Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1092 E. , 2024/283 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1092 Karar No : 2024/283 DAVACI : ...'e vesayeten ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_ÖZETİ:Davacı tarafından; ... ... Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kurulan ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi) Görüntülü Görüşme Sistemi üzerinden "Görüntülü Görüşme Yapılması" ve "Görüntülü Görüşme Süresinin Uzatılması" t
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1092 E. , 2024/283 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1092 Karar No : 2024/283 DAVACI : ...'e vesayeten ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_ÖZETİ:Davacı tarafından; ... ... Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kurulan ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi) Görüntülü Görüşme Sistemi üzerinden "Görüntülü Görüşme Yapılması" ve "Görüntülü Görüşme Süresinin Uzatılması" talebinin reddine dair ... ... Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün... tarihli ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen Adalet Bakanlığı'nın ACEP-02 doküman numaralı, 07/05/2021 tarihli, "Görüntülü Görüşme Ekran Kontrolleri" yazısının 4. sayfasındaki "Terör ve çıkar amaçlı suç örgütleri üyeleri görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan... idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilecektir." ibaresinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı kurala bağlanmış; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesi, 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevli olduğu kurala bağlanmış iken; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin bu Kanun'la verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemeler olduğu; aynı Kanun'un, 3410 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değişik 5. maddesinde, idare mahkemelerinin vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla, ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı hükmüne yer verilmiştir. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemek, karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsadığı; "İnfaz hakimliklerinin görevleri" başlıklı 4. maddesinde, hükümlü ve tutukluların dışarıyla ilişkileri, hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemenin ve karara bağlamanın infaz hakimliklerinin görevleri arasında olduğu; "İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü" başlıklı 5. maddesinde, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1- Dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca incelenmesi: 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında telefon ile haberleşme, görüntülü görüşme hakkı da dahil olmak üzere yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemek, karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere infaz hakimliği görevli kılınmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için ise, öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunludur. Başka bir ifadeyle, yargı yerlerinin farklılığı, 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerlerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; ... ... Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kurulan ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi) Görüntülü Görüşme Sistemi üzerinden "Görüntülü Görüşme Yapılması" ve "Görüntülü Görüşme Süresinin Uzatılması" talebinin reddine dair ... ... Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen Adalet Bakanlığı'nın ACEP-02 doküman numaralı, 07/05/2021 tarihli, "Görüntülü Görüşme Ekran Kontrolleri" yazısının 4. sayfasındaki "Terör ve çıkar amaçlı suç örgütleri üyeleri görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan... idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilecektir." ibaresinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği anlaşılmaktadır. İptal istemine konu görüntülü görüşme yapılması ve görüntülü görüşme süresinin uzatılması talebinin reddine dair ... ... Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı kararının, ülke çapında uygulanan bir düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı ve bu işlemin iptali istemine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İnfaz Hakimliğinin görevli olduğu; bununla birlikte, Adalet Bakanlığı'nın yayınlamış olduğu ACEP-02 doküman numaralı, 07/05/2021 tarihli, "Görüntülü Görüşme Ekran Kontrolleri" yazısının 4. sayfasındaki "Terör ve çıkar amaçlı suç örgütleri üyeleri görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan... idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilecektir." ibaresinin iptali istemine yönelik uyuşmazlığın, anılan işlemin ülke çapında uygulanan düzenleyici işlem niteliğinde olması nedeniyle Danıştay tarafından çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır. Bu durumda, davacı tarafından, adli yargı yerinde görülmesi gereken başvurunun reddine ilişkin bireysel işlem ile idari yargı yerinde (Danıştayda) görülmesi gereken düzenleyici işlemin iptali istemiyle ayrı ayrı dilekçelerle iki ayrı dava açılması gerektiğinden dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun düzenlenmediği görülmektedir. 2- Dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanun'un 3. Maddesi uyarınca incelenmesi: Dosya içerisinde yer alan ACEP Görüntülü Görüşme Sistemi üzerinden görüntülü görüşme yapılması ve görüntülü görüşme süresinin uzatılması talebinin reddine dair ... tarihli ve ...sayılı ... ... Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün kararında, başvurunun reddine gerekçe olarak Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinde geçen "teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlar" kuralına istinaden Kurumda teknik altyapının tam olarak kurulmamasının gösterildiği, işlem içeriğinde ACEP-02 doküman numaralı, 07/05/2021 tarihli, "Görüntülü Görüşme Ekran Kontrolleri" yazısının 4. sayfasındaki "Terör ve çıkar amaçlı suç örgütleri üyeleri görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan... idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilecektir." ibaresi uyarınca başvurunun reddedildiğine ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmediği görüldüğünden, davacı hakkında bahsi geçen düzenleyici işlemin uygulanmasına yönelik herhangi bir bireysel işlem tesis edilip edilmediği hususunda tereddüt oluşmuştur. Buna göre, dava konusu düzenleyici işlemin davacıya uygulanıp uygulanmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğinden dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine de uygun düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı tarafından, yenilenecek dilekçede bu hususun da dikkate alınarak iptali istenilecek düzenleyici işlem/işlemlerin hukuka aykırılık sebepleri ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiği hususlarının açık, hiçbir tereddüde mahal bırakmaksızın ifade edilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçelerle, adli yardım istemi kabul edildiğinden harç yatırılmaksızın dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Dairemiz nezdinde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmemesi durumunda davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 21/02/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.