T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/353 Esas KARAR NO : 2026/305 DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 01/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle : davalı şirketin ortağı …
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/353 Esas KARAR NO : 2026/305 DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 01/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle : davalı şirketin ortağı olan davacının 12.10.2018 tarih ve -------- sayılı --------- yayınlanan genel kurul kararı uyarınca --------- ile birlikte müdür tayin edildiği; fakat, daha sonra, ---------- kanuna aykırı bir şekilde genel kurulu toplayarak davacının şirketi temsil yetkisini iptal ettiği ve kendisini şirketi temsile tek yetkili kişi haline getirdiği, sermayeyi artırarak ortaklık payının değişmesini sağladığı; davacının şirket yönetiminde söz sahibi olmasını engellediği ve şirketi kötü yönettiği; ---------- davacının zararına olacak faaliyetleri nedeniyle davacının şirket ortaklığından ayrılmak istediği; davalı şirket kararları altında davacı ve dava dışı --------- adlı şahıs adına atılmış imzaların sahte olduğu ileri sürülerek; dava sonuçlanana kadar davalı şirketin yönetilmesi için kayyum atanmasına, davalı şirketin -------- Noterliği'nce 27.02.2020 tarih ve -------- sayı ile tasdik edilmiş 27.02.2020 tarih ve 1 sayılı genel kurul kararının iptaline, davalı şirketin 09.03.2020 tarih ve -------- sayılı --------- yayınlanan müdürler/yetkililer görev dağılımındaki değişikliğin iptaline ve davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesi talep etmiş, --------- kendisinin davalı şirketin müdürü ve 35.300.-TL'lik %50 payının sahibi olduğu; davalı şirkette -------- adi şahsın %10 payının ve davacı --------- ise 28.225.-TL'lık payının bulunduğu; davacı --------- davalı şirketteki payını 29.09.2021 tarihinde --------- adlı bir kişiye devrettiği ve davalı şirkette hiçbir payı kalmadığı; bu sebeple davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Birleşen dava dilekçesinde, özetle, davalı --------- şirket müdürü olarak görev yaptığı 12.10.2018-27.02.2020 tarihleri arasında Şirketin maliki bulunduğu taşınmazları ve KKİS sözleşmesi (“kat karşılığı inşaat sözleşmesi”) uyarınca şirket uhdesine isabet eden taşınmaz ve arsa paylarını ortaklar kurulu kararı alınmaksızın tamamen şahsi menfaatlerini gözeterek üçüncü kişilere satış vaadi sözleşmeleri ile devir ve temlik ettiği; tahsil ettiği taşınmaz bedellerini şirket hesaplarına aktarmayıp zimmetine geçirdiği; davalının şirket ortaklarının bilgisi ve bu yönde kararı olmaksızın 1129 hissesini --------- adlı bir kişiye devrettiği; yaptığı hukuka aykırılıkların üstünü örtmek amacıyla -------- E. sayılı dosyasında şirketin tasfiyesi için dava açtığı ileri sürülerek, davalı ----------- haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi talep ettiği,28.02.2022 tarihli karşı beyan dilekçesinde, ---------- şirketteki 1129 hissesinin -------- devri konulu bir sözleşme yapmış olsa da işbu devir sözleşmesinin ---------Noterliği'nin 07.02.2022 tarih ve ---------- yevmiye no.lu fesihnamesi le feshedildiği; şirket karar defterinde ve ticaret sicilinde işbu pay devrine ilişkin kayıt bulunmadığı; --------- haklı sebeple şirketten çıkarılması için hukuki bir neden bulunmadığı savunulmuştur. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Asıl dava hukuki niteliği itibariyle ; davalı şirketin 26/02/2020 tarihli ortaklar kurulu kararının iptali ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkindir.Birleşen dava bakımından hukuki niteliği itibariyle ; davalı şirket ortağının ortaklıktan haklı sebeple çıkartılma talebine ilişkindir. Asıl dava yönünden hukuki uyuşmazlık ; davalı şirketin 27/02/2020 tarihli genel kurulunun usulünce toplanıp toplanmadığı anılan tarihte alınan genel kurul kararının iptali şartlarının olup olmadığı, davalı şirketin tasfiyesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Birleşen dava bakımından hukuki uyuşmazlık ; Davalı -------- davacı şirkette yetkili müdür olduğu dönem içinde, şirkete ait taşınmaz ve arsa paylarını şirket ortaklar kurulu kararı alınmaksızın 3. Kişilere devrettiği, bedellerini şirkete aktarmayıp zimmetine geçirdiği, davalının verdiği vekalet ile şirket taşınmazlarının satıldğı bedelinin davalının çocukları hesabına aktarılarak bedelinin dolaylı yoldan davalı zimmetine geçirildiğinden bahisle davalının haklı nedenle davacı şirket ortaklığından çıkarılması koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dosya konusunda uzman bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda ;Esas davada, davalı -------- Şirketi'nin 26.02.2020 tarih ve 2020/1 sayılı genel kurul kararının iptalinin talep edildiği; ne var ki, esas davanın 01.02.2021'de açıldığı ve 26.02.2020 tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü sürenin geçtiği; ayrıca, esas davanın davacısı--------- iptalini istediği genel kurul kararının altını imzalamış gözüktüğü ve muhalefet şerhi bulunmadığı, dava dilekçesinde genel kurulun kanuna aykırı bir şekilde toplandığı belirtilmiş ise de, iptal davasının üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle, toplantıya çağrı usulüne göre yapılmamış olsa dahi iptal davası açma hakkının yitirildiği; esas davada 01.02.2022 tarihli davacı dilekçesinde davalı tarafça sunulan tüm “yönetim kurulu" kararlarının altında bulunan ve -------- ile --------- ait imzaların sahte olduğunun ileri sürüldüğü; dilekçede “genel kurul” yerine sehven mi “yönetim kurulu” denildiği noktasında takdirin Mahkemenize ait bulunduğu; her halükârda, 26.02.2020 tarih ve 2020/1 sayılı genel kurul kararının altındaki ----------- ait imzanın gerçek mi sahte mi olduğunun tespitinin uzmanlık alanımız dışında kalan teknik bir mesele olduğu, esas davada davacının haklı sebeple fesih ve tasfiye talebine dayanak gösterdiği gerekçelerden: “---------- şirket sermayesini kafasına göre arttırarak ortaklık payının değişmesini sağladığı” iddiasının dayanaklı olmadığı çünkü---------- şirkete ortak olarak katıldığı Ekim 2018'den bu yana ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş sermaye artırımı konulu bir genel kurul kararı bulunmadığı; “--------- şirket adına kayıtlı arsalarda kat karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri ile şirket adına müteahhitlik hizmeti yapması“ iddiasının dayanaklı olmadığı çünkü şirket sözleşmesinin “Amaç ve Konu” başlıklı 3ncü maddesinin 22.02.2006 tarih --------- sayılı ----------- ilan edilen ve halen geçerli olduğu anlaşılan metnine göre, şirketin her türlü inşaat taahhüt işleri yapabileceği; konut, işyeri, ticarethane inşaatlarını yapıp satabileceği, kendi hesabına arazi ve arsalar alabileceği, bunlar üzerinde veya başkalarına ait arsa ve araziler üzerinde kat karşılığı binalar yapabileceği; bu tablo karşısında, ---------- şirket adına kayıtlı arsalarda kat karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri ile şirket adına müteahhitlik hizmeti yapmasının, şirketin işletme konusu dışında kalan bir faaliyet olmadığı; “-------- --------- zararına olacak şekilde şirketi kötü yönetmesi” iddiasının dava dosyasındaki bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirildiğinde dayanaklı olmadığı çünkü ---------- şirket adına üstlendiği inşaat/müteahhitlik işlerinden gelen parayı şirket hesabı yerine kendi hesabına aktarıyor olmadıkça veya şirket adına giriştiği inşaat/müteahhitlik işlerinde ticari açıdan basiretsiz davranıp ciddi hatalar yapıp şirketin önemli zararlara uğramasına yol açmadıkça, bu işlerden ortak -------- zararına bir durum oluşmasının düşünülemeyeceği ve dava dosyasında --------- şirketi kötü yönettiğini gösterir delil bulunmadığı, “--------- şirket yönetiminde söz sahibi olmasının engellenmesi" iddiasının mevcut tabloda dayanaklı olmadığı; bu durumun üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra iptali dava edilen 26.02.2020 tarih ve 2020/1 sayılı genel kurul kararının sonucu olduğu; işbu genel kurul kararının tamamen maddi gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği,--------- aslında müdürlükten istifa etmediği ve genel kurul kararının altını imzalamadığı, genel kurul kararının altında --------- ve ---------- ait gözüken imzaların sahte olduğu kanıtlanmadıkça, 26.02.2020 tarih ve 2020/1 sayılı genel kurul kararının geçerli olduğu; maddi gerçeğe ve hukuka aykırılıkların kanıtlanması durumunda ise, 26.02.2020 tarih ve 2020/1 sayılı genel kurul kararı batıl sayılabileceği gibi, imzada sahtecilik