11. Ceza Dairesi 2022/10814 E. , 2024/220 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/118 E., 2016/14 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kanun'a aykırılık, kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı …
**11. Ceza Dairesi 2022/10814 E. , 2024/220 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/118 E., 2016/14 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kanun'a aykırılık, kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 Tarihli ve 2012/118 Esas, 2016/14 Karar Sayılı Kararı ile; 1. Sanıklar ..., ..., ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, 2.Sanıklar ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.02.2021 tarihli, 7-2016/185330 sayılı, sanıklar ..., ... ile ... hakkında kurulan hükümlerin düzeltilerek onanması ve sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz talebi, eksik araştırma ile verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanıklar müdafinin temyiz talebi; sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil olmamasına karşın verilen mahkûmiyet hükümlerinin, ayrıca beraat kararı verilen sanıklar yönünden de vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Şahin Petrol Ürünleri Ltd Şti firmasına ait ... plakalı ve... plaka sayılı tırların ceviz içi yükü ile 28.01.2012 tarihinde İran'dan...Gümrük sahasına giriş yaptıkları ve gümrük işlemlerinin tamamlandığı, işlemleri tamamlanan tırların gümrük sahasında bırakıldığı, 06.02.2012 tarihinde yine aynı firmaya ait ... ve... plaka sayılı tırların yine ceviz içi yükü ile...Gümrük sahasına geldiği, ancak bu araçlarla getirilen mallara dair uygunluk belgesinin olmaması nedeniyle, gümrük işlemleri tamamlanmış ... ve... sayılı tırların plakalarının çıkarılarak, gümrük işlemleri tamamlanmamış ... ve... plaka sayılı tırlara takılmak ve işlemleri tamamlanmış araçların belgeleri kullanılarak Türkiye'ye girişinin sağlandığı olayla ilgili olarak açılan kamu davasında; adı geçen şirketin yetkilisi olan sanık ...'nun savunmalarında;... plaka sayılı tır ve yüklerin kendisine ait olduğunu, uygunluk belgesi yetersiz olduğundan ithalatı yapamadıklarını, işlemler sırasında orada olmadığını, ancak şirketinin gümrük işlemlerini takip eden sanık ...'un malı İran'a iade ettiklerini söylediğini, araç plakalarının başka kişiler tarafından sökülüp alınmasını engellemek amacıyla sanıklar ... ve ... tarafından çıkarılması nedeniyle durumdan şüphelenildiğini, ... plaka sayılı tırın ise şirketlerine ait olduğunu ancak ağabeyi olan ...'ya kiraladıklarını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş, sanık ... savunmalarında, ... plaka sayılı tırı kendisinin kiraladığını, bu araçla getirilen ceviz içi yükünün uygunluk belgesi yetersiz olduğundan İran'a iade ettiklerini, aracın plakasının düşmesi nedeniyle plakanın camın önüne konulduğunu, suçlamaları kabul etmediğini söylemiş, sanık ......plaka sayılı aracın şoförü olduğunu, sanık ...'nun talimatı ile ithalat izni olmadığı için malı İran'a geri götürdüğünü, olayla ilgisinin olmadığını savunmuş, sanık ..., şirketin çalışanı olduğunu ve gümrük işlemlerini takip ettiğini, araçların uygunluk belgeleri olmadığı için araçtaki yükleri sanık ... ile birlikte İran'a iade ettiklerini, plakaların değiştirilmesinden haberdar olmadığını söylemiş, sanık ... ise... plaka sayılı aracın şoförü olduğunu, plaka değişkliği diğer olaylardan haberdar olmadığını savunmuş, dosya arasında bulunan kamera görüntüleri izleme tutanakları incelendiğinde, söz konusu araçların İran'a geri dönmedikleri, gümrük sahasından Türkiye yönüne çıkış yaptıklarının tespit edildiği belirtilmiş, mahkemece sanıklar ..., ... ve ...'nun eylemlere iştirak ettiğine dair delil bulunmadığı kabulü ile haklarında beraat kararı verilmiş, sanıklar ... ve ...'un ise tüm dosya kapsamı ile eylemlerinin sübut bulduğu ve eylemlerinin 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu oluşturduğu gerekçesi ile haklarında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, gümrük işlemleri tamamlanmış araçlara ait plaka ve belgeleri kullanarak, gümrük işlemleri tamamlanmış araçlardaki malları Türkiye'ye getirmeleri şeklindeki eylemlerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, değişen suç vasfına göre 5607 sayılı Kanun'daki cezasının türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.07.2012 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine tarihine kadar olağan zamanşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B.Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanık ...'nun söz konusu şirketin temsilcisi olması sanık ...'nun da kardeşi olan sanık ...'nun şirketine ait araçlardan birini kiralaması ve bu araçlarla İran'dan getirilen malların bu sanıklara ait olması hususu ile tanık beyanları, sanıkların savunmaları, CD izleme tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ... ve ...'nun diğer sanıklarla eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettikleri ve eylemlerine uyan 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken beraatlerine hükmedilmesi, 2.Kabule göre de; sanıklar yönünden 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3. 1136 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi, 4. 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 Tarihli ve 2012/118 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 Tarihli ve 2012/118 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.