7. Ceza Dairesi 2023/1029 E. , 2024/9866 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/509 E., 2022/302 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin…
**7. Ceza Dairesi 2023/1029 E. , 2024/9866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/509 E., 2022/302 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhâsıran sanıklar ..., ..., ... ve .... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen beraat kararı, sanık ... hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (4926 sayılı Kanun) muhalefet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen beraat kararı ile diğer sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat kararına ilişkin olduğu, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen düşme kararlarına ilişkin herhangi bir temyiz istemi olmadığı belirlenmiştir. II. GEREKÇE 1.Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/509 Esas sayılı ve birleşen Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/25 Esas sayılı dosyalarının kapsamlarına göre; sanıklar ... ..., ... ... ve ...'e ait ... Akaryakıt A.Ş. isimli firmanın Mersin Akaryakıt Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı olarak akaryakıt antreposu işini yürüttükleri, genel olarak akaryakıt nakillerinde gemi ile kargonun gelmesi üzerine geminin yükünü gösterir bir özet beyan verildiği, memurlar eşliğinde sörveyler aracılığı ile gemide bulunan akaryakıt miktarının ölçüldüğü, daha sonra projeli boru hattı vasıtası ile akaryakıtın gemiden antrepo tanklarına alındığı, nakilden sonra sörveylerin yine memurlar eşliğinde kalibrasyon cetvelleri yardımı ile antrepo tanklarındaki akaryakıtı ölçtükleri, Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 30.09.2010 tarihli 100-9378/71 sayılı yazısında ve aynı tarihli 9378 sayılı onayında ... Akaryakıt A.Ş. firmasının kalibrasyon cetvellerinde usûlsüzlük yapıldığına, her kargoda %2-3 civarında akaryakıtın gemiden antrepo tanklarına eksik aktarıldığına ilişkin duyumların şifahi olarak bildirildiği, bu çerçevede Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi ... tarafından tanzim olunan 25.07.2011 tarihli (2) numaralı soruşturma raporuna göre anılan firmaya ait 24.01.2005 ve 25.01.2005 tarihli kalibrasyon cetvellerinin temyiz dışı sanık ... tarafından, 30.03.2007, 31.03.2007 ve 04.04.2007 tarihli kalibrasyon cetvellerinin ise sanık ... tarafından tanzim edildiği, sanıklar ... ile ...'ün kaçakçılık suçunda araç olarak kullanılmak üzere kalibrasyon cetvellerini yaklaşık %3 eksik olacak şekilde yanlış düzenleyerek diğer sanıklar ... ..., ... ... ve ...'e teslim ettikleri, sahte belgeler sayesinde tanka giren akaryakıtın %3 oranında eksik ölçüldüğü ve bu şekilde gemiden aktarılan akaryakıtın %3'lük kısmının antrepoya girmeden fire kapsamında gösterilerek kayıt dışı mal edinildiği, uluslararası standartlara göre kalibrasyon hatalarının en fazla %0.15'e kadar normal kabul edildiği, yine 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun (4458 sayılı Kanun) 237 nci maddesi gereğince kabul edilen %3'e kadar olan fire oranını geçmemesi nedeni ile Gümrük İdaresince bu hususta herhangi bir araştırma başlatılmadığı, %3'lük fire oranının da takibata mahal vermemek amacıyla bu şekilde seçildiği, beyanname ve gümrük işlemlerinin kara tanklarında belirlenen akaryakıt miktarı üzerinden devam ettirildiği ve bu miktarlar üzerinden antrepo, ithalat veya transit beyannameleri ile akaryakıtın gümrük işlemlerinin tamamlandığı, kalibrasyon cetveli ile tanktaki yakıt miktarının belirlendiği, Gümrük Yönetmeliğinin 520 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca antrepo olarak açılmak istenen tanklara ilişkin ''Türk Akreditasyon Kurumu'ndan (TÜRKAK) veya Türk Akreditasyon Kurumu ile karşılıklı tanıma anlaşması bulunan akreditasyon kurumları tarafından akredite edilen şirketler veya Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından uluslararası gözetim şirketi statüsü verilen gözetim şirketleri tarafından" hazırlanmasına dair zorunluluğun suç tarihinden sonra 07.10.2009 tarihinde yürürlüğe ğirdiği, suç tarihi itibarı ile yukarıda belirtilen kurumlara kalibrasyon yaptırma zorunluluğu bulunmadığı, bu nedenle Ocak 2008 tarihine kadar kullanılan kalibrasyon cetvellerinin gemi mühendisi olan sanık ... ile temyiz dışı sanık ... tarafından tanzim edildiği, firmanın kalibrasyon cetvellerinde yapılan usûlsüzlük nedeniyle bu tarihler arasında hemen hemen tüm gemi tahliyelerinde tanklara alınan miktarda %2-3'lük kayıp oluştuğu, ancak söz konusu kaybın önemli bir kısmının 2005 yılındaki kalibrasyon cetvelinden kaynaklandığı, 2007 yılında ise firmanın tanklarında yüksek fireler oluşması nedeni ile Gümrük İdaresi tarafından antrepo sahasında ve tanklarda bir değişikliğe mahal vermeden kalibrasyon cetvellerinin yeniden tanziminin istenilmesi üzerine Ocak 2008 tarihinde kalibrasyon cetvellerinin akredite edilmiş olan ...Supervise Gözetme A.Ş.'ne yaptırıldığı, bundan sonra fire payının doğru kalibrasyon cetvellerine bağlı olarak uluslararası oranlara inmesi ve her iki kalibrasyon cetvelleri arasında % 2-3 arası bir farkın tespit edilmesi üzerine durumun araştırılmasına başlanıldığı, ...firması görevlileri ile İzmit Gümrük Müdürlüğü görevlilerinin yaptıkları incelemeler sonucunda tanzim olunan 10.08.2010 tarihli raporda sahteciliğe konu kalibrasyon cetvelleri ile uluslararası standartlara uygun olarak ...firması tarafından tanzim edilen kalibrasyon cetvelleri arasındaki %3'lük farkın genleşme, korozyon ve taban hareketlerinden dolayı meydana gelmesinin mümkün olmadığı, aynı tanka ait farklı kişilerce yapılan kalibrasyon işleminde ufak farklılıkların oluşabileceği ancak farkın %3'lere ulaşmasının mümkün olmadığının belirtildiği, yine 26.05.2005 tarihi itibarıyla mevzuat değişikliği nedeniyle tüm antrepoların elektronik ölçüm cihazları ile izlenilmesine karar verildiği, ... A.Ş. firmasının da 01.01.2006 tarihinden itibaren tank radar sistemi ile izlenilmeye başlandığı, söz konusu sistemin antrepo firmasının müdahalesine açık olması nedeni ile güvenilir sonuç verdiği konusunda şüpheler bulunmasına rağmen soruşturma sırasında incelendiği, tank radar inceleme tutanağına göre antrepoda 28 adet tankın bulunduğu, sistemin tankta bulunan ürün miktarını saatte 1 ton olarak kayıt ettiği, kimi tankların raporlarının bulunmadığı, kimi tankların raporlarında ise ölçüm yapılmamış olarak ''1000000'' şeklinde sayıların kayıtlı olduğu, tankların akaryakıt alımından sonra mühürlü olması gereken dönemlerde tanklarda transfer dilekçesi ve beyannamelerle uyuşmayan bir çok transferin tespit edildiği, radar hareketleri ve tespit edilen ürün miktarları ile beyannameler ya da transfer dilekçeleri arasında çelişkiler bulunduğunun tespit edildiği, soruşturma sonucunda 13.01.2005 ve 31.08.2007 tarihleri arasında 51 gemi ile gelen akaryakıttan 54 antrepo beyannamesi kapsamında 15.559.02 kilogram ve 39.929.357,29 TL gümrüklenmiş değeri bulunan akaryakıtı kalibrasyon farkı kapsamında kayıt dışı olarak mal edindikleri ve bu akaryakıtları da proje dışı oluşturdukları boru hatları sayesinde kara tankerleri aracılığı ile peyderpey yurda soktukları, Mersin Valiliğinin oluru ile üniversite öğretim üyesi, mühendis, sörvey ve gümrük memurları tarafından yapılan denetim sonucunda antrepolarda proje harici boru hatlarına rastlanıldığı, proje ölçülerine uymayan kalınlıkta boruların kullanıldığı, yangın boru hatları ile akaryakıt hatlarının birbirlerine bağlandığı, tanklar ve boru hatlarında kolayca yeni bağlantıya sebebiyet verebilecek çok sayıda kör tıpalara rastlandığının rapor edildiği, yine soruşturma sırasında AN232/2006 antrepo beyannamesi ile gemiden T-6 numaralı tanka akaryakıt naklinden sonra ... memurları olan temyiz dışı sanıklar ..., .....ile sanık ... eşliğinde ölçüm yapan sörvey sanık ...'