Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İş Mahkemesi 2011/... E. Sayısı ile 04.03.2011 tarihinde müvekkili davacı ... ... tarafından dosya davalısı ... ... aleyhine açılan işçilik alacağı davası, ... Hukuk Dairesi tarafından 2018/... E. 2020/... K sayılı dosyası ile görülerek 12.11.2020 tarihinde karara bağlandığını, bu karar ile davacı müvekkilinin işvereninin ... Ltd. Şti. olduğu anlaşılmakta olup bu yanılgının davalı tarafından kabul edilebilir bir yanılgı olduğu gerekçe gösterilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın tekrar .... İş Mahkemesi'ne iade edildiğini, ara karar gereği olarak 20.04.2021 tarihinde HMK 124. Maddesinin uygulanarak davaya ... Ltd. Şti. aleyhine devam olunmasını talep etme zarureti oluştuğunu ve mahkemeye gönderildiğini, bahse konu dosya 15.06.2021 tarihli 2. celse duruşması 2 numaralı ara kararına göre sicilden terkin edildiğini, tespit edilen ... Ltd. Şti. İçin ihya davası açılmasına dair taraflarına mehil verilmesine karar verildiğini, kanun ve içtihat gereği ticaret Sicilinden kaydı terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin son bulmakta olduğunu, bu sebeple bu şirketin aleyhine taraf sıfatı yokluğunda hüküm kurulması veya icra takibi başlatılmasının usulen mümkün olmadığını, ancak tasfiyeye ve sicilden terkine ilişkin işlemlerin her zaman maddi gerçeğe uygun tespitlere dayanmamakta ya da usulüne uygun yapılmadığını, bahse konu arar karar neticesinde iş bu davanın açılmasının zaruri hale geldiğini, şirket Ortağı ... ... tarafından tasfiye bilgisi mahkemeden gizlendiğini, Ticaret sicilinden silinen bir şirketin tasfiye haline girmesi sonucunu doğuran sona erme nedeni iptal edilebilir, kesin hükümsüz veya yok hükmünde olabilir ya da yargılanmanın yenilenmesiyle kaldırılabilir yahut dağıtılmamış varlıkları, kapatılmamış borçları veya taraf sıfatının varlığını gerektiren hukuki durumları ortaya çıkabileceğini, bir diğer ifadeyle, tasfiye ve buna bağlı olarak kaydın ticaret sicilinden silinmesi, sona erme nedeninin geçersiz olması ya da tasfiyenin hukuka uygun şekilde eksiksiz olarak tamamlanmamış olması nedeniyle hukuka aykırı olabileceğini, her iki olasılıkta da şirket ticaret sicilinden haksız olarak silinerek şeklen tüzel kişiliğini kaybettiğini, ilk olasılıkta faaliyetin devam ettirilebilmesi; ikinci olasılıkta ise ortaya çıkan hukuki ilişkilerin sonuçlandırılabilmesi, şirketin tüzel kişiliğinin ve taraf ehliyetinin varlığını zorunlu kıldığı için, şirketin ticaret siciline yeniden kaydedilerek canlandırılması gerektiğini, .... İş Mahkemesi 2011/... E. sayılı ve işçilik alacağını konu alan dosyada davalı olan şirket ortağı ... ..., ilgili dosyada verilecek kararın cebrinin ve tahsil kabiliyetinin önüne geçmek, alacaklı işçi ... ...'ın kanundan doğan alacaklarına ilam hükmüyle ulaşma kabiliyetini engellemek istediğini, bu amaçla TMK 2. Madde ve TTK 553. Maddede yer alan iyi niyet ve sorumluluk hükümlerine aykırı olarak şirketin tasfiyesini alacaklı ... ... ve sayın mahkemeden gizlediğini, bahse konu şirketin sicilden silinmiş olmasının sağladığı durumdan haksız ve kötü niyetli olarak yararlanıldığını, müvekkilinin alacağına ulaşması ve mahkeme ilamının yerine getirilmesinin engellendiğini, sehven ve hukuka aykırı olarak oluşan durumun tespiti ve devamında resen düzeltilmesi gerektiğini, öncelikle TTK ilgili hükümleri gereği şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, şirketin ihyasına karar verilmemesi halinde; yapılmış olan sicilden silme işleminin usule ve yasaya aykırılığının, müvekkili zarara uğratmak amacıyla yapıldığının ve TTK 553. Maddesi gereği oluşan zarardan sorumluluk doğurduğunun tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, zaten bu tespit üzerine sicil geriye dönük olarak, resen düzeltilecek ve eski hale dönerek madden devam eden ama şeklen ortadan kalkan tüzel kişiliğin usule ve yasaya uygun olarak sicilde de kaydı sağlanacağını, böylece hakkın yerine getirilmesini engelleyen bu durumun ortadan kalkacağını, aksi halde hükmün infazı imkansız hale gelecek hukuk güvenliği, müvekkilinin adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edileceğini, ... Ltd. Şti. 'nin ihyasına karar verilmesini, bu talebin yerinde görülmemesi halinde yapılan tasfiyenin kötü niyetli ve usule aykırı olduğunun tespit edilerek resen sicilin düzeltilmesine dair karar verilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini diğer talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin (SN: ...) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ... ...'ye de yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önem arzettiğini, nitekim dava konusu şirketin gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edildiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı ... nün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Sicil Müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davanın açılmasına da sebep olmadığını, müvekkili yönünden açılan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... ATM 2022/... esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ATM nin 2021/... esas sayılı dosyasında ikame ettikleri davanın davacısının ... ..., davalısının ... olduğunu, iş bu davanın 24/03/2022 tarihinde görülen celsesinde davacı vekiline ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru ... ...'ye karşı bu dava ile birleştirmek üzere dava açarak beyanda bulunmak üzere 1 aylık süre verilmesine hükmedildiği, bunun üzerine huzurdaki davaya ikame ettiklerini beyan ederek ... ATM nin 2021/... esas sayılı dosyası ile iş bu davanın birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.