Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8604 E. , 2024/3466 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8604 Karar No : 2024/3466 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozul…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8604 E. , 2024/3466 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8604 Karar No : 2024/3466 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Kuyumculuk Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla adına kayıtlı ... plakalı aracına ve ..., ... Bankası, ... Bank, ... Katılım Bankası ile ... Kuruluşu Anonim Şirketi'nde bulunan hesaplarına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağını oluşturan ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındısı incelendiğinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığı hususunun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilmediği, ayrıca ilk tebliğin muhatabın adresten taşınması sebebiyle yapılamadığı, 08/02/2022 tarihinde tebliğ evrakının iade edilmesinden sonra 14/02/2022 tarihinde ikinci kez tebliğe çıkıldığı, iki tebligat arasında geçen altı günlük sürenin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14. maddesi de dikkate alındığında, münasip süre olduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda, söz konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle ortada haciz aşamasına gelinmiş bir kamu alacağı bulunduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle uygulanan hacizler kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaların birleştirilmesi kararı verilmesinin usul kurallarına uygun düşmediği, başta ayrı ayrı açılan ve yargılama sonunda ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gereken bir durumun mevcut olduğu, vekâlet ücreti yönünden hak kaybı yaşanmaması adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan birleştirilen dava sayısı kadar vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacının taşınmazlarına uygulanan haczin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Kuyumculuk Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla adına kayıtlı ... plakalı araca, ..., Halk Bankası, ... Bank, ... Katılım Bankası ile ... Kuruluşu Anonim Şirketi'nde bulunan hesaplarına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Dava konusu hacizlerin dayanağını oluşturan ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındısı incelendiğinde, ödeme emirlerinin "... Mahallesi ... Konakları ... Evleri No:... Daire No:... Sarıyer/İstanbul" adresine 08/02/2022 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, tebliğ evrakının iade edilmesinden sonra 14/02/2022 tarihinde ikinci kez aynı adrese tebliğin denendiği, davacının ise ödeme emirlerinin tebliğe çıkarılmasından önce 02/02/2016 tarihinde, tebliğe çıkarılan adresten "... Mahallesi ... Sokak No:... Kartal/İSTANBUL" adresine taşındığı ve işbu taşınmanın da 08/02/2016 tarihinde tescil edildiği UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucunda anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değişik 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin; 1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, 2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu, Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınarak tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından temyiz istemine konu edilen kararın; vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Dava konusu hacizlerin dayanağını oluşturan ödeme emirlerinin davacının bilinen adresinde tebliğe çıkarılmadığı anlaşıldığından ortada usulüne uygun gerçekleştirilmiş bir tebligat bulunduğundan dolayısıyla kamu alacağının usulüne uygun biçimde kesinleştirilerek haciz yoluyla tahsili aşamasına gelindiğinden söz edilemeyeceğinden yazılı gerekçeyle hacizlerin kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın, dava konusu hacze ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Davacının, kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Kuyumculuk Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ... plakalı araca, ..., ... Bankası, ... Bank, ... Katılım Bankası ile ... Kuruluşu Anonim Şirketi'nde bulunan hesaplarına uygulanan hacizlere karşı ayrı dava açtığı, ... Vergi Mahkemesinin E:... ve ... sayılı dosyalarında açılan davaların Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile E:... sayılı dosyada birleştirildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Genel Hükümler" başlıklı kısmının 2. maddesi ile bu tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücreti karşılığı olduğu, 3. maddesinin 1. fıkrasında yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, ekli tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, 8. maddesi ile de bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda anılan Kanun ve tarifede belirtilen hükümler uyarınca avukat aracılığıyla takip edilen her bir davada lehine hüküm kurulan tarafa vekalet ücreti hükmedileceği, tarifenin 8. maddesinde davalar birleştirilse bile her dava için ayrı vekalet ücreti için hüküm kurulacağının kurala bağlandığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda davaların birleştirilmesine ilişkin herhangi bir düzenleme getirilmediği göz önüne alındığında birleştirilen 4 dosya için tarifede yazılı avukatlık ücreti esas alınarak ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.