ün 18.05.2006 tarihli ölçüm tutanağında tanktaki 0,107 metre olan su miktarının 10,7 santimetre yerine 107 santimetre olarak girilerek 367 ton akaryakıtı su olarak ölçmek suretiyle ölçüm dışı bıraktığı ve diğer sanıklar ..., ... ... ve ... ile birlikte kaçakçılık eylemini gerçekleştirdiği, yine 30.10.2006 tarihli IM00219 sayılı özet beyan eki boş tank arama tutanağının sanık ... ile tutanakta imzası bulunan gümrük memuru sanıklar ... ..., ... ve ... tarafından 02.11.2006 tarihli olarak tutulmasına rağmen, suça konu tankın ölçümünü yapan tank radar sistemine göre tanka aslında 30.10.2006 tarihi itibarıyla akaryakıt alındığı, tutanak tutulduğu tarihte ise tank dolu olmasına rağmen kontrol edilmeden sahte resmi evrak tanzim edildiği, her iki olayda da kamu görevlilerinin kaçakçılığa bilerek göz yumdukları ve suçun işlenmesine iştirak ettikleri şüphesi ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'in soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, 15.07.2013 tarihli savunmasında ve sanık müdafiinin 30.09.2013 tarihli yazılı beyan dilekçesinde özetle; ... Petrolcülük firmasının yönetim kurulu başkanı olduğunu, Mersin'deki antreponun 1999 yılından beri faaliyet gösterdiğini, esasen firmanın tüm temsil yetkisinin kendisinde olduğunu ancak firmanın kuruluş prosedürlerinden dolayı ... ve ... ...'in de yönetim kurulu üyesi olarak gözüktüklerini fakat şirket için herhangi bir işlem yapmadıklarını, belirtilen tarihlerde firmada 28 adet tank bulunduğunu, bu tankların dışında 25 numaralı tankta ise kendileri ile ilgisi bulunmayan gümrük personeli tarafından yakalanarak yedi emin olarak teslim edilen malların olduğunu, anterepodaki kamera sisteminin 3 aylık depolama kapasitesine sahip olduğu için belirtilen tarihlerdeki kamera görüntülerinin kendilerinde bulunmadığını, yine radar sistemini de 2006 yılının başından beri kullanma zorunluluğu getirildiğini, bu sistemin tanklardaki akaryakıt miktarını saatlik olarak raporladığını ve gümrük personeli tarafından online olarak takip edilebildiğini, bu nedenle kendilerinin bu raporlamaya müdahale etmelerinin mümkün olmadığını, belirtilen tarihlerde firmasının akaryakıt ithalatı yapmadığını, yalnızca transit kaydı ile depoculuk faaliyeti yürüttüklerini, firmaların aslında kendisinden tanklarını kiraladıklarını, bu ürünlerin %99'unun yine transit olarak yurtdışına gönderildiğini, çok az miktarda ürünün kiracı firmalar tarafından Europet ve Starpet gibi firmalara ithal edilmek üzere satıldığını ve bu ürünlerin bu nedenle söz konusu firmalara sevk edildiğini, bu firmalar ürünlerini teslim alacakları sırada gümrük personelinin gelip tank içerisindeki ürünü ölçtüklerini, alınacak ürün çıkartıldıktan sonra tankı yeniden ölçüp mühürlediklerini, bu aşamada kendilerinin yalnızca depoculuk yaptığını, ürün sahibi olan firmaların gelen gemilerini Mersin'de faaliyet gösteren herhangi bir gemi acentesi ile anlaşarak gönderdiklerini, bu acentelerin gelen malın miktarına yakın bir miktarda özet beyan formu doldurarak Gümrük İdaresi'ne müracaat ettiklerini, gemi gelip şamadıraya yanaştığında ürün sahibi firmaların bir gümrük müşavirliği ile anlaşıp ürünün gümrük işlemlerini yaptırdıklarını, ürün sahibi firmanın aynı zamanda ölçüm şirketlerinden birisi ile anlaşıp gümrük personeli ile birlikte sörvey, gümrük müşavirliği personeli, acenta personeli tesise gelerek ürünün alınacağı tankların boş tespitini yaptıklarını ve denizden gelen boru dışında kalan tüm boruların mühürlendiğini, daha sonra ürünün gemideki ölçümünün yapıldığını ve tahliye işlemlerinin başladığını, yaklaşık 2 ya da 3 gün süren tahliye esnasında tüm bu sayılan personelin mesai yaparak ürünün alınacağı tankın başında beklediklerini, boşaltma işlemine müteakip tanka giren deniz hattı borusunun da mühürlendiğini, daha sonra görevlilerin