T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/920 Esas KARAR NO : 2026/131 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2023 NUMARASI : 2018/429 Esas-2023/329 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/920 Esas KARAR NO : 2026/131 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2023 NUMARASI : 2018/429 Esas-2023/329 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2026 Taraflar arasında asıl ve birleşen davada görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davalarında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı/ birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı ile dava dışı ... Bilgisayar ve Haberleşme Sistemleri Danışmanlık A.Ş arasında 01.06.2017 tarihinde, "Kastamonu Belediyesi Otogar Elektronik Ücret Toplama işine" dair sözleşme imzalandığını, sözleşmede alt yüklenici olan davacı ile davalı şirket arasında 29.12.2017 tarihinde davalı şirketin ikinci alt yüklenici olacağı, Kastamonu Belediyesi Otogar Elektronik Ücret Toplama Yapım işine ilişkin olarak eser sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin konusunun, "Kastamonu Belediyesi Otogar Elektronik Ücret Toplama Sistemi işinin" yazılım ve devreye alınması işinin davalı ...Ş tarafından yapılmasına ilişkin olduğunu, sözleşme bedelinin 50.500,00 TL+KDV olarak kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşmenin 3-2 maddesi gereğince teknik şartnamede kararlaştırılmış donanımları iş sahasına kurup çalışır vaziyette, davalı şirkete teslim ettiğini, sözleşmede davalı alt yüklenici tarafından yapılacak işin tamamlanması için davalıya 2 haftalık süre tanındığını, verilen sürede yükümlendiği işi yapmayı, eseri teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının teslim süresini aşan her geçen gün için ise müvekkiline 500,00 TL+KDV ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili firmanın sözleşme ile kendisine yüklenen yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, gerekli donanımları iş sahasına kurduğunu, sözleşme bedelinin iş tesliminde ödenecek kısmı haricinde kalan bedeli aşar şekilde davalıya 24.500,00 TL ödediğini, davalının sözleşme ile yükümlendiği taahhüdünü kati surette yerine getirmediğini, müvekkili firmanın zarara uğramasına neden olduğunu, yine davalının kusuru ile iş sahibi Kastamonu Belediyesi ve ana yüklenici ... arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, feshe istinaden de müvekkili ile dava dışı ... şirketi arasındaki sözleşmenin de müvekkili aleyhine taraflarca feshedildiğini, müvekkilinin dava dışı ... şirketi ile olan sözleşmesinin feshi nedeni ile bu sözleşmeye istinaden müvekkiline yapılan 55.000,00 TL ödemenin ... şirketine iade olunduğunu, sözleşmenin feshi nedeni ile müvekkili tarafından dava dışı ... şirketine 9.000,00 TL cezai şart ödenerek müvekkili firmanın mutazarrır olduğunu, sözleşmenin dava dışı şirket tarafından feshi ile sözleşmeden müvekkili lehine beklenen yarar gerçekleşmemiş ve feshedilen sözleşme bedeli olan 135.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını, tüm kusuruna rağmen ve haksız olarak davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2018/4548 E. sayılı dosyası ile bakiye 35.090,00 TL'nin ödenmesi istemi ile icra takibi yapıldığını, taraflarından takip ve alacağa itiraz edilerek takibin durduğunu beyan ederek, davalıya ödenen 24.500,00 TL'lik ödemenin şimdilik 1.000,00 TL'sinin, sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta ilişkin olarak şimdilik 500,00 TL'nin sözleşmenin feshi nedeni ile müvekkilinin uğradığı zarara istinaden 1.500,00 TL'nin, sözleşmenin gerçekleşmemesi nedeni ile uğranılan zarara istinaden 2.