11. Ceza Dairesi 2013/14141 E. , 2015/22956 K. MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Sanık ile aynı mahkemede aynı eylem nedeniyle daha sonradan yargılanıp ceza alan eski eşi ...'un, sahibi ve yetkilisi oldukları ... Ltd. Şti. ve ...Eğt. .... Ltd. Şti.'nin alacaklı olarak gösterilip, borçlu imzaları sahte olarak atılan iki adet senedi bankaya tahsil için vererek kullandıklarının iddia olunduğu olayda; sanığın aşamalarda, dersha…
**11. Ceza Dairesi 2013/14141 E. , 2015/22956 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Sanık ile aynı mahkemede aynı eylem nedeniyle daha sonradan yargılanıp ceza alan eski eşi ...'un, sahibi ve yetkilisi oldukları ... Ltd. Şti. ve ...Eğt. .... Ltd. Şti.'nin alacaklı olarak gösterilip, borçlu imzaları sahte olarak atılan iki adet senedi bankaya tahsil için vererek kullandıklarının iddia olunduğu olayda; sanığın aşamalarda, dershaneyi sanık ... ile birlikte yönettiklerini, kendisinin de yetkili olduğunu, ancak suça konu senetleri hatırlayamadığını, senetleri kimin düzenlediğini bilmediğini, o dönemde kendisinin doğum izninde olduğunu savunması, aynı mahkemenin daha sonra aynı eylem nedeniyle ... hakkında hüküm verdiği dosyanın da temyiz incelemesi için Dairemizin 2014/9113 esasına kayıt edilmiş olup ...'ın adı geçen dosyadaki savunmasında; dershanenin sahibinin kendisi olduğunu, ancak dershaneyi boşandıkları eşi ... (...) ile birlikte yönettiklerini, ancak senetleri kendisinin tanzim etmediğini belirtmesi, yine sanığın benzer bir olay nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanarak beraat ettiği, ancak belirtilen dosyanın katılan banka vekilinin temyizi ile Dairemizin 2013/7875 esasına kaydedilip, bu dosyasındaki savunmasında da, olayla tek ilgisinin kendisinin dershanelerde yetkili gösterilmiş olmasının olduğunu, işleri aslında eşi ..., ... ve ...'un yürüttüğünü, suça konu eylemleri de bunların gerçekleştirmiş olma ihtimalinin bulunduğunu söylemesi, senetlerin tahsil için verildiği belirtilen bankadan bu senetleri kimin verdiğine ilişkin kayıtların sorulmamış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından, ifadelerde isimleri geçen ... ve ...'un tanık olarak mahkemeye celbi ile senetler hakkında bir bilgilerinin olup olmadığı, sanığın ve diğer dosyada sanık olarak görünen ...'un dershanede aktif olarak çalışıp çalışmadığı, işleri kimin yürüttüğü, kendilerinin de senet düzenleme gibi yetkilerinin olup olmadığı hususları ayrıntılı olarak sorularak, bu tanıklar ile sanığın ve ...'un da imza ve yazı örneklerinin alınması ile suça konu senetlerdeki yazı ve imzaların aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, protesto işlemini gerçekleştiren ... Bank'tan da suça konu senetleri bankaya ibraz eden şahıs veya şahıslara ilişkin bilginin mevcut olup olmadığının sorulması, ayrıca UYAP ortamında yapılan araştırmada, benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle açılmış davalarının bulunduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve eylem tarihleri de dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda bozma kararı verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/610 Esas, 2011/36 Karar sayılı dosyası ve sanık hakkında varsa benzer nitelikteki diğer dava dosyalarının da tespit edilip bu dosyalar ile; delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından dosyadaki aynı eylem nedeniyle iştirak iradeleri olup olmadığı tartışılmadan, ... hakkında da mahkumiyet hükmü kurulan ve Dairemizden bozmadan geçen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/934 Esas, 2012/1790 Karar sayılı dosyasının mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örnekler intikal ettirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; Hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.