T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/918 Esas KARAR NO : 2025/1175 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2014 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... esas (eski dosya numarası: ...) sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine kambiyo takibi yapıldığını, tebligat usulsüz şekilde y…
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/918 Esas KARAR NO : 2025/1175 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2014 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... esas (eski dosya numarası: ...) sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine kambiyo takibi yapıldığını, tebligat usulsüz şekilde yapıldığından müvekkilinin takipten haberdar olamadığını, icra takibi şekli anlamda kesinleştiğini, takip dosyası incelendiğinde; her 3 senedin 24.11.2009 düzenleme tarihli (borcun doğduğu tarih) ve vadelerinin 05.01.2010 olduğunun görüleceğini, müvekkilinin, takibe dayanak bonolardan dolayı borçlu olmadığını, müvekkilinin 21.11.1992 doğumlu olduğunu senetlerin düzenlenme ve vade tarihlerinde henüz reşit olmadığını, Senetlerin müvekkili adına vekaleten imzalayan annesine (...) verilmiş bir yetki ve vekaletname de bulunmadığını, takibe dayanak yapılan bonolardaki müvekkiline atfen atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle söz konusu senetlerden dolayı müvekkilinin borçluluk sıfatını haiz olmadığını, müvekkilinin ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile dava dışı ... şirketi aleyhine Sigorta tazminatından doğan alacaklarının tahsili için icra takibi yaptığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin bu icra dosyasında ki hak ve alacaklarına davalı şirket tarafından haciz konulduğundan, icra dosyasına yatırılan 75.137,39 TL nin 25/11/2013 tarihinde davalının alacaklı göründüğü icra dosyasına gönderildiğini ve 26/11/2013 tarihinde icra dosyasından tahsil edildiğini, böylece müvekkilinin alacağını tahsil edemediği gibi davalı tarafından haksız olarak bu paranın icra marifetiyle tahsil edildiğini, davalı şirketin basiretli bir tacir olarak senetleri alırken müvekkilinin reşit olup olmadığını, müvekkili adına vekaleten hareket eden kişinin gerçekten yetkisi olup olmadığı araştırmak zorunda olduğunu, Davalı şirket üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin haksız icra takibine maruz kaldığını davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, borçlu olmadığı halde haksız icra takibi nedeniyle davalıya ödenen 75.137,39.TL'nin ödeme tarihi olan 25.11.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ile davacının vefat eden babası müteveffa ... arasında Otomotiv Ürünleri Kredi ve Rehin Sözleşmesi imzaladıklarını, ... 'in ölümü üzerine mirası kabul eden eşi ... ve ... velayeten çocukları mezkur sözleşmelere taraf olduklarını ve sözleşme revize edilerek kaldığı yerden devam ettiğini, borçlarını ödemede temerrüde düşen davacı borçlu ve dava dışı borçlular aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 3 adet senede istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiğini ve takibin kesinleştiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde verilen ... E.K. sayılı 16/09/2015 tarihli kararı ile "...1-Davanın KABULÜNE, Davacının .... 9. İcra müdürlüğünün... E. ( eski no ... E.) sayılı dosyasında takibe konu senetler nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, ... 27. İcra müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasından ödenen 75.137,39 TL nin 26/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Şartlar oluşmadığından tazminat talebinin REDDİNE..." şeklinde karar verilmiş, kararın temyizi neticesinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ...E.K. sayılı kararı ile "...Mahkemece, senetlerin düzenlenme tarihi olan 24.11.2009 tarihinde adına vekâleten senet düzenlenen davacı ...’in dosyaya celp edilen nüfus kayıt örneğine göre 21.11.1992 doğumlu olup 17 yaşında olduğu, davacı tarafça kendisi adına vekâleten hareket eden ...’e verilmiş bir vekâletin bulunmadığı, takibe konu senetlerin usulüne uygun düzenlenmediği, bu sebeple davacının davalıya bir borcunun bulunmadığı, bu takip dolayısıyla icra tehdidi altında davalı tarafa 75.137,39 TL’nin 26.11.2013 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve ödenen 75.137,39 TL’nin 26.