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalının" Kastamonu Belediyesi Otogar Elektronik Ücret toplama işinde" çalıştığını ancak alacaklarını alamadığını, faturadan kaynaklanan alacak için Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4548 E sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı borçlunun, hukuka aykırı itirazı üzerine durduğunu, ayrıca davalı tarafın müvekkiline karşı Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/429 Esas sayılı dosyası üzerinden tazminat istemli bir dava açtığını, ilgili davada müvekkili davacı şirketin incelenen resmi defterler ve yapılan işin bilirkişi incelemesinde davacının halihazırda alacaklı olduğunun ortaya çıktığını belirterek; borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından asıl davaya verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkili şirketin ile sözlü anlaşma ve yarı yarıya açık hesap şeklinde başlayan iş ilgili olarak, sözlü anlaşma ile işe, iş planına başlanıldığı, müvekkili şirketten talep edilen ve mutabık kalınan zaman planı incelendiğinde, 9 Haziran 2017 tarihinde, taraflar arasındaki yazışmadan, sözleşmeden çok önce işe başlandığını ve davacının zaman planına uygun olarak donanımları sağladığını, ... Bilgi Teknolojileri tarafından, defalarca müvekkil şirket sorumluluğunda olmayan işlerin müvekkiline yaptırmaya kalkıştığını, müvekkili şirket ve çalışanlarının defalarca sahada donanımlara müdahale ettiğini, yer kazdığı, sepetli vinç ile anten montajı yaptığı, sorumluluk alanına girmeyen bir çok işi sırf iş bitsin diye yapmak zorunda kaldığını, sözleşmenin müvekkili şirket ... A.Ş. ve ... Bilgi Teknolojileri arasında bağlayıcı nitelikte olmadığını, sözleşme öncesi ve iş süresince bu sözleşmeden müvekkili şirketin haberi olmadığını, diğer taahhütler ile ilgili ... Teknoloji A.Ş.'nin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, idare ile yapılan sözleşmeden müvekkilinin çok sonra haberi olduğunu, ana yüklenicinin idare ile yaptığı sözleşmede devir yasağı bulunduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin toplam bedelinin 50.500,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, delil olarak sunulan fotoğraflar ve Belediye yetkililerinin beyanları doğrultusunda donanımların şartnameye uygun olmadığını, ... Bilgi Teknolojilerinin ağır kusurlu olduğunu, lisanssız yazılım, ikinci el ve faturasız mal kullandığını, sahaya konulan donanımların büyük bir çoğunluğunun şartnameye aykırı olduğunu, şartnamede yer alan "kavisli tasarım" ibaresinin, davacı tarafından hiçbir neden gösterilmeksizin değiştirilmiş olması ve kavisli tasarımı üretemediğini, düz olmasının kolay ve ucuz olduğu gibi nedenler ile şartnameye aykırı hale getirilmesinin en basit örnek olduğunu, montaj sonrası uygun gibi görünen ancak sonradan ilk yağmurda aşırı derecede su alan ve şartnameye göre su almaması gereken davacının imal ettiği donanımlar ile sıvı hasarlarının delil olarak sunulduğunu, donanımların sonradan su aldığı, sürekli arıza verdiği, kalitesiz olduğu konusunda Belediye Bilgi İşlem Personelleri, Otogar yetkilileri ve orada bulunan nizamiye noktasında bulunan gerek polis memuru gerekse güvenlik görevlileri beyanlarından da anlaşılacağını, davacı donanımlarının zamanında kullanılır vaziyette davalıya sunmadığı için kasıtlı olarak davalıyı çalışamaz hale getirdiğini, davalının iyi niyetle işe devam ettiğini ve davacının yerine getirmediği sorumluluğu yerine getirerek, faydalanıcının Belediye nezdinde olumlu bir imaj ortaya koyduğunu, işin kabulünü sağladığını, davacının hem hatasını gizlemekten, hem de sorumluluktan kaçtığını, davacı işin erken bitirilmemesi, gecikmesi ve fesih edilmesi için elinden geleni yaptığını, sözleşme hükümleri aksine davacının sözleşme ile yükümlendiği taahhüdünü kati surette yerine getirmediğini, müvekkili firmanın zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkili tarafından Ankara 2.