TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR İSMAİL YÜKSEL BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/5517) Karar Tarihi: 28/1/2021 Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Murat İlter DEVECİ Başvurucu : İsmail YÜKSEL Vekili : Av. Abdullah ERKOL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, kasten öldürme olayı hakkında yürütülen ceza soruştu rmasının makul süratle
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR İSMAİL YÜKSEL BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/5517) Karar Tarihi: 28/1/2021 Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Murat İlter DEVECİ Başvurucu : İsmail YÜKSEL Vekili : Av. Abdullah ERKOL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, kasten öldürme olayı hakkında yürütülen ceza soruştu rmasının makul süratle yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği i ddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 22/2/2018 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olay lar özetle şöyledir: Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 38. Başvurucunun kızı Z.G. ile damadı Zi.G. 14/3/2004 tarihinde ö ldürülmüştür. 9. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26/3/200 4 tarihli iddianamede başvurucuların yakınlarının Z.G.nin eski eşi O.P. t arafından ruhsatsız bir ateşli silah kullanılarak öldürüldüğü iddia edilmiştir. 10. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince (Ceza Mahkemesi) yapılan ya rgılamada başvurucu katılan sıfatıyla yer almıştır. 11. Yaptığı yargılama sonunda Ceza Mahkemesi Z.G. ve Zi.G.yi tas arlayarak öldürdüğü sonucuna vardığı sanığın, tasarlayarak kasten öldürme suçu nedeniyle 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 450. maddesine istinaden iki ke z ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına kara r vermiştir. Verilen karara göre sanık ruhsatsız ateşli silah taşıması nedeniyle de mahkûm edildiğinden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının 1 yıl 1 aylık kısmı, sanığın bir hücred e geceli gündüzlü tecrit edilmesi suretiyle infaz edilecektir. 12. Gerek sanığın temyiz istemi gerekse hükmün resen temyiz ince lemesine tabi olması nedeniyle Yargıtay 1. Ceza Dairesince yapılan (Ceza Dair esi) 8/3/2006 tarihli incelemede ölü muayenesi ve otopsi tutanağının ilk sayfasının z abıt katibi tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir . 13. Bozma ilamına konu eksikliği tamamlayan Ceza Mahkemesi 9/5/2 006 tarihinde, daha önce verdiği karar doğrultusunda karar vermiştir. 14. Bahse konu karar hem sanık hem de katılanlar tarafından temy iz edilmiştir. 15. Ceza Dairesi, başka hususlar yanında 26/9/2004 tarihli ve 52 37 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle her b ir tasarlayarak kasten öldürme suçu yönünden ayrı ayrı lehe kanun değerlendirmesi yapı lması ve ardından cezaların toplanmasına ilişkin ilkelere göre yeni bir karar verilmesi ger ektiğini belirterek 20/2/2008 tarihinde hükmün bozulmasına karar vermiştir. 16. Bozma ilamı sonrası yaptığı yargılama sonunda Ceza Mahkemesi 5237 sayılı Kanun'un sanığın lehine olduğunu tespit edip sanığın başvurucun un yakınlarını haksız tahrik altında öldürdüğü sonucuna varmış ve 4/12/2008 tarihli kararıyl a sanığın her bir öldürme eylemi için neticeten ayrı ayrı 20 yıl hapis cezasıyla cezaland ırmasına karar vermiştir. 17. Anılan karar hem sanık hem de katılanlar tarafından temyiz e dilmiştir. 18. Ceza Dairesi, haksız tahrike ilişkin hükümlerin uygulanamaya cağı ve 5237 sayılı Kanun'un 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle her bir tasarlayarak kasten öldürme suçu yönünden ayrı ayrı lehe kanun değerlendirmesi yapı lması ve ardından cezaların toplanmasına ilişkin ilkelere göre karar verilmesi gerektiği ge rekçesiyle 24/2/2010 tarihinde hükmün bozulmasına karar vermiştir. 19. 25/5/2010 tarihli celsede sanığın bozma ilamına karşı beyanl arını alan Ceza Mahkemesi, Ceza Dairesinin bozma ilamına karşı önceki kararında ısrar etmiştir. Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 420. Direnme kararı sanık ve katılanlar tarafından temyiz edilmiş tir. 21. 1/2/2011 tarihinde 15/3/2004 tarihinden itibaren tutuklu ola n sanığın tahliyesine karar veren Yargıtay Ceza Genel Kurulu (Genel Kurul) 14/6/2011 tarihinde direnme kararının bozulmasına karar vermiştir. 22. Ceza Mahkemesi 15/12/2011 tarihli celsede Genel Kurulun bozm a ilamına uyulmasına ve kendisine ulaşılamaması nedeniyle bozma ilamına k arşı beyanı alınmak üzere sanık hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar vermiştir. 