2. Hukuk Dairesi 2025/7138 E. , 2026/1973 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/... E., 2025/755 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların ve m…
2. Hukuk Dairesi 2025/7138 E. , 2026/1973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/... E., 2025/755 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların ve manevî tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen yoksulluk ve iştirak nafakasına dair karar yönünden davalı kadın tarafça istinaf yoluna başvurulmamıştır. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesinin yoksulluk ve iştirak nafakasına dair kararına karşı miktar yönünden istinaf yoluna başvurmayan davalı kadının Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı bu yönlerden temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı kadının yoksulluk ve iştirak nafakasının miktarına dair temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.Erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; b. Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince; davacı erkeğe "normal olmayan sıklıkta anne ve babasının yanına gittiği, yer yer öfke patlamaları yaşayıp tartışmalar çıkardığı, kök ailesi ile eşi arasındaki dengeyi kuramadığı" davalı kadına ise; "erkeğin ailesini istemediği, erkeğin annesini arayarak "senin oğlunun erkekliği yok" şeklinde incitici sözler söylediği, erkeğin ailesine yönelik saygısız davranışlarda bulunduğu, onlarla sağlıklı iletişim kurmadığı, müşterek çocuğun erkeğin anne babası ve kardeşiyle görüşmesine engel olduğu" vakıaları kusur olarak yüklenmiş, buna göre istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek; davacı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu belirtilerek kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine ve yeniden hüküm tesisi ile davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir. c.Yukarıda (2/b) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK m.174).Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. O halde Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı kadın vekilinin yoksulluk ve iştirak nafakasının miktarına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Davacı erkek vekilinin tüm, davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; A.Davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden davacı erkek yararına BOZULMASINA, b.Davalı kadın vekilinin tüm temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'ya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.