İcra Müdürlüğü 2018/4548 E. sayılı dosyası ile bakiye 35.090.00 TL'sinin ödenmesi istemi ile icra takibi yapıldığını, davacı tarafından haksız itiraz olunarak takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin kamu faydasını işin devamlılığını düşünerek normal üstü bir çaba ile çalışarak işi tamamlamaya gayret ettiğini, davacı tarafından yapılması gereken ancak standartlara aykırı olarak sahaya konulan ve/veya çalışmayan donanımların yerlerine çözümün müvekkili şirketçe üretildiğini, davacı tarafın iddia edildiği üzere fesih ile ilgili yazılım kısmında bir sorun bulunmadığını, tüm sorunun donanımların şartnameye aykırı olması ve zamanında düzeltilmemesiyle ilgili olduğunu, donanımlarda çıkan arızalar neticesinde daha önce ortada olmayan ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıp giderilemediği için bu devir işleminden müvekkili şirketin vazgeçtiğini, kendi markası olduğunu öne sürdüğü donanımlara garanti hizmetini vermek istemediğini, müvekkili şirket her türlü sorumluluğunu yerine getirdiğini, ihale konusu işin kabul toplantılarına katılarak başarıyla geçmesini sağladığını, ayrıca müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş faturaya davacı tarafından yapılan itirazın usulsüz olduğunu, davacının faturayı en geç 05/02/2018 tarihinde teslim alıp kayıtlarına geçirdiğini, hatta bunun için iade faturası düzenlendiğini, faturaya noter aracılığı ile süresini geçirdikten sonra itiraz edildiğini beyan ederek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir Birleşen davada davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Birleşen dosya davacısı tarafından asıl dosya davacısının müvekkili aleyhine Ankara 2. İcra Müdürlüğü nezdinde açılan icra takibin haksız ve yersiz olduğundan söz konusu takibe itiraz olunarak takibin durdurulmasının sağlandığını, edimini yerine getirmeyen birleşen dava davacısının müvekkilinden yapmadığı işin bedelini talep etmesinin haksız ve yersiz olduğunu, açılan davanın itirazın iptali niteliğinde olduğunu ve davanın açılması için gereken 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve bu minvalde de reddi gerektiğini, delil olarak gösterilen bilirkişi raporunun bilirkişi raporu niteliğini taşımadığını, birleşen dava davacısı tarafından müvekkili aleyhine açılan takibin kötü niyet ürünü olmakla asıl dava davalısının tazminata mahkum edilmesi gerektiğini belirterek birleşen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin birleşen dava davacısına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2023 tarihli 2018/429 Esas 2023/329 Karar sayılı kararında özetle; Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak (cezai şart, alacak, fesih nedeniyle oluşan zarar) karşı dava yönünden ise faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamına göre; yapılan işin safahatı incelendiğinde, Dava konusu işin ilk olarak, Kastamonu Belediyesi tarafından dava dışı, ...'e ihale edildiği, dava dışı ... tarafından da işin davacı ... Bilgi Teknolojileri Ticaret Ltd.Şti.'ye bırakıldığı, alt yüklenici ... tarafından da işin davalı ...Ş ye yaptırılmak üzere sözleşme yapıldığı anlaşılmıştır. Otogar Elektronik Ücret Toplama Sistemi işi için 29.12.2017 tarihinde davacı ve davalı tarafından sözleşme imzalanmış, ... Bilgi Teknolojileri Ticaret Ltd.Şti. ile ... Teknoloji A.Ş. arasındaki sözleşmede belirtilen fesih şartlarına göre, feshin donanım kaynaklı ve ayıplı ifa olduğu belirtilmiştir. 