TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2025 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılan Tapu İptali ve Tescil davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonuc…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2025 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılan Tapu İptali ve Tescil davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket vekili 10/04/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davanın konusunun ... Mah. ... Sk. No:... Meram/Konya adresinde bulunan 3 katlı karkas bina'yı ve binanın üzerinde bulunduğu arsa olduğunu, taşınmazın Konya İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Ada, ... parselde kayıtlı bulunduğunu, taşınmazın tapu malikinin davalı şirket olduğunu, taşınmazın gerçek malikinin maddi hukuk temelinde hala müvekkili şirket olduğunu, dava konusu taşınmazın davalı şirkete devrinin görünürdeki hukuki sebebi olan, ancak maddi hukuk temelinde geçersiz olup illilik prensibi gereğince kendisine dayalı olarak yapılan tasarruf işlemlerini de geçersiz hale getirerek davalı şirket adına yapılan tescilini yolsuz kılan, hükümsüzlükle malul olmanın da ötesinde içeriği tefecilik kapsamında suç teşkil eden borçlandırıcı işlemler olduğunu belirterek, davalı şirket adına muvazaalı ve bundan da öte ceza hukuku bağlamında suç teşkil eden borçlandırıcı işlemlerin geçersizliği nedeniyle geçersiz hale gelen bir tasarruf işlemine dayalı olarak yapılan 3 katlı okul binası ve arsasının yolsuz tescilinin iptaline, 3 katlı okul binası ve arsasının, borçlandırıcı işlem ve tasarruf işlemlerinin geçersizliğine bağlı olarak maddi hukuk bağlamında aslında mülkiyeti kaybetmemiş olan, müvekkili ... Tic. Ltd. Şti adına tesciline, kaydın bu suretle düzeltilmesine, tapu iptal ve tescil talebinin kabul görmemesi yahut başka sebeplerle bunun gerçekleştirilememesi halinde davaya konu taşınmazın karar tarihindeki rayiç bedelinin tazminat olarak davalı şirketten alınıp müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili 16/07/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... tarafından Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında 21/11/2024 tarihinde bir dava ikame ederek birebir aynı dilekçe ve gerekçe ile davaya konusu taşınmaza yönelik olarak şirket adına dava açılmadığı için işbu davadaki şirketi temsilen talep ettiğini, davanın davacısı olan ... yetkilisi Taner Şahin şirketini temsilen 05/12/2024 tarihinde dosyaya müdahil olduğunu ve davadan da feragat ettiğini, vermiş olduğu dilekçe ile alım satım işlemlerinin gerçek olduğunu açık bir şekilde belirttiğini ve dava kapsamında tapu iptal ve tescil talebinin ancak şirket adına istenebileceğini belirterek şirketin de böyle bir talebinin olmadığını belirterek ikame edilen davada ancak hak sahibinin ... olduğunu ve davadan da bu nedenle feragat ettiğini bildirdiğini bu nedenle davanın feragat nedeniyle veya derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, tapu iptal tescil davalarında davalı olarak gösterilebilmesi için o kişinin tapu kaydında malik olarak gözükmesi gerektiğini, Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası kapsamında işbu davaya konu edilen Konya ili, ... ilçesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel, cilt no: ... , sayfa no: ... , yüz ölçümü; 5.322,69 m² taşınmaza yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini ancak Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabi yazıları ile de anlaşıldığı üzere dava konusu ... ada ... parsel nolu taşınmazın dava tarihinden önce 16/04/2024 tarih ... yevmiye numarası ile ... Bankası A.Ş. ye 6361 S.Y. göre devir ve Finansal kiralama şerhi işlemi ile devredildiğinden dolayı ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın maliki olmadığını ve tapu iptal tescil davasına da konu edilmesinin de mümkün olmadığını, dosya kapsamında pasif husumet yokluğunun mevcut olduğunu, davanın süresinde ikame edilmediğini, dava konusu taşınmazın muvazaalı bir şekilde devre konu edildiğini ve bu nedenle tapu iptal ve tesciline tabii olduğunu beyan ettiğinin görüldüğünü, müvekkili şirket ile davacı firma arasında imzalanan 02/01/2024 tarihinde ihtiyari arabuluculuk yapılarak taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin 80.000.000 TL olduğu borca karşılık olarak dava konusu taşınmazın 65.000.000,00 TL bedel ile devredildiği hususunun tutanağa geçildiğini, ... Eğitim'in bu miktara ek olarak 15.000.000 TL bakiye borcunun bulunduğunun ve bu bakiye miktarın 30.03.2024 tarihinde ödeneceğinin belirtildiğini, söz konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle 100.000.000 TL olduğunu iddia edildiğini ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmişti. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Dosyamız kapsamında delillerin toplanması amacıyla Meram Tapu Müdürlüğü'ne, Konya Tapu ve Kadastro Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/81548 sayılı Soruşturma dosyası ile cevabi yazılar dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tapu iptali ve tescil istemi ile açılmış ancak tapunun el değiştirmesi nedeniyle tazminat davası olarak devam edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davalının davaya konu taşınmazı tefecilik suretiyle iktisap edip etmediği, devrin muvazaalı olup olmadığı, davalının pasif husumetinin olup olmadığı, taraflar arasında yapılan ihtiyari arabuluculuğun geçerli olup olmadığı, davacının taşınmazın değerini talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkin olduğu belirlendi. Yukarıda izah edilenler, ilgili soruşturma dosyası, tüm kayıtlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf tefecilik iddiasında bulunmuş ise de bu olayla ilgili Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile takipsizlik kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bu durumda davacı tarafın davalı şirket yetkililerinin tefecilik yaptığına dair herhangi bir mahkumiyet kararı olmaması nedeniyle tefecilik iddiasını ispatlayamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Yine davacı taraf muvazaa iddiasında bulunmuştur. Dava konusu taşınmazın resmi senedi incelendiğinde taşınmazın satışının taraflar arasında gerçekleştiği bu durumda kimsenin kendi muvazaasına dayanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının muvazaa iddiasına da itibar edilmemiştir. Ayrıca davacı tarafa 27/11/2025 tarihli celsenin 4 nolu ara kararında tanıklarını hangi hususta dinleteceği konusunda beyanda bulunmak ve gerekli masrafı yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verilmiş ancak davacı tarafça beyanda bulunulmamış ve gerekli masraflar yatırılmamıştır. Bu durumda davacı tarafın HMK 240/2 maddesi gereğince tanıklarını hangi hususta dinleteceği konusunda beyanda bulunmaması ve gerekli delil avansını yatırmaması nedeniyle tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir. Davalı taraf taraflar arasında ihtiyari arabuluculuk tutanağı düzenlendiği bu nedenle davanın red edilmesi gerektiği şeklinde savunmada bulunmuş ise de; sunulan arabuluculuk evrakı tarafların vekilleri ile birlikte imzalanmamış, sadece tarafların temsilcileri tarafından imzalanmıştır. Ayrıca sunulan tutanakta dava konusu olaya ilişkin uzlaşma sağlandığı konusunda da açıklık yoktur. Bu nedenle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Tüm bu anlatılanlar ışığında davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken maktu 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 1.707,75 harcın mahsubu ile bakiye fazla yatan 975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı şirket kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre takdir edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2026 Katip ... Hakim ...