dreyn vanası mührünü açarak tanktaki suyu dreyn yaptıklarını, ölçümün sörvey tarafından yapıldığını, önce ürün miktarını gösterir dolu tank tutanağının tanzim edildiğini, ürünün kendilerine teslim edildiğine dair bu tutanağın imzalandığını, söz konusu takın ürün çıkacağı güne kadar mühürlü halde beklediğini, yine aynı heyetin aynı kalibrasyon cetveli ile tanktaki ürünün tespitini yaparak yurtdışına çıkışına izin verdiklerini, bugüne kadar teslim edilen bütün ürünlerde ‰ (binde) 2-4 oranında fire dışında hiçbir firelerinin olmadığını, böyle fireler olsa idi antrepo beyannamesinin de kapatılamayacağını, Gümrük Müdürlüğü'nün yazısından da anlaşılacağı üzere yasal fire dışında kayıp söz konusu olmadığını, müfettişin iddia ettiği gibi %3 değil ‰ (binde) 2-4 arasında kayıp olduğunu, %3'lük fire miktarının ise gemi ile tank arasındaki fire oranı olduğunu, gemi ile tank arasındaki eksikliğin ise antrepo olarak kendilerini bağlamadığını, müfettişin iddialarının herhangi bir somut olguya dayanmadığını, antrepodan alındığı iddia edilen 16.000 ton akaryakıtın kara tankeri ile taşınması için 1.100 adet tankere ihtiyaç olduğunu ve 1.100 adet tanker dolusu akaryakıtın yurda sokulması için tüm gümrük personelinin ve emniyetin bu duruma göz yummasının gerektiğini, daha önceki kalibrasyonlarının Mersin ....firmasına yaptırıldığını, 2008 yılından sonra ise .... firmasına yaptırıldığını, aradaki farkı o zaman fark ettiklerini, fark ettikten sonra fire oluşan tüm kargolarla ilgili olarak gemiye gözetim firması ile müştereken imzaladıkları protesto mektuplarını gönderdiklerini, bu mektupların müfettiş tarafından yalnızca aleyhe evrakların toplandığı bahanesi ile teslim alınmadığını, ürünlerin hepsinin beyanname ile tesisten çıktığını, o tarihteki tesis müdürü olan... tarafından kalibrasyon cetvellerinin ... tarafından tanzim edildiğinin söylendiğini, antrepoda bir çok kez arama yapılmasına rağmen herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığını beyan ettikleri belirlenmiştir. 2.Sanık ...'in tüm aşamalarda; 2003 yılından 2006 yılına kadar adı geçen şirkette %1 oranında hissesi bulunduğunu, şirket yetkilisinin abisi olan diğer sanık ... olduğunu, tüm alım satım işlemlerini de kendisinin yaptığını, neticeten 2005 ve 2006 yıllarında abisi ile şirket ortaklığını bitirmek için hisse devri konusunda .....'a vekalet verdiğini, kalibrasyon işlemlerinden bilgisinin olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Sanık ...'in tüm aşamalarda; adı geçen şirketin ortaklarından olduğunu, diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte bu firmayı kurduklarını, kendisinin 2007 yılında bu şirketten ayrıldığını, 11 yıldır da şirkete gitmediğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. 4.Sanık ...'ün tüm aşamalarda; ..... firmasının ortak ve yetkili müdürü olduğunu, dava konusu kalibrasyon işlemlerini 2004 ve 25.01.2005 tarihleri arasında diğer sanık ... ile birlikte teknolojik imkanlar nedeniyle manuel yaptıklarını, sonradan yapılan kalibrasyon işlemlerinde dahi hata payları çıkabildiğini, önceki işlemlerde de hata payı ihtimali olduğunu, kasten yanlış hesaplama durumunun söz konusu olmadığını, kendileri tarafından hazırlanan kalibrasyon cetvelleri ile sonradan hazırlanan kalibrasyon cetvelleri arasındaki farkın kendisini de çok şaşırttığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 5.Sanık ...'ün tüm aşamalarda; ...isimli firmada sörvey olarak çalıştığını ve suçlamaları kabul etmediğini, 11.05.2006 tarihinde M/T PROCESS adlı geminin tesise gaz oil tahliyesi için geldiğini, aynı tarihte tesiste bulunan tanklara tahliyesine başlandığını, 18.05.2006 tarihinde tankların ölçümünün gümrük heyeti huzurunda yapıldığını, yapılan işlemin tankların içerisindeki ürünün yüksekliği, sıcaklığı ve tankların içerisindeki suyun ölçümü olduğunu, daha sonra kendisinin bilgisayarından rapor çıkartmak üzere ölçü ve metreküpleri yazdığını, iddiaya konu tankta mevcut olan su miktarının kendisinin tespitine uygun olduğunu, tankta gerçekten de 107 cm su tespit ettiğini, müsvedde notlarında da bu şekilde geçtiğini, bu işlemi yanındaki gümrük görevlileri ile birlikte yaptığını, mutabakat tesis edildikten sonra hesaplamalara geçtiğini, ancak tamamen maddi bir hata sonucu bilgisayara geçerken metre cinsinden ifade etmek için 100'e bölmesi gerekirken 1000'e bölmek suretiyle 1,07 yerine 0,107 metre olarak girdiğini, yine 02.11.2006 tarihli boş tank tutanağı hususunda geminin zaman çizelgesini incelediğinde 30.10.2006 günü şamandıraya yanaşıp aynı gün tahliyeye başlandığı, 07.11.2006 günü tahliyenin sona erdiğini, tahliyeye 30.10.2006 tarihinde başlandığı için boş tank tutanağının 02.11.2006 tarihli olmasının mümkün olmadığını, tutanağın sehven bu şekilde tanzim edilmiş olabileceğini beyan ettiği belirlenmiştir. 6.Sanık ...'nın tüm aşamalarda; olay tarihinde Mersin .... Müdürlüğünde antrepo memuru olarak görev yaptığını, herhangi bir ihmali ya da kastının olmadığını, ön incelemesi yapılan tank hakkında boş tank arama tutanağını 02.11.2006 tarihinde imza altına aldıklarını, daha sonra radar taramasında tank içerisinde yakıt bulunduğunun tespit edildiğini, ancak bu maddenin su olduğunu, radar taramasının yakıt ve suyu birbirinden ayırt edemediğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği belirlenmiştir. 7.Sanık ...'in tüm aşamalarda; olay tarihinde Mersin'de gümrük yardımcısı olarak görev yaptığını, görevini usûl ve yasalara uygun olarak yerine getirdiğini ve suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği belirlenmiştir. 8.Sanık ...'in tüm aşamalarda; olay tarihinde gümrük muayene memuru olarak görev yaptığını, yurt dışından akaryakıt geldiğinde gümrük idaresinin ölçüm yapmaya yetkili olmadığını, sadece yapılan ölçüme nezaret ettiklerini, kendilerinin ihmal gösterdikleri bir husus bulunmadığını beyan ettiği belirlenmiştir. 9.Dosya içerisinde bulunan emekli sayıştay denetçisi, gümrük müşaviri ve gümrük müfettişi tarafından tanzim olunan 17.11.2014 tarihli heyet raporuna göre; kaçakçılık yaptığı iddia olunan kişilerin söz konusu eylemlerini, petrol türevlerinin tanka alınması ve araçlara yüklenmesi ile gerçekleştirmelerinin, eşyanın bulunduğu yer, araçların giriş ve çıkışlarındaki denetim, gümrük müdürlüğünde görevli gözetim ve denetim memurlarının denetime yönelik asli görevleri, sahada görevli diğer kamu görevlilerinin görev ve yetkileri de ele alındığında mümkün olmayacağı, 3 yıl süre ile kullanıldığı ifade olunan kalibrasyon cetvellerinin gerçeği yansıtmaması şeklinde ortaya konulan iddianın, 4458 sayılı Kanun'undaki antrepo ve transit rejimi hükümlerinin Gümrük İdaresi ve taraflara yüklediği sorumluluklar ve yetkileri çerçevesinde ele aldığında Gümrük İdaresi personelinin görevlerinin gereklerini 3 yıl süre gibi uzun bir zaman diliminde yerine getirmediği sonucunu doğuracağı, ancak bu konuda bir tespit yapıldığına dair bir hususun dosyada yer almadığı, söz konusu antrepodaki akaryakıt tanklarından transit rejimi hükümlerine göre beyannamelerin tescil ettirilerek araç plakaları da tek tek belirtilerek Gümrük İdaresinin denetimi ve gözetimine sunulduğu, olay transit rejimi hükümleri ışığında ele alındığında rejimin sanıklarca nasıl ihlal edildiğinin araç bazında ortaya konulmadığı, suçun unsurlarının hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı, yasal olarak dolum yapan tankerler arasında dikkat çekmeden 15.669.092 kilogram akaryakıtın antrepodan çıkışının yapılmış olunabileceği iddiasını destekleyecek herhangi bir yakalamanın yapılmadığı, suçüstü hükümlerinin olmadığı, iddianın sadece varsayıma dayandığı, bu varsayımın da fezlekede "yasal olarak dolum yapan tankerler arasında dikkat çekmeden 15.669.092 kg akaryakıtın antrepodan çıkışının yapılmış