Başvuru, kamulaştırma bedelinin artırılması davasında mahkemenin mevzuat ve yerleşik içtihatlara aykırı değerlendirme yaparak davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kamulaştırma bedelinin artırılması davasında mahkemenin mevzuat ve yerleşik içtihatlara aykırı değerlendirme yaparak davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 31/12/2013 tarihinde Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 25/3/2016 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Kayseri ili Melikgazi ilçesinde bulunan dava konusu taşınmazda hissedar olduklarını, taşınmazın bir kısım hissesinin davalı Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, taşınmazın değerinin düşük hesaplandığını belirterek eksik kalan bedelin davalı idareden tahsili istemiyle 9/6/2003 tarihinde dava açmışlardır. Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi 10/2/2004 tarihli ve E.2003/515, K.2004/44 sayılı kararıyla davayı süre yönünden reddetmiştir. Başvurucuların temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 15/3/2005 tarihli ve E.2005/1578, K.2005/2320 sayılı ilamıyla davanın süresinde açıldığı, delillerin toplanarak esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma üzerine dosya E.2005/453 sırasına kaydedilmiş, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) 29/7/2005 tarihli ve 70988 sayılı kararı ile faaliyetinin dondurulması üzerine Mahkeme 28/4/2006 tarihli ve K.2006/589 sayılı kararla dosyayı Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine devretmiştir. Dosya, Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2006/439 sırasına kaydedilmiş; Mahkemece 11/12/2006 tarihli ve K.2006/708 sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı idarenin temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 1/5/2007 tarih ve E.2007/3156, K.2007/3784 sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma üzerine dosya, Mahkemenin E.2007/377 sırasına kaydedilmiş; Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Yargılama sırasında8/12/2009 ve 31/5/2011 tarihli celselerde, başvurucuların mazeret talebi reddedilerek davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; 4/1/2010 ve 9/6/2011 tarihli yenileme dilekçeleri üzerine davaya kaldığı yerden devam edilmiştir. HSYK'nın 10/07/2012 tarihli ve 1888 sayılı kararı ile dosya, bu defa Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine devredilmiş ve E.2012/41 sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Mahkeme 6/12/2012 tarihli ve K.2012/55 sayılı kararıyla davanın üçüncü kez takipsiz bırakıldığını belirterek açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyanın davacılar Ahmet Murat Cevizoğlu ile Aytül Cevizoğlu tarafından takip edilmediği, diğer davacılar yönünden de kez işlemden kaldırıldığı, 6/12/2012 tarihinde davacıların ve davacı vekilinin davasını takip etmediğinden, davalı vekili kendilerinin de davayı takip etmeyeceğini imzalı beyanı ile bildirdiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR: 1-Taraflarca takip edilmeyen ve daha önce 2 kez işlemden kaldırılmış olan davanın açılmamış sayılmasına,..." Başvurucuların temyizi üzerine anılan karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 14/11/2013 tarihli ve E.2013/16623, K.2013/15437 sayılı ilamıyla onanmıştır. Onama ilamı 25/12/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş, 31/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez....İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır...." 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.......işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde beşinci fıkra hükmü uygulanır."6100 sayılı Kanun'un maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:"Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır."6100 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır."