T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/437 KARAR NO : 2025/1329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/259 Esas, 2023/885 Karar DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu …
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/437 KARAR NO : 2025/1329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/259 Esas, 2023/885 Karar DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ... Trafik Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın 12/08/2017 tarihinde çarpışarak trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda 222 promil alkollü olan... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğunu, KTK ekseninde davalının araç sahibi olması nedeniyle aynı ölçüde kusurlu ve sorumlu olduğunu, ilgili kazada ...'nin yaralandığını, ...'nin vekili aracılığı ile müvekkiline başvurduğunu, akabinde Sigorta Tahkim Komisyonu bünyesinde 2021-... esas sayılı dosyası ile başvurusunu genişletmiş ve yapılan yargılama sonucunda müvekkili tarafından dava dışı ...'ye 22/12/2021 tarihinde toplam 68.100,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme sonrası tazminatın davalı tarafından ödenmesi yönünde yazılı taleplere davalının cevap vermediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 68.100,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan... plaka sayılı aracın malikinin müvekkili olmadığını, aracın 15/08/2017 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile ...'a satıldığını, müvekkilinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili araç sahibi olarak kabul edilse dahi zarardan KTK 85.maddesine göre aracın işleteninin sorumlu tutulduğunu, kazanın yaşandığı sırada aracın sürücüsü olan dava dışı ...'ın aynı zamanda işleten sıfatına haiz olduğunu, davacının kazanın sürücünün salt alkollü olmasından dolayı meydana geldiğini kanıtlayamadığını, müvekkiline rücu hakkının bulunmadığını, Yargıtay emsal kararlarına göre alkollü olmasının tek başına rücu sebebi olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili, müvekkilinin... plakalı aracın sigortacısı olduğunu, alkollü sürücü ... yönetiminde dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini ve bu kaza nedeniyle dava dışı ...'ye 68.100,00 TL tazminat ödediklerini ...'ın alkolün etkisi ile kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle ödenen tazminatın sürücünün fiilinden sorumlu olan araç işleteni davalı şirketten alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce kazanın sırf alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği ve tarafların kusur durumunun tespiti için dosya aralarında bir nöroloji uzmanının bulunduğu İTÜ Trafik Kürsüsünde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve düzenlenen raporda sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği tespit edilmiştir. Dava dışı ...'nin, ...Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.10.2021 tarihli maluliyet raporunda %4 oranında maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre tespit edildiğinden bu rapor hükme esas alınmıştır. Yine belirtilen ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Bu doğrultuda dava dışı ...'nin maluliyeti nedeniyle talep edebileceği tazminat tutarı 66.796,59 TL olarak hesap edilmiştir. ... ile davalı şirket arasında düzenlenen ibranamede ise 54.000,00 TL tutarında sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmesi hususunda anlaşma sağlanmış ve davacı şirket tarafından vekalet ücreti ile birlikte dava dışı ... vekilinin hesabına 64.659,32 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Davacı vekili 2.378,88 TL stopaj ve 1.067,79 TL KDV ödemesinin de şirket tarafından ödendiğini beyan etmiş ise de, Mahkememiz'in 25.10.2023 tarihli celsesinde davacı tarafa stopaj ve KDV ödemesine dair belgeleri sunması aksi halde bu talepler yönünden davanın reddine karar verileceği yönünden iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı tarafından bu süre içerisinde belge sunulmamıştır. Davalı vekili dava konusu... plakalı aracın dava dışı sürücü ...'a satıldığını bu nedenle meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirtmiş ise de, dava konusu aracın 15.08.2017 tarihinde Erzurum ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile davalı şirket tarafından davalı ...'a satıldığı dava konusu trafik kazasının ise satış tarihinden üç gün önce 12.08.2017 tarihinde meydana geldiği anlaşıldığından ve sigorta poliçesinde davalı şirketin araç işleteni olarak yer aldığı hususu da nazara alınarak, davalının işleten olarak sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler bilirkişi raporları ve adli tıp kurumu raporları doğrultusunda trafik kazası münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğinden rücu şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 64.659,32 TL'nin 22/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın malikinin müvekkili şirket olmayıp, Erzurum ... Noterliği'nin 15/08/2017 tarihli ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesiyle aracın ...'a satıldığını, müvekkilinin aracı satıp fiilen teslim ettikten sonra 12/08/2017 tarihinde kazanın gerçekleştiğini, kazadan haberdar olmayan müvekkilinin 15/08/2017 tarihinde aracın devrini gerçekleştirdiğini, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, aracın sürücüsü dava dışı ...'ın aracın işleteni olduğunu, davacı şirketin kazanın sürücünün salt alkollü olmasından dolayı meydana geldiğini kanıtlayamadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına aracın sürücüsünün alkollü olması sebebiyle ödenen zararın rücuen tazmini talebine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; 12/08/2017 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı dava dışı araç sürücüsü ... yönetimindeki... plakalı aracın sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'ın 2,22 promil alkollü olduğunun ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından kaza dolayasıyla yaralanan 3. kişiye tazminat ödemesi yapıldığı, dava dışı sürücü ...'ın alkollü olduğu gerekçesiyle ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi heyet raporunda; alkollü sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, kazanın 12/08/2017 tarihinde meydana geldiği, davalı tarafından aracın kaza tarihinden sonra 15/08/2017 tarihinde satışının gerçekleştirildiği, kaza tarihinde davalının kayıt maliki olduğu, davalının işleten olmadığı yönündeki iddiasını ispatlar dosyada bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 4.416,87-TL karar harcından peşin alınan 1.104,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.312,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.