19.03.2018 tarihinde ... Bilgi Teknolojileri ile ... arasında yapılan Fesih Protokolü Madde 2'de “Protokolün Konusu: İşbu protokolün konusunu taraflar arasında 01.06.2017 tarihinde yapılan "Kastamonu Belediyesi Otogar Elektronik Ücret Toplama Sistemi yapımı işine" ait sözleşmenin 15.1 madde gereğince yazılım kısmının, ihale sözleşme süresinden fesih protokolünün imza tarihine kadar tamamlanmadığından dolayı, Kastamonu Belediyesi'nin ihaleyi iptal kararı vermesinden kaynaklı, taraflarca karşılıklı olarak feshedilmesini oluşturmaktır." olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Dava dışı ... ile ... Bilgi arasında 01.06.2017 tarihinde imzalan sözleşmede MADDE- 14 "SÖLEŞMENİN DEVRİ" kısmında “... Bilgi, işbu Sözleşme' den doğan hak ve sorumluluklarını, her ne surette olursa olsun üçüncü şahıslara devir ve temlik edemeyecektir.“ şeklinde belirtmek suretiyle sorumlulukların devri işleminin yasaklandığı anlaşılmıştır. Kastamonu Belediyesinin hazırladığı tutanaklarda yapılan işte hataların/eksikliklerin olduğu, 28/03/2018 tarihinde “Sözleşmenin 15.1'inci maddesinde 'Bu işte alt yüklenici çalıştırılmayacak ve işlerin tamamı yüklenicinin kendisi tarafından yapılacaktır.” denilmesine rağmen alt yüklenici kullanıldığı tespit edilmiştir.” gerekçesiyle “Yüklenicinin Taahhüdünü Yerine Getirememesi” ifadesiyle sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır. Bu bilgilere göre, ... Bilgi ile ... arasında imzalanan sözleşme gereği tarafların üzerlerine düşen sorumlulukların yerine getirilmesi için çalışmalara başladığı, ... Bilgi'nin donanımları temin ederek sahaya yerleştirdiği ve teslim ettiği, ...'un ise hem donanımların ürün haline gelebilmesi, hem de donanımların haberleşmesi için gerekli olan yazılım altyapısının geliştirilmesi için çabasının olduğu fakat ilerleyen süreçte donanımların arıza çıkarmasına bağlı olarak yazılım geliştirmesinin bitmediği ve işin ifa gereği gibi ifa edilemediği görülmektedir. Yapılan işin gereği gibi ifasına yönelik mahkememizce keşif kararı verilmiş olmakla, sistemlerin üzerinde aktif olarak çalışması beklenen yazılımların bu donanımlar üzerine kurulu olmadığı, böylelikle donanımların da şartnameye esas olarak çalışıp/çalışamadığının yerinde tespit edilemediği ve Şartnamede geçen söz konusu yazılımların geliştirildiğine dair, kullanıcı ekran görüntüsü, kod/yazılım parçası, yazılım kurulumları, yazılımlara ait herhangi bir kalite yönetimi dokümanı, diğer sistem geliştirme dokümanı, sistem tasarım dokümanı, use-case dokümanı, veri tabanı tasarımı ya da buna ait bir doküman, veri tabanı scripti… gibi bu işin olmazsa olmaz parçalarına ait herhangi bir modül-parça-fonksiyon, mevcut donanımlar üzerinde, ya da herhangi bir, gerçeği yansıtacak test ortamında fiziksel olup olmadığı sorgulanmış olmasına rağmen hiçbir şekilde varlığının ispatlanamadığı, davalı tarafa yapılan iş için yazılımlara ait, yazılımın geliştirildiğine dair, kullanıcı ekran görüntüsü, kod/yazılım parçası, yazılım kurulumları, yazılımlara ait herhangi bir kalite yönetimi dokümanı, diğer sistem geliştirme dokümanı, sistem tasarım dokümanı, use-case dokümanı, veri tabanı tasarımı ya da buna ait bir doküman, veri tabanı scripti vb olmazsa olmaz maddelerinin-kopyalarının sunulması yönünde de süre verilmiş olmasına rağmen herhangi bir delil sunulmadığı ve işin ifa edildiğine dair delil ve ispat bulunmadığı anlaşılmıştır. Defter incelemesine göre de, her iki tarafın karşılıklı işlemlerini takip ettikleri hesaplarda 02.01.2018 tarihi itibariyle, davalının davacıya sipariş avanslarından kaynaklı 8.600,00 TL borçlu olduğu, davacının da aynı tutarda alacaklı olduğu görülmektedir. Bu tarih sonrasındaki işlemlerinde; Davalı ...