Başvuru, idari para cezasına karşı yapılan başvurunun dosya üzerinden incelenmesi nedeniyle sözlü yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari para cezasına karşı yapılan başvurunun dosya üzerinden incelenmesi nedeniyle sözlü yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, bireysel başvuru konusu olayın meydana geldiği tarihte İzmir'in Konak ilçesinde alkollü içecek satışını da yaptığı bir dükkân işletmektedir. Kolluk görevlileri 1/10/2020 tarihinde, saat 00'den sonra işyerinde içki satışı yapıldığına ilişkin tutanak düzenlemiştir. Tutanakta 1/10/2020 tarihinde saat 15'te sorumluluk bölgesinde devriye görevinin ifa edildiği sırada başvurucunun işlettiği dükkâna bir kişinin elleri boş olarak girdiğinin ve dükkândan elinde poşetle çıktığının görülmesi üzerine kişinin durdurulduğu, kimlik kontrolü sonucu kişinin isminin K. olduğunun anlaşıldığı ve poşetin içinde bir kutu bira tespit edildiği belirtilmiştir. Kolluk görevlilerinin imzaladığı tutanakta K.nın imzası yoktur. Tutanakta işyeri yetkilisi sıfatıyla ismi yer alan G.G.nin "İmza atmak istemiyorum." şeklinde bir beyanda bulunduğu ve tutanağı imzalamadığı belirtilmiştir. Kolluk görevlilerinin aynı tarihte düzenlediği Bilgi Alma Tutanağı'nda ise bilgi sahibi sıfatıyla K., başvurucuya ait dükkândan nakit para karşılığı kutu bira satın aldıktan sonra çıkışta kolluk görevlilerinin kendisini durdurduğunu, rızasıyla ifade verdiğini beyan ederek belgeyi imzalamıştır. Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü, ilgili evrakı Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığına (Başkanlık) göndermiştir. Başkanlık, başvurucuya gece vakti alkollü içecek satışı yaptığı gerekçesiyle 185 TL idari para cezası verilmesine karar vermiş; karar gerekçesinde kolluk görevlilerince düzenlenen tutanağı esas alarak 8/6/1942 tarihli ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun maddesinin beşinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve üçüncü fıkrası ile 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendini dayanak olarak göstermiştir. Başvurucu, karara karşı İzmir Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itirazda bulunmuştur. İtiraz dilekçesinde diğerlerinin yanı sıra cezaya esas alınan tutanağın matbu bir formun doldurulması suretiyle hazırlandığını, somut olayı yansıtmadığını, ayrıca tutanakta işyeri temsilcisi olarak belirtilen G.G.nin içki satışı yapılmadığı, bilgi sahibi olarak gösterilen kişinin içki istediği fakat kendisine satış yapılmadığı, bunun üzerine kızarak işyerinden ayrıldığı şeklindeki beyanının tutanağa yazılmadığını ileri sürmüştür. Sadece K.nın soyut beyanına göre ceza uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiş; bu beyana karşı ifadeleri tutanağa geçirilmeyen G.G.nin tanık olarak dinlenilmesini, bu nedenle incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmiştir. Hâkimlik 25/12/2020 tarihinde itirazın reddine karar vermiş; karar gerekçesinde idari yaptırım kararına dayanak tutanağa ve diğer belgelere göre muterizin alkol satışının yasak olduğu saat 15'te alkollü içecek satışı yaptığının tespit edildiğini belirterek idari yaptırım kararında usulsüzlük olmadığı sonucuna varmıştır. Kararda başvurucunun duruşma yapılması ve tanık G.G.nin dinlenilmesi yönündeki talebi hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştır. Öte yandan K. 5/1/2021 tarihinde dosyaya bir dilekçe sunmuştur. K. dilekçesinde özetle başvurucuya ait dükkândan içki satın almadığını, olay tarihinde elindeki poşette başka bir dükkândan satın aldığı bira bulunduğu hâlde kolluk görevlilerinin aniden önüne çıkması nedeniyle panikleyerek etrafındaki en yakın dükkân olduğu için başvurucuya ait dükkânın ismini vermek zorunda kaldığını ifade etmiştir. Başvurucu, İzmir Sulh Ceza Hâkimliğinin kararına karşı itirazda bulunmuştur. İtiraz dilekçesinde; duruşma talebi hakkında bir karar verilmeden dosya üzerinden inceleme yapıldığını, savunma tanığı dinlenmeden karar verildiğini, sadece K.nın soyut beyanına dayanılarak idari para cezası uygulandığını vurgulamıştır. Ayrıca bilgi sahibi K.nın 5/1/2021 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçeye de atıf yapmıştır. Başvurucunun itirazı, itiraza konu kararda usule ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle İzmir Sulh Ceza Hâkimliğince reddedilmiştir. Başvurucu 15/2/2021 tarihinde nihai kararı öğrendikten sonra 12/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.