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava konusu senetlerin düzenlenme tarihinde reşit olmayan davacıya vekaleten annesi olan ... tarafından düzenlendiği ve davacının annesinin davacıya vekaleten kambiyo senedi düzenleme yetkisini de içeren vekaletname vererek vekaleten senetleri imzaladığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Dava konusu senetler tereke borcu nedeni ile düzenlenmiş olup, mirasın reddedilmemiş olduğu anlaşıldığından dava konusu senetlerin düzenlenmesinde usulsüzlük bulunmayıp, davacının senetlerden dolayı borçlu olduğunun kabulü gerekirken, somut olaya ve dosya içeriğindeki belgelere uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA..." şeklinde karar verilmiş, yargılamaya mahkememizin 2019/200 esas sırası üzerinden devam edilmiş, neticeten mahkememizce yapılan yargılama neticesinde verilen ...E.K. sayılı 16.05.2019 tarihli karar ile "...Davanın reddine, Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine..." karar verilmiş, kararın temyizi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... E.K. sayılı 25/03/2021 tarihli ilamıyla "...Davacı, kambiyo senetlerinin tanzim tarihinde velayet altında olduğunu, annesinin velayeten kendi kendini vekil tayin ederek kambiyo senedi düzenlemesinin TMK’nın 345. maddesinde yer alan kayyım atama ve hakim onayı şartına bağlı olduğunu, bu şartın gerçekleşmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu beyan ederek kambiyo taahhüdünden sorumlu olmayacağını iddia etmekte ise de, annenin kendi kendini vekil tayin etmemesi halinde bile velayeten senet tanzim etmesi mümkündür. Ne var ki, mirasçıların her biri ve dolayısıyla davacı da müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla imza attığından alacaklının bu kişilerden herhangi birisine müracaat ederek alacağının tamamına kavuşma ihtimali bulunmaktadır. Somut vakıa kapsamında davacıdan da alacağın tamamının tahsili yasal olarak mümkün hale gelmektedir. Bu durumda davacı çocuk kendi miras payı oranında murisin borçlarından sorumlu olacak iken müşterek müteselsil borçlu olarak alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olma riski altına girmektedir. Velayet altındaki çocuktan alacağın tamamının tahsili durumunda veli yetkisini kullanan anne, bu oranda borçtan kurtulacağından davacının miras payını aşan tutar üzerinden veli-anne menfaatine kazandırıcı işlem niteliğine bürünmektedir. TMK’nın 345. maddesi uyarınca kayyım atanması ve hakim onayı, sözleşmenin geçerli hale gelmesi için gerekli bulunduğundan ve fakat eksik olduğundan, TBK’nın 27. maddesine göre sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyeceğinden mahkemece kambiyo ilişkisinden kaynaklanan sözleşmeden davacının sadece kendi miras payı oranında sorumlu olacağı gözetilerek kalan sair tutardan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA..." karar verilmiştir. Mahkememizce uyma kararı verilen Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı kararına uygun olarak yeniden hüküm kurulmuş; ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E.K. sayılı 25/03/2021 tarihli ilamıyla bu kez farklı bir gerekçeyle mahkememiz kararının bir kez daha bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizin ilk bozma kararına uymasıyla birlikte, davacının uyuşmazlığa konu kambiyo senedinden sorumlu olması gerektiği kabul edilmiş ve artık davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Buna karşılık, ikinci bozma kararında davacının sorumluluğu mirasçılık payı ile sınırlandırıldığı, dolayısıyla ilk bozma kararından farklı bir hüküm oluşturulduğu ve bu kez davalı aleyhine yeni bir durum ortaya çıktığı görülmektedir. Kaldı ki, miras yoluyla intikal eden borçlarda terekenin her bir üyesinin borcun tamamından müştereken sorumlu olması gerektiği gözetildiğinde, davacının miras payı oranında sorumlu tutulmasına dair yaklaşım mahkememizce benimsenmemiştir. Sonuç olarak, ikinci Yargıtay ilamına uyulması halinde davalı lehine kazanılmış usuli hakka aykırı yeni bir durum oluşacağı değerlendirilmiş ve ilk bozma kararına uygun olarak verilen Mahkememizin ... E.K. sayılı 16/05/2019 tarihli kararında direnilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Mahkememizin ... E.K. sayılı 16/05/2019 tarihli kararında direnilmesine, 2-Davanın reddine, Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 6.119,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.504,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 57.334,81-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza