6. Hukuk Dairesi 2024/3434 E. , 2025/1519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/871 E., 2024/766 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/479 E., 2023/300 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan
**6. Hukuk Dairesi 2024/3434 E. , 2025/1519 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/871 E., 2024/766 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/479 E., 2023/300 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve dava dışı arsa sahipleri vekili ile 8 Mayıs 2003 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, inşaatın tamamlanarak arsa sahiplerine ait olacak bağımsız bölümlerin 27.10.2008 tarihli noter kurası ile belirlendiğini, arsa sahiplerinden ...'nun hakkını davalı ...'ya devrettiğini, kat irtifakı tesis edilirken dava konusu A blok, 16 no'lu bağımsız bölümün 26/29 hissesinin davalı ..., 3/29 hissesinin ise davadışı ... adına tescil edildiğini, ...'ın 3/29 hisseyi devrettiğini, ancak davalı ...'nın hisseyi devretmediğini, yine müvekkiline ait olması gereken B blok, zemin kat, 2 no'lu bağımsız bölümün de davalı ... adına tescil edildiğini, taşınmazlar yönünden tapu iptal tescil talebi ile açılan davada eksik harç yatırılamadığı için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve davada tedbirin kaldırılmasına karar verildiğinden taşınmazların satılarak haksız kazanç elde edilmesinin gündeme gelebileceğini, müvekkilinin davalılardan kaynaklanan nedenlerle uzayan iskân alım sürecinde son aşamaya geldiğini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği ayni hakkı bulunduğunu, iskânın sonradan alınmasının mümkün olduğunu, sözleşme gereği müvekkiline ait olacak dava konusu taşınmazlar davalılar adına kayıtlı olduğundan müvekkilinin 3. kişiler yönünden hakkını ileri sürebilmesi için dava konusu taşınmazlar üzerine, TMK'nın 1011. maddesi gereği müvekkili ile arsa sahipleri arasındaki 08.05.2003 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin geçici tescil şerhi kararı verilerek tapu siciline tescil edilmesine, müvekkilinin taşınmazların devri halinde zarara uğrayacağından taşınmazların kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan tapu iptal tescil davasının reddi sonrasında eldeki geçici tescil talepli davanın açıldığını, müvekkilinin taşınmazı arsa sahibinden tapu siciline güvenerek alan iyiniyetli 3. kişi olduğunu, taşınmazı aldığında dairelerin paylaşım planının belli olmadığını, müvekkilinin arsa sahibi ve yüklenici davacı arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, davacının müvekkilinden ayni ya da şahsi hak talep etmesinin mümkün olmadığını, öte yandan davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, iskânın alınmadığını, edimini ifa etmediğinden taleplerinin dinlenemeyeceğini, sözleşmenin yükleniciye ayni hak değil şahsi hak verdiğini, ayni hak sahibi olmadığından TMK'nın 1011. maddesi gereği talepte bulunamayacağını, kanun metnindeki tasarruf yetkesini belirleyen belgelerdeki noksanlıktan kastın iskan ruhsatı alınması olmadığının açık olduğunu, TMK'nın 1011. maddesinde talep şartlarının oluşmadığını, tapu iptal ve tescil talebi reddedilen davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yüklenici-davacıya ayni hak değil şahsi hak verdiği, davacının, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı şahsi hakka dayandığı anlaşıldığından TMK 1011. maddesi kapsamında geçici tescil şerhi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği talepte bulunulmakla sözleşmenin niteliğinin ayni hak değişikliğine yol açabilecek olduğunu, sözleşmeden doğan hakkın şerhi için şerh anlaşmasının aranmayacağını, mülkiyetin 3. kişilere devrinin önlenmesi ve sözleşmenin 3. kişilere karşı ileri sürülebilmesi için şerhin gerektiğini, sözleşmenin TMK'nın 1009. maddesi gereği şerh edilebilen kişisel hak niteliğinde olduğunu, davalı ...'nın arsa sahibinden devralan olduğundan bu davalıya karşı da talep hakları olduğunu ve davalının verdiği vekaletname ile sözleşmeye onayı olduğunun anlaşıldığını, dava konusu bağımsız bölümlerin müvekkili adına tescili gerektiğinden ve 3. kişilere devri ihtimali olduğundan geçici tescil şerhi konulmasının gerektiğini, taleplerinin TMK'nın 1011. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, TMK'nın 1011. maddesinin konuluş amacının sicil dışı ayni hak iddiası durumunda, sicilin düzeltilmesi davasının uzun sürmesi ihtimalinde hak kaybının yaşanmaması için 3. kişinin ayni hak iddiasına dayanarak bu durumun tapuya tescilini istemesi olduğunu, sözleşme gereği müvekkilinin talep ettiği alacağın ayni hak olduğundan davalılar tarafından yükümlülükler yerine getirilmediğinden bir ayni hak alacağı kazanılması halinde şerh ile kuvvetlendirilmemesinin 3. kişilere devir ve temlikin engellenememesi sebebiyle risk taşıyacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacıya ait olduğu beyan edilen dava konusu taşınmazların kaydına TMK 1011 maddesi gereği geçici tescil şerhi konulması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.