8. Hukuk Dairesi 2021/3317 E. , 2022/2528 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece bozma üzerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "yapılan araştırma ve…
**8. Hukuk Dairesi 2021/3317 E. , 2022/2528 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece bozma üzerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, davanın kabulüne karar verildiği halde davada taraf olmayan kişiler yararına hüküm kurulmak suretiyle çelişki oluşturulduğu belirtilerek; Mahkemece, tarafların iddia ve delilleri kapsamında araştırma ve inceleme yapılıp, re'sen araştırmayı gerektirir bir durum da bulunmadığından talepler göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi" gereğine değinilmiş; kararda hükmün sair yönlerinin incelenmediği de ifade edilmiştir. Mahkemece, 446 ve 513 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davalar tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmış ve yargılamaya yeni esas üzerinden devam olunmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, davacının temyize konu edilmeyen 513 parsel hakkındaki davasının reddi ile bu parselin tespit gibi tesciline, temyize konu 446 parsel hakkındaki davanın kabulüne, bu parselin ... mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla kayıt ve tescillerine, önceki tutanakların iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, temyize konu 446 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Bununla birlikte Mahkemece dava konusu taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişilerce, dava konusuu taşınmazın davacılar tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı beyan edilmişse de dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarına ekli fotoğrafın incelenmesinde, çekişmeli taşınmazın komşusu olan 444 parsel sayılı mera taşınmazı ile arasında sabit sınır ve doğal ayırıcı unsur bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ziraat bilirkişisinin raporunda da çekişmeli taşınmaz üzerinde tarımsal amaçlı kullanım bulunmadığı, taşınmazın otu biçilerek kullanıldığı belirtilmiştir. Bu durumda taşınmazın meradan açıldığının kabulü zorunludur. Bilindiği üzere meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi neye ulaşırsa ulaşsın, bu zilyetliğe hukuken değer verilmesi mümkün bulunmadığı gibi ot biçme suretiyle taşınmaz üzerindeki kullanımın her durumda ekonomik amaca uygun kullanım olarak kabulü de mümkün değildir. Hal böyle olunca; Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.