Başvurucu, uzun bir süredir tutuklu olarak bulundurulduğunu ve tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi aştığını belirterek, Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, uzun bir süredir tutuklu olarak bulundurulduğunu ve tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi aştığını belirterek, Anayasa’nın maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuru, 8/11/2012 tarihinde Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 31/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 6/2/2014 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 6/2/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, 7/3/2014 tarihinde görüşünü sunmuş, Bakanlık görüşü ise 17/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu, 3/4/2014 tarihinde Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvurucunun el yazısı ile bireysel başvuruda bulunduğu tarihten yaklaşık bir yıl sonra 22/10/2013 tarihli dilekçe ile başvurucu adına vekaletname ibraz edilmiş ve başvuruya ilişkin talepler yenilenmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 16/11/2005 tarihinde gözaltına alınmış, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 19/11/2005 tarih ve 2005/22 sayılı kararıyla tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 13/6/2007 tarih ve E.2007/888 sayılı iddianameyle suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 16/10/2012 tarih ve E.2005/260, K.2012/267 sayılı kararı ile başvurucunun, 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ve maddesi ile 6136 sayılı Kanun’un maddesi uyarınca toplam 31 yıl 30 ay 15 gün hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu hakkında görülen dava başvuru tarihi itibariyle temyiz aşamasındadır. Başvurucu, 7/3/2011 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bireysel başvuruda bulunmuştur. AİHM, başvurucunun 29978/11 sayılı başvurusuna ilişkin olarak 18/9/2012 tarihinde dostane çözüme dayalı düşme kararı vermiş ve bu kapsamda başvurucuya 300 Euro ödeme yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir."