(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/6770 E. , 2007/7192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2007 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 22.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/6770 E. , 2007/7192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2007 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 22.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacı, 26 parsel sayılı taşınmaz kaydında bulunan 1335 tarihli 10.000 Osmanlı Lirası Karşılığı ... İhracaat ve İthalat Türk A.Ş yararına konulan ipoteğin fekki isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın ipotek alacaklısına yöneltilmesi gerektiği belirtilerek davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Bilindiği gibi ipotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek, taşınmaz maliki ve alacaklının rehin sözlemesi düzenlemeleri ve bunu Türk Medeni Kanunununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi ile tesis edilir. İpotek bedelinin rehin sözleşmesinde kararlaştırılan kuşullarda ödenmesi halinde, ipoteğin terkini gerekir. Alacaklı ipoteği terkin ettirmezse, ona karşı yöneltilecek davada, ipoteğin fekki istenebilir. Eldeki davada da 10.000 Osmanlı Lirası karşılığı davacı taşınmazı üzerinde ipotek tesis edilmiştir. Ne var ki, 1919 (1335) yılında tesis edilen ipotek alacaklısının halen var olup olmadığı saptanmadığı gibi, ticaret sicilinde kaydına da rastlanmamıştır. Bunun doğul sonucu olarak da bedelin ödenip ödenmediğinin belirlenmesi olanağı da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca da, 88 yıldır kayıtta bulunan ipotek yüküne, maliklerin bilinmeyen bir tarihe kadar katlanmalarını beklemek, davacının Tapu Sicil Müdürlüğünü hasım olarak gösterdiği davada Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini kabul etmek, genel hukuk kuralları ile bağdaşmayacaktır. Şöyle ki; Davayı açmakta hukuki yararı bulunan ve mahkemeden hukuki koruma isteyen davacının, yargı yerinde çözüm araması hakkının, varlığı saptanmayan kişi ya da kişileri bulmaya zorlanması düşünülemez. Rehin alacaklasının kim veya kimler olduğunun belirlenmediği bu gibi durumlarda kanun tapu sicilini tutmakla görevlendirdiği Devleti temsil eden Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi yeterlidir. O halde, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, kayıtlara 1919 yılında konan ipotek şerhinin davanın açıldığı tarihe göre ilgilisine bir yarar sağlayıp sağlamadığı, günümüze taşınmasının bir anlamının kalıp kalmadığı yönü üzerinde durulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Tüm bu olgular üzerinde durulmadan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 11.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.