Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı 3. Şahıs ... arasında Tüketici Kredi ve Rehin Sözleşmesi imzalandığını ve.... plakalı .... marka, 508 tipi, 2013 model aracın kaydına müvekkili kurum lehine rehin şerhi işlendiğini, kredi borçlusunun söz konusu aracı davalı ... şirketine sigorta ettirdiğini, ancak kredi borçlusunun sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi üzerine müvekkili tarafından yasal takip başlatıldığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayı
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, vekiledeni şirkete muhtelif zamanlarda gönderici olarak taşıttırdığı kargo veya ücret alıcı olarak kabul ettiği kargo bedellerinden oluşan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyası ile takibe girişildiğini ,davalının iş bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyanla, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra dosyasında da yetkiye itirazları olduğunu, öncelikle davanın yetki yönünden reddine karar verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, talep edilen avans faizinin haksız bir faiz olduğunu, faiz oranına itiraz ettiklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. GEREKÇE:Dava; fatura alacağından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK 67. Maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.7101 sayılı kanunun 61. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ''Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.” şeklinde değiştirilmiş olup 15.03.2018 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğü girmiştir.Mahkememizde görülen iş bu davada 7101 sayılı kanunun resmi gazetede yayınlandığı tarihten sonra 02.08.2018 tarihinde açılmış olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre basit yargılama usulüne tabi olmasına rağmen Tensip zaptıyla her ne kadar yazılı yargılama usulünün uygulanması gerektiği belirtilmiş olsa da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik dava tarihinden önce olması nedeniyle tensip zaptında yazılı yargılama usulünün uygulanacağının belirtilmesi taraflara kazanılmış hak sağlamayacağından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince 28.02.2019 tarihli basit yargılama ön incelemeye hazırlık tutanağında iş bu davada basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiştir.Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ... 14 İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasına, bilirkişi incelemesine, ticari defter ve kayıtlara dayanmıştır. Davalı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; sözleşmeler, ... 14 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası,ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, yargıtay kararları,tanık,her türlü yasal delile dayanmıştır.Davaya dayanak ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasında; alacaklı ... A.Ş tarafından borçlu ... Ticaret Ltd Şti. aleyhine 5.457,76-TL faturadan kaynaklı alacağın tahsili için 09.02.2017 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçluya ödeme emrinin 14.02.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 17.02.2017 tarihinde süresinde icra dairesinin yetkisine, borca , faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 26/10/2016 tarihli ve 2016/3522 Es., 2016/14011 K. Sayılı ilamında ".... Davalı cevap dilekçesinde, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu beyan etmiştir. Davacı taraf icra takibinde cari hesap alacağı olduğu belirtilmiştir. TBK 89/1 md'si uyarınca, para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden, davacının ikametgahı mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olması sebebiyle davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." yönünde karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde icra dairesinin de yetkisine itiraz edildiği ve mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile mahkememizin yetkisine karşı itirazda bulunulduğu, davalı vekili tarafından itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkiye itiraz edilmediği anlaşılmakla yukarıda belirtilen yargıtay kararı doğrultusunda Mahkememiz tarafından 05.11.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı vekilinin icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine karşı yaptığı yetki itirazının TBK 89. Maddesi gereği talep bir miktar para alacağına ilişkin ve götürülecek bir borç niteliğinde olduğundan davacının takip tarihindeki yerleşim yerindeki adresinin Sarıyer/İstanbul olması sebebiyle İstanbul İcra Daireleri ve dolayısıyla İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağından davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı yanın icra takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarın tespitinin ve taraf defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği hususunda alınan 15.01.2020 tarihli raporda ayrıntısı açıklandığı üzere sonuç olarak: ''... Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davalı şirket vekiline 12/12/2019, 26/12/2019 ve 07/01/2020 tarihli e-postalarla incelemeye sunulması istenen belgeler bildirilmiş; davalı şirket vekilinin 24/12/2019 tarihli e-postası ile ertesi gün akşama kadar istenen belgelerin hazırlanarak incelemeye sunulacağı ifade edilmişse de rapor tarihi itibarıyla istenen belgeler incelemeye sunulmamış olduğundan davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, dava konusu takıp talebinin dayanağı, ilki 07/01/2016 tarihinde, sonuncusu ise 12/01/20)7 tarihinde düzenlenen 53 adet faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, toplam 4.854,12 TL tutarındaki 35 adet fatura karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu, ancak toplam 3.171,95 TL tutarındaki 18 adet fatura karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmemiş olduğu, karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu değerlendirilen 35 fatura tutarı olan 4.854,12-TL ile davacı tarafın kabulündeki 3.554,00-TL tutarındaki davalı ödemeleri birlikte dikkate alındığında 03/02/2017 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.300.12-TL alacaklı olduğu...'' tespit ve rapor edilmiştir.