4. Hukuk Dairesi 2021/20461 E. , 2023/1467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/500 E., 2021/394 K. MAHKEMESİ: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2018/377 E., 2018/360 K. HÜKÜM/ KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozu
**4. Hukuk Dairesi 2021/20461 E. , 2023/1467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/500 E., 2021/394 K. MAHKEMESİ: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2018/377 E., 2018/360 K. HÜKÜM/ KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davalı vekili ile birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; murislerinin Garanti Bankası Emek Şubesinden 29.01.2010 tarihinde kredi çektiğini ve bu kredi ile birlikte hayat sigortası yaptırdığını, muris ...'ın 29.12.2011 tarihinde akciğer kanseri nedeni ile vefat ettiğini, davalı bankaya yapılan müracaat üzerine murisin daha öncesinden hastalığını bildiğini ve hayat sigortası kapsamının dışına çıktığını ve bu nedenle işlem yapamayacaklarını bildirdiklerini, oysa ki murisin hastalığını öğrendiği tarih ve buna ilişkin raporun hayat sigortası ve kredi işleminden sonraki bir tarih olduğunu, davalı tarafça gönderilen 01.03.2012 tarihli ihtarname ile borcun bu kez mirasçılarından talep edildiğini ileri sürerek murisin hastalığını daha önceden bildiğinden bahisle 5.600,00 TL tutarındaki kredi borcunun mirasçılardan istenilmesi nedeni ile bu kredi borcundan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 09.01.2010 tarihinde kredi çektiğini, bu esnada kendisine hayat sigortası yapıldığını, sigorta şirketi tarafından davacıların murisinin borcunun ödenmediğini, bunun üzerine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/184 Esas sayılı dosyası ile Garanti Bankası A.Ş aleyhine dava açtıklarını, davanın kabulüne karar verilmiş ise de Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş'ye de husumet yöneltilmeksizin çözümün olanaklı görünmeyeceğinden adı geçen sigorta şirketi aleyhine dava açılması ve Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesi yönünde bozma kararı verdiğini belirterek açılan iş bu davanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/500 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davalı bankanın alacaklı olduğu Ankara 18.İcra Müdürlüğü'nün 2012/4572 E. ve 2012/4573 E. sayılı dosyalarıyla ... aleyhine icra takibine geçildiğini, icra takibinin açılmasından sonra kişinin vefat ettiğini haricen öğrendiklerini, müvekkil banka tarafından davacılar aleyhine başlatılmış icra takibinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; dain-i mürtein sıfatıyla bankanın hak ve menfaat sahibi olduğunu, TÜİK Ölüm Belgesi’nde ölüm sebebinin kanser olarak belirtildiğini, davacıların murisinin hastalığını gizlediğini, beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.06.2013 tarihli ve 2012/184 Esas, 2013/304 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile davalı bankanın sigorta şirketine başvuru konusunda çıkardığı muarazanın giderilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2017 tarihli ve 2014/14276 Esas, 2017/1234 Karar sayılı kararı ile; " ...işbu davada, öncelikle, düzenlenen hayat sigortası başlıklı poliçelerde sigorta ettiren ve dain mürtehin sıfatı bulunan ve buna bağlı olarak sigorta bedeli üzerinde asıl hak sahibi konumunda olan davalı banka ile dava dışı sigorta şirketi arasındaki hukuki durumun tayin ve tespit olunması, bunun sonucuna göre de davalı bankanın tüketici kredisinden kaynaklanan alacağını sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekirken davacılardan talep etmiş olmasının MK’nın 2. maddesi dairesinde hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunup bulunmadığı ve bu durumun aynı sermaye grubu içinde yer alan sigorta şirketi ile davalı banka bakımından bir sebepsiz zenginleşme hali yaratıp yaratmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; bu biçimde yapılacak bir araştırma ve soruşturmanın sonucunda verilecek kararın ise, dava dışı sigorta şirketinin hukuki durumunu etkileyeceğinin açık olduğu, nitekim, dava dışı sigorta şirketine davanın ihbar edildiği, sigorta şirketinin talebin teminat dışında bulunduğu cevabını verdiği, hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmadığından davanın Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş’ye de husumetin yöneltilmeksizin çözümü olanaklı görülmediğinden davacı yana adı geçen sigorta şirketi aleyhine dava açılması ve işbu dava ile birleştirilmesi için süre verilerek gereğinin yerine getirilmesi halinde yukarda belirtilen hususlar çerçevesinde gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle, 29.12.2011 tarihinde akciğer kanseri nedeni ile vefat eden sigortalı muris ...'ın daha öncesinden hastalığını bilip bilmediği ve hayat sigortası kapsamının dışına çıkıp çıkmadığı, murisin hastalığını öğrendiği tarih ve buna ilişkin raporun hayat sigortası ve kredi işleminden sonraki bir tarih olup olmadığı, hastalığı ile ölüm arasında illiyet olup olmadığı araştırılarak ortada geçerli bir poliçe var mı yok mu tespit edildikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davada iddianın ileri sürülüş biçimi gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.05.2021 tarihli ve 2017/500 Esas, 2021/394 Karar sayılı kararı ile; asıl davada davalı ...Ş'ye yönelik davanın kabulü ile davalı bankanın birleşen dosya davalısı Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş'ye başvuru konusunda çıkardığı muarazaanın giderilmesine, birleşen davanın kabulüne muris ... 'ın 20.01.2010 tarihinde kullandığı, 778/6673965 numaralı kredi hesabından kullanılan krediden kaynaklı bakiye borcun davalı ... Emeklilik ve Hayat A.Ş tarafından Garanti Bankası A.Ş 'ye ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde asıl davalı vekili ve birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davalı vekili; davalı Banka tarafından davacılara yöneltilen herhangi bir icra takibi bulunmadığını, bu bakımdan davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, taraflarınca muris adına yapılan icra takibinden sonra murisin vefat ettiğinin öğrenildiğini, buna ilişkin sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve sigorta şirketinden “red” cevabı alındığını, mahkeme gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Birleşen davalı vekili; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğu görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, sigortalı murise kanser hastalığı tanısının sigorta sözleşmesi akdedilmeden önce konulduğunu, TÜİK ölüm belgesinde de bu durumun açıkça belirtildiğini, kök ve ek bilirkişi raporunda resmi nitelikte olan ölüm belgesine itibar edilmediğini, sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, dosya kapsamında kanser hastalığının tanı tarihi net bir şekilde belirlenmeden ve illiyet bağı hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmadan eksik ve hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; birleşen davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigorta poliçesi yapılan murisin asıl davada davalı bankaya olan kredi borcunun hayat sigortası poliçesi kapsamında ödenip ödenmeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigorta Poliçesi Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, davacılar murisi olan ...’ın akciğer kanseri teşhisinin 29.01.2010 poliçe tarihinden sonra (12.05.2010 tarihinden sonra) konulmuş olmasına, tedaviye de bu tarihte başlanmış olmasına, teşhisin poliçe tanziminden önce konulduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmamasına, bu hali ile beyan yükümlülüğünü ihlalden söz edilmeyecek olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle asıl davalı vekili ile birleşen davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.