Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ Bankanın müşterilerinden tahsil amacıyla ciro edilerek Bankaya teslim edilmiş olması dolayısıyla bankanın meşru hamili bulunduğu, borçlusu ... , lehtarı ... ..., keşide tarihi 06/08/2021, vade tarihi 30/01/2022 olan 8.000,00 TL tutarlı bono, bankanın uhdesinde ve zilyetliğinde iken transferi sırasında kargo mahiyetinde iken bono aslının zayi olduğu, bu suretle davacı bankanın rızası hilafına elinden çıktığı ve kargo aracında zayi olduğu, söz konu
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ... Numaralı ticari kredi kartı ... numaralı bireysel kredi kartı, ... numaralı ticari kredili mevduat ve ... numaralı taksitli ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme uyarınca davalının müvekkilinin ... numaralı müşterisi ve davalı ...'un ise, ilgili ürünlerden kaynaklı sözleşmelerde kefil olarak yer aldığını, davalı tarafın kendisine tebliğ edilen kredi kartı hesap özetlerinde yer alan borcu son ödeme tarihleri geçmesine rağmen ödemediğini ve hesap ekstrelerine yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, bu sebeple, müvekkili banka tarafından davalı kredi kartı hamiline ihtarname keşide edildiğini, davalıya gönderilen ihtarname ile 30.034, 29 TL borcun ihtar tarihinden itibaren bildirilen süre içerisinde işlemiş temerrüt faizi ve ihtarname masrafı ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini, yine müvekkili ile davalı arasında ticari kredili mevduat ve taksitli ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın, muhtelif ürünlerden kaynaklı kredi taksitlerini son ödeme tarihleri geçmesine rağmen ödemediğini, bu sebeple, müvekkili banka tarafından davalı kredi kartı hamiline ihtarname keşide edildiğini, davalıya gönderilen ihtarname ile, kredi kartlarından kaynaklı ve ... numaralı ticari kredili mevduattan kaynaklı 11.091,29 TL ve ... numaralı taksitli ticari kredi sözleşmesi kaynaklı 11.677,89.TL olmak üzere toplam 63.707,97 TL borcun ihtar tarihinden itibaren bildirilen süre içerisinde işlemiş temerrüt faizi ve ihtarname masrafı ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini, tüketici davalının birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi üzerine tüm kart borçlarının muaccel hale geldiğini, müvekkili banka tarafından keşide edilen ve davalılara tebliğ edilen ihtarnamelere rağmen muaccel olan borçların ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafça haksız itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/03/2020 tarih ve 2019/273 Esas 2020/167 Karar sayılı kararı ile; " ....Davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk son tutanak aslının incelenmesinde davalılardan yalnızca ...'un yer aldığı, davalı ...'un yer almadığı görülmüş olduğundan davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmiştir. Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk son tutanak aslının incelenmesinde davalı ...'un yer almadığı görülmüş, 04/12/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin her iki davalı için başvuru yapıldığı beyanına istinaden davacı vekiline davalı ... ile ilgili yapılan arabuluculuk başvurusuna ilişkin beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiştir.Davacı vekili 13/12/2019 tarihli beyan dilekçesi ile; 11/04/2019 tarihli arabulucu başvurusunda davalılardan ... adına da başvuru yapıldığını, ancak arabulucu bürosunca atamanın sadece ... adına yapıldığından davalı ... yönünden başvuru sürecinin tamamlanamadığını, tamamlanabilir eksiklik olması nedeniyle ... yönünden arabulucu başvurusunun yapılabilmesi için ek süre talep ettiklerini beyan etmiştir. Uyap üzerinden Arabuluculuk Başvuru Formu temin edilerek dosyamız arasına alınarak incelenmiş, başvurunun yalnızca davalı ... yönünden yapıldığı görülmüştür. Davacı vekili tarafından 21/01/2020 tarihli beyan dilekçesi ekinde davalı ...'a ilişkin arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın sunulduğu, arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde; başvuru tarihinin 18/12/2019 olduğu görülmüş, sunulan arabuluculuk anlaşamama tutanağındaki arabuluculuk faaliyetinin başlangıç tarihinin 18/12/2019 olduğu, dava tarihinin 05/08/2019 olduğu, buna göre davalı ... hakkında arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle bu davalı yönünden dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... yönünden davanın, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede; Bu davalı yönünden dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, arabuluculuk anlaşamama tutanak aslının sunulduğu, davacı tarafından süresinde itirazın iptali açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; davacı banka ile davalı ... arasında 18/03/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden 18/02/2016 tarihinde 40.000-TL tutarlı ... numaralı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, ...839 numaralı ticari kredili mevduat hesabı açılarak kullandırıldığı ve kredi kartı tahsis edilerek kullandırıldığı, borçların son ödeme tarihlerinde ödenmemesinden dolayı hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği, borcun 7 gün içinde ödenmesinin ihtar olduğu, ihtarnamenin 22/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borcun süresinde ödenmemesinden dolayı davacı bankanın icra takibine geçmiş olduğu, davalının borca itiraz etmiş olduğu, davacı bankanın da Mahkememizde itirazın iptali davası açmış olduğu anlaşılmakla, yargılamaya devam olunmuştur. Bilirkişi Raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına ileri sürülen itirazın bu davalı yönünden kısmen iptaline, ... " gerekçeleri ile; " 1-Davalı ... yönünden DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden DAVANIN KISMEN KABULÜ ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına ileri sürülen itirazın bu davalı yönünden kısmen iptaline; -Takibin ...-...-...-... nolu kredi için davalı ... yönünden, 11.048,93-TL asıl alacak olmak üzere toplam 11.145,01-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren TCMB'ca üçer aylık dönemler halinde yayınlanan gecikme faiz oranlarını aşmamak kaydıyla temerrüt faizi ve faizin gider vergisi ile birlikte devamına, -Takibin ...-...-...-... nolu kredi için davalı ... yönünden, 11.582,91-TL asıl alacak olmak üzere toplam 11.645,86-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33,60 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi ile birlikte devamına, -Takibin ...-...-...-... nolu kredi için davalı ... yönünden, 9.807,92-TL asıl alacak olmak üzere toplam 9.919,06-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren TCMB'ca üçer aylık dönemler halinde yayınlanan gecikme faiz oranlarını aşmamak kaydıyla temerrüt faizi ve faizin gider vergisi ile birlikte devamına, 3-Kabul edilen Asıl alacak toplamının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2020 tarih ve 2019/273 E 2020/167 K sayılı kararına karşı davalılardan ... yönünden tehir-i icra taleplerinin kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar mahkeme kararının uygulanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini, istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Yerel Mahkeme dava şartı yokluğu konusunda hüküm kurmuş olsa da bu tespitin hakkaniyete aykırı olduğunu, 11.04.2019 tarihli arabulucu başvurusunda davalılardan ... adına da başvuru yapıldığını, İstanbul Çağlayan Adliyesi Arabulucu bürosunca atama sadece davalı ... adına yapıldığından, ... için başvuru sürecinin tamamlanamadığını, Tamamlanabilir eksiklik olduğundan, ... için arabulucu sürecinin tamamlanabilmesi için mahkeme tarafından 2 haftalık ek süre verildiğini ve ... yönünden tekrar arabulucu başvurusu yapıldığını, mahkemede sözlü ve yazılı beyanlarında da bu hususa değindiklerini ancak itirazlarının dikkate alınmadığını, Arabulucu bürosu tarafından hazırlanan formda, Arabulucu Bürosunun sehven yapmış olduğu hata sebebiyle ...'un yer almadığını, fakat kendileri tarafından Aralubulucu bürosuna sunulan başvuruya ilişkin evrakta davalılardan ...'un da yer aldığını, bu hususa ilişkin arabulucu bürosundan alınan onaylı evrakın da dosyaya sunulduğunu, somut hatanın arabulucu bürosuna ait olup kendileri tarafından usulüne uygun başvuru yapıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalılardan ... yönünden tehiri icra taleplerinin kabul edilerek, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar mahkeme kararının uygulanmasının geri bırakılmasına, istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini, Aksi kanaat oluşması halinde kusurları bulunmadığından müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.