23. Sonraki 27 celse boyunca sanık hakkında düzenlenen yakalama emrinin infazını bekleyen Ceza Mahkemesi, 29. celsenin yapıldığı 18/12/2018 tari hinde sanığın önceki savunmaları ile yargılama safahatını dikkate alarak yakalama em rinin infazını beklemekten vazgeçmiş ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 82. maddesi uyarınca neticeten her bir öldürme eylemi nedeniyle ayrı ayrı müebbet hapis cezasıyla cezalandırıl masına ve sanık hakkında verilmiş olan aynı neviden cezalar suç tarihine göre lehe bulun an 765 sayılı Kanun'un 70. maddesi uyarınca içtima edilerek sanığın 1 yıl süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmesi suretiyle sadece bir kez müebbet hapis cezasının infaz ına karar vermiştir. 24. Sanık ve katılanlar temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 25. Ceza Dairesi, sanık hakkında haksız tahrik uygulanmaması ger ektiğine ilişkin Ceza Dairesi kararına karşı sanığın savunmasının alındığına işa ret ederek Ceza Mahkemesince verilen kararı 22/1/2020 tarihinde onamıştır. IV. İNCELEME VE GEREKÇE 26. Mahkemenin 28/1/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları 27. Başvurucu; makul bir sürede yargılama yapılmadığını, bu nede nle yargılama sırasında tahliye edilen sanığın kaçtığını ve bir daha sanığa u laşılamadığını, sanığın güvenlik güçlerince etkili ve özenli bir şekilde aranmadığını, Ceza Mahk emesinin iddialarını, sunduğ u delilleri ve yargısal içtihatları dikkate almadan karar verdiği ni belirterek adil yargılanma ile etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme 28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucunun iddialarının özü, yakınlarının ölümü hakkında yetkili bir ceza soruşturması yürütülmediğine il işkindir. Bu nedenle başvuru yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul bo yutu kapsamında incelenmiştir. Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 529. Anayasa nın iddiaların değerlendirilmesinde dayanak alınacak Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevi varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: Herkes, ya şama... hakk ına sahiptir. 30. Anayasa nın Devletin temel amaç ve görevleri kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: Devletin temel amaç ve görevleri... ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır. 31. Başvurucu, yakınlarının ölümü hakkında yürütülen ceza soruşt urması nihayete ermeden bireysel başvuru yapsa da anılan soruşturma, bireysel b aşvurunun incelenmesinde n önce son bulmuştur. Bu nedenle başvuruya konu soruşturmanın büt ünü dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 32. Başvuruda herhangi bir kabul edilemezlik nedeni tespit edilm emiştir. Bu durumda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebili r olduğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 33. Anayasa'nın 17. maddesinin kendisine yüklediği pozitif yüküm lülüklerin usule ilişkin yönü uyarınca devlet, şüpheli her ölüm olayının tüm yön leriyle ortaya konulmasına, sorumlu kişilerin belirlenmesine ve gerektiğinde bu kişilerin c ezalandırılmasına imkân tanıyan bağımsız bir soruşturma yürütmesi gerekir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, 54; Sad ık Koçak ve di ğerleri , B. No: 2013/841, 23/1/2014, 94). 34. Bununla birlikte etkili soruşturma yükümlülüğü bir sonuç yük ümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Anayasa'nın 17. ma ddesi başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi de yüklemez (Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri, 56). 35. Şüpheli bir ölüm olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasın ın Anayasa nı n 17. maddesinin gerektirdiği etkinlikte olduğunun kabul edilebil mesi için; - Soruşturma makamlarının olaydan haberdar olur olmaz, resen ha rekete geçerek ölüm olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sa ğlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri, 57), Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 6- Soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması ve ölen kişi nin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için soruşturma sürecine gerekli ol duğu ölçüde katılabilmeleri ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri, 58), - Soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi ( Salih Akku ş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013, 30) gerekir. 36. Son olarak belirtmek gerekir ki olası cezai sorumluluğun tes piti adına, soruşturma sonrasında kovuşturma aşamasına geçilmiş ise ilk der ece mahkemesi önündeki yargılama aşaması dâhil bütün süreç Anayasa'nın 17. maddenin ge reklerine cevap verebilecek nitelikte olmalıdır ( Filiz Aka , B. No: 2013/8365, 10/6/2015, 30). b. İlkelerin Olaya Uygulanması37. Başvurucunun soruşturma makamlarının olaydan haberdar olur o lmaz resen harekete geçerek ölüm olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilece k bütün delilleri tespit etmediğine ve soruşturma sürecine gerekl i ölçüde katılamadığına yönelik bir iddiası yoktur. Ayrıca başvurucunun yakınlarını öld üren kişi Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada her bir öldürme eylemi yönünden iki kez müe bbet hapis cezasıyla cezalandırılmış ve sanık hakkında verilmiş olan aynı neviden ce zalar suç tarihine göre leh e bulunan 765 sayılı Kanun'un 70. maddesi uyarınca içtima edilere k sanığın 1 yıl süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmesi suretiyle sadece bir kez m üebbet hapis cezasının infazın a karar verilmiştir. Bu nedenle başvuruya konu edilen ceza soruşt urmasının etkili olup olmadığının tespiti yönünden incelenmesi gereken tek mesele, ce za soruşturmasının makul bir sürat ve özenle yürütülüp yürütülmediğidir. 