T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/2306 KARAR NO : 2025/1644 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 17/06/2022 NUMARASI : 2021/444 Esas - 2022/420 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eyl. Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/2306 KARAR NO : 2025/1644 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 17/06/2022 NUMARASI : 2021/444 Esas - 2022/420 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eyl. Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ZMMS Poliçesi ile sigortalı bulunan ve davalının maliki bulunduğu ... plakalı aracın sürücüsünün 11.07.2020 tarihinde 1,77 promil alkollü olarak ... plakalı araca şerit ihlali yaparak arkadan çarpması neticesinde dava dışı ... plakalı araçta maddi hasar oluştuğunu, trafik poliçesi teminat limiti kapsamında müvekkili şirketin, kaza sebebiyle ... plakalı araçta oluşan 41.000,00 TL 15/09/2020 tarihinde ödeme yaptığını, sigortalı araç sürücüsünün alkol oranının yasal sınırın üzerinde olduğunu, trafik poliçesi genel şartlarına göre sürücünün alkollü olması sigortalıya rücu sebebi olduğunu, tazmin edilen zararın davalıdan tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığın, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere üst hatten icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,b)Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça bilirkişi ücreti kendisine verilen kesin süre içerisinde ödenmediğini, eksik bilirkişi ücreti yatırdığı halde dosyada mevcut gider avansı kullanılarak dosya bilirkişiye tevdi edildiğini, davacının bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçmiş sayılacağına karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alındığını, gider avansı 6100 sayılı HMK md. 114/1-g gereği dava şartı olarak düzenlenmiş olup dava şartı eksik olarak ikame edilen bu davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davalı müvekkili dava konusu olay açısından işleten sıfatına haiz olmayıp işleten sıfatına haiz olsa dahi ... plakalı aracın kendi rızası ile kazaya sebep olan ...'ye vermediği gerek dosya kapsamı gerek iş bu raporla açıkça ortaya konulduğunu, sorumluluğu kuran illiyet bağı mevcut olmadığından işletenin sorumluluğu da doğmayacağını, dosyada mevcut araç kiralama sözleşmesinde de buna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, müvekkilin eylemlerinden sorumlu olmadığı ...'nin %100 kusurunun tespit edildiği ve araçtaki herhangi bir bozukluğun veyahut müvekkilin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin herhangi bir kusurunun olmadığı hususu gözetilerek müvekkilin somut olay bakımından işleten sıfatının ortadan kalktığını, illiyet bağının kesildiği gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin kabul yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir.Somut uyuşmazlıkta davacı sigortacı, ZMSS kapsamında kazada hasar gören araç için poliçe kapsamında teminat bedelini ödedikten sonra davalı sigortalısına ait araç sürücüsünün kaza sırasında 1,77 promil alkollü olması nedeniyle hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia ederek kendi sigortalısına karşı eldeki davayı açmıştır.Dosya kapsamından sigortalı aracın hususi olduğu görülmüştür. İhbar dilekçesinde sigortalı aracın davalının yetkilisi olduğu ... Rent A Car aracılığı ile 2 günlük süre için ihbar olunan ...'e kiralandığı sırasında tazminata konu kazanın meydana geldiği belirtilmiş ancak aracın davalı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu ruhsatından anlaşılmıştır. Bu halde davalıya ait aracın kiralanarak kullanıldığı anlaşıldığından davalının tacir yada esnaf kaydı olup olmadığının araştırılması ve varsa kayıtların getirtilmesi ayrıca varsa davalının işletmesinin bağlı olduğu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalının işletmesi bakımından basit usulde vergilendirilenlerden veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi tutanlardan veya ticari bilanço esasına defter tutanlardan veyahut vergiden muaf kişilerden olup olmadığı sorularak gelen yazı cevaplarına göre davalının tacir olup olmadığı tartışılarak eğer davalı tacir ise davacının da tüzel kişi tacir olması nedeniyle davaya devam edilmesi, tüketici olması halinde Tüketici Mahkemesinin, tacir olmayıp esnaf kaydı bulunması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025