Ş. Defter Kayıtlarında, 120 Alıcılar Hesabında takip edilen, davacıyla olan işlemleri sonucunun, davacıya düzenlemiş olduğu 05.02.2018 tarih ve 201800000001 No’lu Fatura 59.590,00 TL’lik faturayı ve ödemeler (8.600,00+1000,00+400,00+600,00=) 10.600,00 TL’nin mahsubu sonucunda davalının 48.990,00 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Davacı ... Bilgi Teknolojileri kayıtlarında, davalı ile ilgili işlemlerini 320 Satıcılar Hesabında takip etmiş olduğu görülmüş olup, davalı tarafından düzenlenmiş 59.590,00 TL’lik faturayı yasal süresi içinde reddetmiş oldukları için kayıtlarında yer almadığı, kayıtları 02.01.2018 tarihli hesap bakiyesi (7.500,00+1.000,00+400,00+600,00) 8.600,00 TL ve davalı kayıtlarında yer alan banka kanalıyla yaptığı ödemeler toplamı 10.600,00 TL ve davalı kayıtlarında yer almayan banka kanalıyla yaptığı ödemeleri (200,00+4.000,00+1.000,00=) 7.200,00 TL olmak üzere toplam 15.800,00 TL olup, taraflar arasında imzalanmış 29.12.2017 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde, sözleşme imzalanmadan önce ...’a 10.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmekte ise de, söz konusu ödemenin her iki taraf muhasebe kayıtlarında da yer almadığı anlaşıldığından, sözleşme konusu işin gerçekleştirme durumuna göre tarafların borç alacak durumlarının değerlendirilmesi gerekmekte olup, davalının sözleşme yükümlülüğünü gerçekleştirmemiş olduğu anlaşıldığından, davacının kendi kayıtlarındaki ve sözleşmede belirtilen ödeme de dikkate alındığında (8.600,00+7.200,00+10.000,00=)25.800,00 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre ve safahata göre, ilk işi veren Kastamonu Belediyesinin sözleşmeyi, sözleşmeye aykırılık nedeniyle feshetmesi üzerine diğer yüklenicilerin de aralarındaki sözleşmeleri feshettikleri ve en son alacağın davalıdan talep edildiği oysaki tarafların dürüst davranmak ile mükellef oldukları, davacı her ne kadar cezai şart talep ediyor ise de, diğer sözleşmelerin sözleşmeye aykırılık nedeniyle feshedildiği ve zarar oluştuğunun kabul edilemeyeceği ve diğer sözleşmelerdeki hükümlerin ve zararın davalıya tahmil edilemeyeceği, sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği ve buna göre de ancak menfi zararların talep edebileceği anlaşıldığından, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre, herkesin verdiğini geri alması gerektiği, davalının işi ifa ettiği yönünde bir tespitte bulunmadığı anlaşıldığından, davacının talebine göre iş için ödediği tespit edilen miktarın davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine dair karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 24.500,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının cezai şart talebi ile diğer zarar taleplerinin reddine, birleşen davanın da reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı/ birleşen dosyada davacısı vekili tarafından verilen 07/09/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararının 1/B-C-D kısmında asıl davacının cezai şart ve iki farklı nedene dayanan tazminat taleplerinin reddine yönelik kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığını, istinaf taleplerinin, A kısmında yer alan 24.500,00 TL'nin müvekkilinden tahsiline yönelik kararla ilgili olduğunu, karşılıklı edim yükleyen sözleşmelerde, üstelik bir tarafın eser meydana getirmesinin diğer tarafın belli şartlarda teslim yapmasına bağlı olduğunu ve fakat teslim yapılmadığı takdirde, eser meydana getirme borçlusu ifaya başlayamayacağı gibi, sözleşmede belirlenen süre ile de bağlı olmadığını, bu nedenle cezai şartın ve reddedilen diğer tazminatın reddinde hukuka aykırılık olmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde, müvekkilinin yazılım işini üstlendiğini, ancak müvekkilinin üstlendiği edimi yerine getirmediğini iddia ettiğini, bu iddiaların doğru olmadığı gibi, oldukça uzun da süren bir yargılama sırasında da hiçbir ispat vasıtasıyla ispatlanamadığını, yazışma vb. delillerle, donanımların olması gerektiği gibi teslim edilmediği yani müvekkilinin işi tamamlamasının mümkün olmadığının taraflarınca ispat edildiğini, asıl davada kabul edilen kısımın, müvekkiline sözleşme gereği