı ... için 28.862,80 TL, davacı ... için 162.537,48 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 14.09.2018 tarihli raporlarına göre müteveffa yaya ...'ın duran araçlar arasından kendisinin güvenliğini dikkate almadan ve yolu kontrol etmeden yola çıktığı, kazanın oluşumunda %75 kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise azami hız sınırına uymadığı kazanın oluşumunda %25 kusur olduğu; aktüerya bilirkişi raporuna göre davacıların bakiye maddi tazminat alacaklarının davacı eş ... için 162.537,48 TL, davacı ... için 28.862,80 TL, davacı ... için 3.838,80 TL olduğu, davacılardan ... ve ... yönünden destek sürelerinin dolduğu; vefatın davacılar üzerindeki etkisi göz önüne alındığında manevi tazminat istemlerinin müteveffa kusuru oranında değerlendirilerek kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 162.537,48 TL, davacı ... için 28.862,80 TL, davacı .... için 3.838,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden 27.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, davacılar ... ve ... tarafından açılan destekten yoksun kalma davalarının reddine, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... .. için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, davacılar ... ve ... yönünden manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, davacı ...'ın mütevefanın eşi, diğer davacıların ise mütevaffanın çocukları olduğunu, davada müvekkili ... için 17.000,00 TL diğer davacıların her biri için 12.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, mahkemece davacı çocuklardan ... ve ... için manevi tazminata hükmedilmemesinin çocuklar arasında haksızlık doğmasına sebebiyet verdiğini, talep edilmiş olan manevi tazminatın 2016 tarihinde açılmış dava tarihi sonrasında yaşanmış olan ekonomik kriz ve paranın değerinde ve alım gücünde yaşanan düşüş nazara alındığında kabul edilen oran da düşük kaldığından karara itiraz ettiklerini, davalı sürücünün kusurunun oranına dair itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı sürücünün sürücü belgesinin bulunmadığını, bu durumun kazada tesiri ve kusuru olmadığına dair bilirkişi görüşünün bilimsel olmadığını, davalı sürücünün hızı üzerinden kusur oranının tespit edilmesinin hatalı olduğunu, motosiklet ile durma, duraklama, mesafe kontrolü, viraj alma, manevra yapma, ani ve hızlı karar vererek tehlikeyi bertaraf etme ve bunun gibi direkson hakimiyetini koruma ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davalı sürücünün olayın gerçekleştiği yer başka bir yermiş gibi gösterip mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davalı sürücünün panik yaparak gazı artırdığını, davalının hız yapmaktan hoşlandığını ve buna dair sosyal medyada sık sık paylaşımlarda bulunduğunu, tecrübeli bir sürücünün fren yapıp sağa doğru hafif direksiyonu kırarak yayanın yanından geçebileceğini, kazada asıl kusurlu olan tarafın davalı sürücü olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve sürücüsünden sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, ayrıca sürücüden manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacılar vekili, mahkemece hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler ise de, ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 14.09.2018 tarihli raporda davalı sürücü ...'ın sürücüsü olduğu motosiklet ile meskun mahaldeki seyirle otobüs durağının da bulunduğu olay yerine yaklaştığında, yola girebilecek yayaları da göz önünde bulundurarak seyrini her an tedbir alabileceği şekilde sürdürmediği, otobüsün önünden yola giren yayaya karşı manevra kabiliyeti yüksek aracıyla etkili fren-direksiyon tedbirine başvuramadığı, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %25 oranında tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın ise olay mahallinde duraklamış halde bulunan otobüsün önünden, seyir halindeki araç sürücülerinin görüş mesafesi ve tedbir alma imkanlarını kısıtlayacak şekilde yola girerek karşıdan karşıya geçmek istediği, geçişi öncesi kendi can güvenliği açısından yolda seyir halindeki araçların hızını ve konumunu dikkate almadığı, ilk geçiş hakkını motosiklete vermediği, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, belirlenen bu kusur oranlarının ilk derece mahkemesince trafik bilirkişisinden alınan 04.01.2018 tarihli rapor ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan, davacılar vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Davacılar vekilinin manevi tazminat tutarlarına ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda, davacı ...,.. ve ... yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacılar vekilinin bu davacılar yönünden manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ne var ki, davacı ...'ın eşi, diğer davacıların annesi olan ...'ın, davalı ...'ın sürücüsü olduğu... plakalı motosikletin çarpması sonucunda vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu gözetildiğinde, her ne kadar davacılar ... ve ... destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamamış olsalar da, kaza sonucu annelerini kaybetmeleri nedeniyle büyük acı ve üzüntü yaşadıkları konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince bu davacılar yararına da bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin bu davacılar yönünden manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir. Bu durumda, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2023 tarih 2016/790 E. 2023/265 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, davacı ... için 162.537,48 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı .... için 28.862,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 3.838,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... yönünden 27.06.2014 tarihinden itibaren, davalı .... A.Ş. yönünden 27.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, Davacılar ..., ...'ın destekten yoksun kalma istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... . için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 27.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara VERİLMESİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.993,83 TL karar ve ilam harcından davacılar tarafından yatırılan 223,72 TL peşin harç, 876,41 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.100,13 TL'nin mahsubu ile kalan 15.993,70 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi bu tutarın 12.478,28 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak hazineye irat kaydına, Davacılar tarafından yatırılan 223,72 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı, 221,80 keşif harcı, 876,41 TL tamamlama harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 172,40 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti, 100,00 TL keşif araç ücreti ve 483,10 TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplamda 4.106,63 TL yargılama giderinin kısmen kabul kısmen red oranına göre 3.948,52 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi bu tutarın 3.080,63 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi bu tutarın 35.109,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince hesaplanan 28.862,80 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi bu tutarın 22.51875 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı....'a verilmesine, Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince hesaplanan 3.838,80 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi bu tutarın 2.995,03 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md göre 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md göre 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı ....'a verilmesine, Davacı ... . tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı ... .'a verilmesine, Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, Davacıların manevi tazminat istemlerinin reddedilen kısımları yönünden Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarih, 2024/29 Esas 2024/226 Karar sayılı kararı uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 738,00-TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 159,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 897,50-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2026