olunabileceği'' şeklinde ifade edildiği, bu şekilde bir iddiaya dayalı olarak yapılan kaçakçılık suçlamasının yerinde olmadığı, olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Gümrük İdaresinin gözetimi ve denetimi altında periyodik denetimlerin yapıldığı ve gümrük personelinin 3 yıllık dönemde görevlerinin gereklerini yaptıklarının kabulü gerekeceği, yine eşyanın niteliğinden kaynaklanan yanıcı, parlayıcı, günlük, haftalık, aylık, yıllık dönemler, hava durumları, bulunduğu tankların özelliğinden kaynaklanan kaçınılmaz değişkenlik gösterdiği herkesçe kabul edilen fire durumları da ele alındığında işlendiği ileri sürülen suçun unsurlarının hiçbir tereddüte ve şüpheye yer vermeyecek şekilde, denetime açık şekilde ortaya konulması lazım geldiği, eşyanın hangi yollardan kaçak olarak Türkiye ve serbest dolaşıma sokulduğu somut delillere dayalı olarak ortaya konulmadığından, Türkiye'ye sokulduğu ifade edilen kaçak ürünün nerede ve nasıl sarf edildiğine ilişkin tespitlerin dosyada olmaması ve tüm değerlendirmeler ışığında sanıklar hakkında iddianamede ileri sürülen suçun unsurlarının gerçekleşmediği görüşü belirtilmiştir. 10.Dosya içerisinde bulunan kimya mühendisi, gümrükler genel müdürü ve makina mühendisi tarafından tanzim olunan 10.09.2019 tarihli kurul raporuna göre ise; sanıklar hakkında mal varlığını aklama suçu bakımından açılan kamu davasının halen görülmekte olması sebebiyle bu konuda değerlendirme yapılmadığı, dava konusu akaryakıt antrepolarının yükleme, ölçme ve boşaltma sırasında kullanılan boru hatları, vanalar dahil mevcut fiziki altyapılarının belge ve projelere uygun olmadığı ve kaçakçılık yapmaya elverişli bir fiziki yapıya sahip olduğu, ancak, dava dosyasında mevcut altyapı kullanılarak akaryakıt kaçakçılığı yapıldığını gösteren bir tespite ve delile rastlanmadığı, net standart hacmi elde ederken yapılabilecek hataların %3'e ulaşabileceği, özellikle kalibrasyon sırasında üst hacim belirlenirken iç çap ve yükseklikte yapılabilecek hataların net standart hacimde %3'e varan farklara yol açabileceği, kalibrasyon ve ölçüm sırasında yapılan hataların (bilerek ve isteyerek yapılması hariç) gerekli özen ve dikkat gösterilmediği taktirde yapılabilecek hatalar olduğu mütalaa olunmuştur. A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik İncelemede Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Yapılan İnceleme Sanıklar ..., ...., ... ve ...'ün yargılama konusu eylemi için oluş ve dosya içeriğine göre olayda teşekkül halinde kaçakçılık suçunun unsurlarının bulunmadığı da gözetilerek 5607 sayılı Kanun uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddi ile sanık ...'ün yargılama konusu eylemi için 4926 sayılı Kanun ile sanığın kamu görevlisi olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetildiğinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımını kesen son işlem olan sanık ...'in savunmasının alındığı 25.11.2013, sanık ...'in savunmasının alındığı 15.07.2013, sanık ...'in savunmasının alındığı 24.06.2013, sanık ...'ün savunmasının alındığı 13.05.2013 ve sanık ...'ün savunmasının alındığı 30.09.2013 tarihleri itibarıyla hüküm tarihinde 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. III. KARAR A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Yapılan İnceleme Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin reddiyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Yapılan İnceleme Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan beraat hükmünün, sanık ... hakkında ise hem kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği hem de 4926 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan beraat hükmünün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davası ile sanık ... hakkında hem kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği hem de 4926 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.