ortaklar arasındaki güven ilişkisini temelinden çökertecek bir sebep addedileceği için TTK md.636/3 kapsamında limited şirketin mahkeme kararı ile feshi için haklı sebep teşkil edebileceği; ---------, -------- Şirketi'ndeki 1129 payının tamamını ---------- Noterliği'nce düzenlenmiş 29.09.2021 tarih ve --------- yevmiye no.lu “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile --------- adlı şahsa devretmiş ise de "ortaklar genel kurulu onayı” bulunmadığı; TTK md.595 uyarınca pay devir prosedürünün tamamlanması için zorunlu olan “ortaklar genel kurulunun onayı” bulunmadığından pay devrinin hüküm doğurmadığı, --------- ortak sıfatını yitirmediği, ---------- adlı şahsın ortak sıfatını kazanmadığını , şeklinde raporunu sunmuştur. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde ; asıl dava yönünden dava hukuki niteliği itibariyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaklar kurulu kararının iptaline yöneliktir, davacı taraf davalı şirketin ortağı olup ---------- davalı şirketin 26/02/2020 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile şirketi münferiden temsil yetkisine sahip olduğu, davacı ---------- 29/09/2021 tarihinde limited şirketteki payını dava dışı ---------- devrettiği buna dair hisse devir sözleşmesi imzaladığı, ancak ortaklar kurulu kararı ile hisse devir sözleşmesinin onaylanmadığı bu nedenle de sözleşmenin geçerli hale gelmediği, 07/01/2022 tarihinde sözleşmenin noter kanalıyla feshedildiğine dair belgenin dosyaya sunulduğu, dava açıldığı tarih itibariyle davacının davada taraf sıfatına sahip olduğu görülmüştür. Davacı 07/02/2022 tarihinde sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla imza itirazında bulunulmuş sözleşme fotokopisi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan incelemede imzanın ---------- eli ürünü olmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuş, ortaklar kurulu kararının aslının ibrazı için davacı şirket vekiline süre verilmiş, davalı şirket tarafından ticari defterlerin ortaklar kurulu kararının yangında zayi olduğuna dair beyanda bulunulmuş ve buna ilişkin --------- Esas sayılı kararı sunulmuş mahkememizce Yargıtay'ın süpriz karar verme ilkesinden dolayı zayi kararının hükme esas alınmayacağı bildirilmiş davacı tarafça ticaret mahkemesinde dava açılmak suretiyle ticari defterler ve bir kısım belgelerin zayi olduğuna dair karar dosyaya sunulmuştur.Ortaklar kurulu kararı incelendiğinde ilgili kararın davalı şirket yetkilisi --------, --------- tarafından imzalandığı, ortaklar kurulu kararı altındaki imza ---------- ait olması dahi diğer ortaklar tarafından ortakların hisselerine göre yapılan hesaplamada, kararın oy çokluğuyla alınabilmesi imkanı bulunduğu bu nedenle ortaklar kurulu kararının geçerliliğini koruduğu ayrıca davacı tarafın ortaklar kurulu kararının iptalini talep ettiği, butlan talebinde bulunmadığı, iptale ilişkin olarak da karar alındıktan 3 aylık hakdüşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı, butlan hallerinde hakdüşürücü sürenin hesap edilemeyeceği, tüm bu kapsamda gerek yasal süre içerisinde iptal davasının açılmamış olması, gerekse---------- imzasının sahte olması halinde dahi ortaklar kurulu kararının geçerli sayılabileceği, imza incelemesinin sadece fotokopi üzerinden yapılmış olması, Yargıtay içtihatlarına göre imza incelemesinin yeterli sayılamayacağı , ancak itirazlarında defterlerin ve ticari kayıtların zayi olmasına dair mahkeme kararı bulunması nedeniyle değerlendirilmeye alınamaması sebebiyle ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiştir.TTK 636. maddesinde limited şirketinin hangi hallerde sona ereceğinin düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Madde hükmüne göre haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir . Mahkeme istem yerine davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya durumuna uygun düşen kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir, kanun koyucu bu düzenleme ile fesih nihai çözüm olduğu ilkesini benimsemiş haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde fesih ve tasfiye yerine mahkemeye başka alternatiflere karar vererek şirketi devam ettirme imkanı tanınmıştır. Bu yasal imkanın uygulanması taraflarca talep edilmese bile mahkemece resen