ödenen tutarın nakden iadesi olduğunu, bu durumun, sözleşmeden dönme halinde olabileceğini, dönme beyanı, muhatabına ulaştırılmadığı sürece sonuç doğurmayacağını, davacının, sözde teslim ettiği ve üzerine yazılım kurulmasını istediği donanımların hiçbirinin, olması gereken standartlarda olmadığını, otogar girişinde bulunan plaka tanıma sisteminin donanımının, açıkta bırakılan bir donanım olmasının doğal sonucu olarak su geçirmez olarak üretilmeliyken, yağmurda içerisine su alarak kullanılmaz hale geldiğini, müşterek konuların ele alındığı kısımda etraflıca açıklama yapıldığını, Birleşen dava bakımından ise; Ticari alacaklarının kısmen ödenmediğinden, birleşen davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borca itiraz nedeniyle takibin durduğunu, alacaklarının tahsil yoluna girdikleri için huzurdaki asıl davanın taraflarına yöneltildiğini, ticari defterlerde alacaklı olduklarının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, Kastamonu Belediyesi idarelerinde bulunan otogarın girişinde plaka tanıma sistemi yapılmasının, otogar içerisinde ATM biçiminde bir tahsilat kiosku yapılması ile ilgili olarak ... isimli firmaya ihale verdiğini, ... de ... ile sözleşme akdederek bu işin yapımını birleşen davalı ...'ye devrettiğini, ...'nin, bu işi kotarabilecek bir kadro ile teknolojiye sahip olmadığından olsa gerek, müvekkili şirket yetkilisi ... ile geçmişte pek çok başarılı iş yapmanın güveniyle, sonradan öğrendiklerine göre taşeron kullanma yasağının delinmek suretiyle işin müvekkilince yapılmasının istendiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunu, müvekkilinin üstlendiği işin yalnızca yazılım işi olduğunu, ..., ekran, bilgisayar, dokunmatik ekran, kamera gibi tüm donanımsal bileşenleri temin etme ediminin ...'ye ait olduğunu, bu donanımların şartnamedeki özellikleri taşıması gerektiğini, müvekkilinin, taşeron yasağından dahi haberi olmadığını, müvekkilinin şartnameye muttali olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin işin yazılım olduğundan, kendisinden istenilen yazılımın geliştirildiğini, birleşen davalı tarafından temin edilen cihazlara kurduğunu, sistemin çalışır hale getirildiğini ve kullanıma açıldığını, ...'nin donanımların, ilk hava muhalefetinde sıvı temasına maruz kaldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, kullanılmaz hale gelen bu sistemin, belediye nezdinde skandal olduğunu, belediyenin ...'i davet ederek mevcut durumun açıklanmasını talep ettiğini, ...'in de birleşen davalı ...'den hesap sorduğunu, bu esnada ...'in, skandalın gerçek müsebbibi olan ... ile olan sözleşmesini "taşeron yasağına uymama" gerekçesiyle feshettiğini, cihaza yağmur girmesinin müsebbibinin sanki müvekkiliymiş gibi bir sonuç ortaya çıktığını, dava konusu sözleşmenin ayakta olup olmadığının, eserin teslim edilip edilmediğiyle ilgili esasen basit bir davanın, teslimin yapıldığı buz gibi ortada olmasına rağmen "biz teslim almadık, davalı teslim ettiğini ispat etsin" şeklindeki bir iddia ile bu noktaya geldiğini, davacı/ birleşen davalı ...'nin, beden eğitimi öğretmeni olduğu için yetkili sıfatını kullanamayan yetkilisi ile daha önce de pek çok kez iş yapıldığından, teslim işleminin bir tutanağa bağlanmadığını, yazılımcı müvekkilinin, kabinlere sıvı conta çekerek su geçirmezliği sağlamak gibi bir görevi bulunmadığına göre; istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sözleşmenin ayakta olduğunun kabulü ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı birleşen dosyada davalı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve cevap dilekçelerinde yazılı hususları aynen tekrar ettiklerini, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine dair verilen kararın usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Asıl