17. Hukuk Dairesi 2013/5834 E. , 2014/6476 K. "" MAHKEMESİ : Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/01/2013 NUMARASI : 2012/152-2013/91 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkillerinin desteği olan Y.K.nın sürücüsü olduğu, davalıya traf…
**17. Hukuk Dairesi 2013/5834 E. , 2014/6476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/01/2013 NUMARASI : 2012/152-2013/91 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkillerinin desteği olan Y.K.nın sürücüsü olduğu, davalıya trafik sigortalı aracın, tek taraflı kaza yapması sonucu desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacıların her biri için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kazanın tek taraflı olması nedeniyle uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, iki yıllık zamanaşımı süresinin ise dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).