gözetilmelidir. ---------- sayılı ile aynı dairenin -------- Esas --------- Karar sayılı içtihatlarıda bu yöndedir. TTK limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebebe örnek gösterilmemiştir bu nedenle anonim şirkete ilişkin TTK 'nun 531. maddesinde azlık hakları ile bireysel hakların devamı ihlali, bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi şirketin sürekli zarar etmesi, şirketin kötü yönetilmesi ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıkların bulunması, şirket varlıkların yanlış kullanılması ve israf edilmesi, pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetlerin ortadan kalkması, şirketin fesih açısından haklı sebep sayılmıştır. Doktrin de --------- göre haklı sebep hukuki ilişkinin çekilmez hale getiren bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur. Ortaklar arasındaki uyumsuzluk şahsi sebeplere dayalıda olabilir, tek bir sebep bile şirket ortaklığını devamını çekilmez hale getirebilir. ----------HD.yerleşik içtihatlarında feshin son çare olduğu, haklı sebepler var ise fesih yerine başka uygun çözümlere karar verilmesi gerektiği, şirketler hukuku bakımından ise şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup, düzenleme uyarınca ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunludur. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf her ne kadar taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle ve şirketin yönetilememesi sebebine dayalı olarak şirket feshini talep etmiş ise de fesih şirketler hukuku ve yargıtay içtihatlarına göre son çare olduğundan şirket ortağı olan davacının ortaklıktan çıkma haklı sebeplerine oluşup oluşmadığı yönünde inceleme yapıldığında taraflar arasında çok sayıda davanın olması, davacının ortaklığa devamının davacı ya da şirketede katkı sağlayamayacağı şirket işleyişini olumsuz yönde etkileyeceği anlaşılmakla davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine karar verilmiş, karar tarihine en yakın ayrılma akçesinin hesap edilebilmesi için davalı şirkete ait taşınmazların tapu kayıtları celp edilmiş, vergi beyannameleri dosyaya alınmış, taşınmazların değerinin tespiti için keşif kararı verilmiş, keşif ücretlerinin yatırılması için davacı tarafa ihtarat yapılmış ancak yapılan ihtarata rağmen keşif ücreti yatırılamamış mahallinde keşif yapılamadığına dair tutanak tanzim edilmiştir. Davacı vekili tarafından duruşmada müvekkilinin maddi gücü olmadığında keşif giderlerinin yatıramayacaklarını beyan etmiştir. Tüm bu kapsamda karar tarihine en yakın ayrılma akçesi hesap edilememiştir. Birleşen dosya bakımından yapılan incelemede; davacı şirket davalı olan şirket ortağının ortaklıktan haklı olarak çıkarılmasını talep etmiş ancak yapılan incelemede yargılama devam ederken davalı şirkete denetim kayyumu atandığı, şirket defterlerinin incelenmesi kanaatine varıldığı, denetim kayyum ücretinin davacı tarafça ikmal edilmemesi nedeniyle denetim kayyumunun görevine son verildiği, bu nedenle şirket zararının ticari defterlerinde bulunmadığından tespit edilemediği, tüm bu kapsamda davacı şirketinin davalıyı şirket ortaklığından çıkarılmasına dair kanaat oluşmadığından birleşen dosyada davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM. : Ayrıntısı gerekçeli kararda yazılacağı üzere; Asıl dava yönünden; 1-27/02/2020 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın reddine, 2-Şirket feshine ilişkin davanın reddine, 3-Davacı ----------- davalı şirket ortaklığından çıkmasının kabulüne, 4-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile eksik yatan 672,70- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Birleşen dava yönünden; 10-Davanın reddine, 11-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile eksik yatan 651,30- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 12-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000.00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 14-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 15-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair,Asıl dava davacı vekili birleşen dava davalı vekilinin ve birleşen dava davacı vekili asıl dava davalı vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluklarında tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 08/04/2026