5. Ceza Dairesi 2009/14826 E. , 2010/1795 K. "İçtihat Metni" Mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2009 tarih ve 2007/162 Esas, 2009/145 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname il
**5. Ceza Dairesi 2009/14826 E. , 2010/1795 K.** **"İçtihat Metni"** Mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2009 tarih ve 2007/162 Esas, 2009/145 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 24.02.2010 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 10.03.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Adnan ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 07.06.2007 tarihli raporda mağdurenin beden bakımından kendisini savunamayacak ruh bakımından ise kendisini savunabilecek durumda olduğu, cinsel taciz olayı sonrası depresif duygu durum ve anksiyete ile giden uyum güçlüğü tablosu geliştiği, ruh sağlığının bozulduğu, 07.01.2008 tarihli raporunda ise akıl ve ruh sağlığı bakımından herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı, zeka geriliğinin olmadığı, ifadelerine itibar edilebileceği bildirilmiş, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda ise; mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğu denilen ağır nöroz bozukluğu ile mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve kendisini ruhsal olarak savunmasına mani olacak mahiyet ve derecede olan (orta ile hafif derece sınırında) zeka geriliği ile bedensel olarak savunmasını engelleyecek mahiyet ve derecede olan cerebralpalsi denilen arızanın tespit edildiği, 14.04.2007 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu gibi bedensel ve ruhsal olarak da kendisini savunamayacağının belirtilmiş olması karşısında; mağdurenin iddianameye konu olan eylemden önce başka bir şahsın nitelikli cinsel saldırısına maruz kaldığının ileri sürülmesine göre dosya ile birlikte Adli Tıp Genel Kuruluna sevk edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve her iki raporla belirlenen ruh sağlığındaki bozulmanın sanık ...’ın eylemi sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında görüş alınmasından sonra sonucuna göre uygulama yapılması yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 04.03.2010 tarihinde verilen işbu karar 10.03.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.