38. Soruşturmanın makul bir özen ve süratle yapılıp yapılmadığın a ilişkin tespit başvuruya konu olayın kendi koşullarına, soruşturmadaki şüpheli veya sanık sayısına, suçlamaların niteliğine, olayın karmaşıklık derecesine ve soruş turmanın ilerlemesine engel olan unsurlar ya da güçlüklerin bulunup bulunmadığına göre fark lılık gösterebilecektir (Fahriye Erkek ve di ğerleri , B. No: 2013/4668, 16/9/2015, 91). 39. Başvuruya konu yargılamada Ceza Dairesinin başka hususlar ya nında haksız tahrike ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı gerekçesiyle verdiğ i 24/2/2010 tarihli bozma ilamı 25/5/2010 tarihli celsede okunup sanığın konuyla ilgili s avunması alınmıştır. Buna rağmen tam 7 yıl 3 gün süreyle sanığın Genel Kurulun verdiği bo zma ilamına karşı diyeceklerinin belirlenmesi için sanık hakkında düzenlenen yaka lama emrinin infazı beklenmiştir. Ayrıca hiçbir şekilde karışıklık arz etmeyen ceza soruşturması süreci; Genel Kurulun verdiği karara kadar 7 yıl 3 ay, anılan karardan mahkûm iyet kararının kesinleştiği tarihe kadar da 8 yıl 7 ay 8 gün olmak üzere toplamda 15 yıl 10 ay 8 gün sürmüştür. Söz konusu sürelerin makul olmadığı açıktır. Bu nedenle başvuruya k onu yargılamada görevli yargı mercilerinin benzer yaşam hakkı ihlallerinin önlenmesinde sahip oldukları önemli rolün zarar görmesine neden olabilecek şekilde makul özen ve süratle hareket etmedikleri kanaatine varılmıştır. 40. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 17. maddesinde güvence al tına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 73. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 41. 30/11/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurul uşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 42. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemiş ve 100.000 TL m addi tazminat ile 150.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 43. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 44. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiği ne karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 45. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fık rasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargı lama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasa l düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ort adan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgüle nen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 846. İncelenen başvuruda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edi ldiği sonucuna ulaşılmıştır. Ne var ki söz konusu ihlal soruşturmanın makul bi r sürat ve özenle yürütülmemesi nedeniyle verilmiş olup soruşturmanın sonucuna do ğrudan etki eden bir sebeple verilmemiştir. Bu nedenle ihlalinin sonuçlarının ortada n kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. 47. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvurucu nun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Do layısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırıl abilmesi için yaşam hakkının usul boyutunun ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle gider ilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 90.000 TL manevi tazmina t ödenmesine kara r verilmesi gerekir. 48. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için baş vurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal ara sında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmamış olması neden iyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 49. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkın ın usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Başvurucuya net 90.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazmina ta ilişkin diğer taleplerin REDDİNE, D. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE, E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, F. Kararın bir örneğinin bilgi için Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemes ine (E.2011/437) GÖNDERİLMESİNE, Başvuru Numarası : 2018/5517 Karar Tarihi : 28/1/2021 9G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 28/1/ 2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