dava, taraflar arasındaki 29/12/2017 tarihli, "Kastamonu Belediyesi Otogar Elektronik Ücret Toplama işine" ait eser sözleşmesi kapsamında davalı taşeronun edimini yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı ana yüklenici olun ... Şirketi ile yine dava dışı iş sahibi belediye arasındaki eser sözleşmesinin feshedildiği ve akabinde de davacı alt yüklenici ile dava dışı ana yüklenici şirket arasındaki eser sözleşmesinin de bu sebeple feshedildiği iddiasıyla ve davalı taşeronun bu sözleşme kapsamında edimin usulüne uygun olarak yerine getirerek teslim etmemiş olması sebebiyle davalıya peşin olarak ödenen bedeller ile uğradıkları zararlar ve işin teslim edilmemesi sebebiyle uygulanması gereken cezai şart alacaklarına karşılık toplam 24.500,00 TL'nin davalıdan tahsili isteğine ilişkin olup, birleşen dava ise bu sözleşme kapsamında işin taşeron birleşen davacı tarafından yerine getirildiği, ancak bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla bakiye iş bedeli alacağı olan 35.000,00 TL'nin tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davalı vekilleri haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi kurulu raporuna göre davacı alt yüklenici ile dava dışı asıl yüklenici ... arasındaki sözleşmenin 19/03/2018 tarihli fesih protokolü ile, yazılım kısmının tamamlanmamış olması ve dava dışı iş sahibi belediye tarafından ihalenin feshedilmiş olması nedeniyle feshedildiğinin belirtildiği, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından davalı birleşen dosyada davacı taşeron tarafından kurulması gereken yazılım sisteminin üzerinde aktif olarak çalışması beklenen yazılımların bu donanımlar üzerinde kurulu bulunmadığı, bu nedenle çalışıp çalışmadığının tespit edilemediği, davalı birleşen dosyada davacı yanca işin hazırlandığı ve teslim edildiğine dair varsa delillerini sunması için süre verilmesine rağmen sunulmayarak işin ifa edildiğinin taşeronca ispatlanamadığı, taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda da taraf ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığı, ancak davacının davalıya banka kanalı ile yaptığı ödemeler nedeniyle ve ispat edilebilen ödemeler ile sözleşmede davalı yana nakit olarak yapıldığı söylenen ödemeler toplamının 25.800,00 TL olduğu, sözleşmelerin feshi nedeniyle tarafların ancak birbirlerine verdiklerini geri isteyebilecekleri davacı alt yüklenicinin bu kapsamda davalı taşerona verdiğini ispatladığı ödemeler toplamının 24.500,00 TL olduğu anlaşılmakla ve birleşen davada da birleşen davacı taşeronun edimini yerine getirerek iş bedeline hak kazandığını ispatlayamaması nedeniyle asıl davanın kısmen kabulü ile 24.500,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, birleşen davanın ise reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı davalı-birleşen dosyada davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı/birleşen dosyada davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2023 tarihli 2018/429 Esas 2023/329 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı/birleşen dosyada davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalı/birleşen dosyada davacıdan asıl dosyada alınması gereken 1.673,60 TL istinaf karar harcından davalı/ davacı tarafından peşin olarak yatırılan 420,00 TL'nin mahsubu ile kalan 1.253,60 TL'nin davalıdan/ davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı/ birleşen dosyada davacı tarafından birleşen dosyada yatırılan 269,85 TL peşin harç bedelinin alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harç bedelinden mahsubu ile kalan 463,15 TL harç bedelinin davalı birleşen dosyada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4- asıl ve birleşen dosyada davalı birleşen dosyada davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır