T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/5978 Karar No : 2025/7781 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/5978 E. , 2025/7781 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/5978 Karar No : 2025/7781 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu meslekten çıkarma kararlarının şekil, konu, sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, kanun hükmünde kararnameler ile yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda düzenleme yapılabileceği ve bu düzenlemelerin yalnızca o dönem için geçerli olabileceği, aksi düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna ilişkin hakkında herhangi bir somut delil ve gerekçe ortaya konulamadığı, kişiselleştirme yapılmadığı, savunma hakkının, isnadı öğrenme hakkının, silahların eşitliği ilkesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı iddia edilmiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu kararın amacının, Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Kanunu'nun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkânı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/01/2023 tarih ve E:2017/5142, K:2023/236 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060, K:2024/3603 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ÖZLEM ULAŞ'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaliyle , bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük hakların iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun'un) Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasaya Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır. Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Beşinci Dairesince; dava konusu işlemin iptali, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesine ilişkin olarak verilen kararın davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060 ; K:2024/3603 sayılı kararı ile temyiz isteminin kabulüyle; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği; bu itibarla, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair ... tarih ve ... sayılı kararının iptali , davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı uyarınca karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle, davanın bozma kararında yer alan gerekçelerle reddi gerektiği düşünülmüştür . TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu kararların iptali yolunda verilen 24/01/2023 tarih ve E:2017/5142, K:2023/236 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060, K:2024/3603 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dairemizin 24/01/2023 tarih ve E:2017/5142, K:2023/236 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060, K:2024/3603 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere; Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan kararların iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:...sayılı kararıyla kamu davası açılması için yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleştiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Dairemizin 24/01/2023 tarih ve E:2017/5142, K:2023/236 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060, K:2024/3603 sayılı kararlarının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir: 1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları. 2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri. 3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası. 4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği Dairemizin 24/01/2023 tarih ve E:2017/5142, K:2023/236 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060, K:2024/3603 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere; 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır. 2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060, K:2024/3603 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere; Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir. Dava konusu kararların dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemlerin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir. Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür. Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza soruşturması sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının...tarih ve Soruşturma No:..., Karar No: ... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır. Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen 24/01/2023 tarih ve E:2017/5142, K:2023/236 sayılı kararda; Davacının kendi beyanları yönünden, davacının beyanlarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, F.S.K. ve S.Ç. isimli tanık beyanlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu yönünden, davacının dijital materyallerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 20/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda yer alan ve davacının FETÖ ile bağlantılı internet sitelerine giriş yaptığına ilişkin tespitlerin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Ankesörlü/Sabit Hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca hazırlanan raporda, davacının kullanımındaki GSM hattının 2013 yılında bir defa ankesörlü telefondan aranmasına dair tespitin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, HTS Raporu yönünden, davacı hakkındaki HTS analiz çalışmalarında yer alan tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacıyla İlgili ihbar ve Soruşturma bilgisi yönünden, E.K. isimli şahıs tarafından yapılan başvuru üzerine iddiaları inceleyen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve Dosya No:..., K:...sayılı kararıyla; davacı hakkında ileri sürülen iddiaların, yargılama faaliyetine ilişkin olduğu, Cumhuriyet savcısının delil toplama, değerlendirme ve suçu nitelendirme yetkisi nedeniyle dosyanın işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği; ayrıca Ankara Valiliği 112 Acil Çağrı Merkezine 03/08/2016 tarihinde saat:17.04'de yapılan isimsiz ihbardaki iddiaları inceleyen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararıyla; FETÖ/PDY örgüt üyeliği iddiası yönünden dosyanın... sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, Dairelerince yapılan 15/06/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 03/11/2022 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasında, daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, bunun dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, bu soruşturma kapsamında incelenen davacının örgüt mensubu olduğunun belirtildiği yukarıda yer verilen ihbar üzerine davacı hakkında işlem yapıldığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmediği, Davacı hakkındaki sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı, Davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan deliller yönünden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmediği, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin somut bir delil sunulmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca E:... sayılı dosyada yapılan 15/06/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Dairemizin 24/01/2023 tarih ve E:2017/5142, K:2023/236 sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060, K:2024/3603 sayılı kararıyla; "... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince; - Davacı, hakkında Sinop Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/08/2016 tarihli şüpheli ifade tutanağındaki ifadesinde; "...Ben HSYK seçimlerinin olduğu 2014 yılında Şebinkarahisar ilçesinde görev yapıyordum. Ben 2014 HSYK seçimlerinde öncelikle Yargıda Birlik Platformu adaylarına hatıradığım kadarı ile 6 tanesine oy verdim. Bunların içerisinde İ.Ç., R.K., M.Y., M.Y. ile şu an ismini hatırlayamadığım 1 ya da 2 kişi daha vardı. Ben ayrıca o dönemde bağımsız olarak nitelendirilen İ.Ç., A.N.G., N.Ö. ve H.T.'ye oy verdim. Ayrıca hangi gruptan hatırlamıyorum ancak L.T.K.'ya da oy verdim. Eğer o dönemki oy pusulaları saklanıyor ise kriminal inceleme yapılmasına da razıyım. Kesinlikle o donem bağımsız olarak adlandırılan listeye tamamıyla oy vermedim. Bütün içtenliğimle ve samimiliğimle oy verdiğim kişileri söylüyorum. Ben İ.Ç.'nin staj yaparken herkesle ilgilendiğini,, meslektaşların sorunları ile ilgilendiğini duydum. Bir de kendisinin Diyarbakır ilinde terörle bağlantılı olarak büyük bir uyuşturucu çetesini çökerttiğini düymam üzerine kendisi hakkında şu zamanki iddialardan da haberdar olmadığım için inanarak oy verdim. A.N.G. ben staj yaparken eğitim merkezi müdürüydü. Gördüğüm kadarı ile herkese gülücük dağıtan sempatik bir insandı. Kendisini en azından eğitim müdürü olması nedeniyle tanıdığımdan ve bir işim düştüğünde görüşebileceğimi düşünerek oy verdim. N.Ö.'yü yine seçim döneminde bir tv programında gödüm, kendisi bu programda meslektaşlarımızı ve mesleğimizi övücü mahiyette birtakım sözler söylüyordu. Ben de bu sözlerinden etkilenerek ve inandırıcı bularak kendisine oy verdim. Ben kesinlikle kendilerine FETÖ/PDY terör örgütüne mensup olmaları nedeniyle oy vermedim. Eğer öyle olsaydı bağımsızların tümüne oy verirdim. Ayrıca o dönemde benim çocuğumun doğum süreci dolayısı ile seçim sürecinden de uzak kaldım..." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. - Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak davacı ile aynı görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan F.S.K.'ya ait, HSK Müfettişlerince düzenlenen 14/08/2018 tarihli tanık ifade tutanağında; "...Şu an ... Adalet Komisyonu Başkanı olarak görev yapmaktayım. 2014- 2016 döneminde ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptım. ...'ı burada birlikte görev yapmamız sebebiyle tanıyorum. Kendisi ile Ağır Ceza duruşmalarında birlikte görev yaptık. Görev yaptığımız bir yıllık süre zarfında fetö/pdy silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı kapsamında herhangi bir eylem veya söylemini görmedim ve duymadım. Ancak 2014 yılında yapılan HSYK seçimlerinde Yargıda Birlik Platformunun desteklediği adaylar ile birlikte kendisini bağımsız olarak tanıtan ancak fetö/pdy silahlı terör örgütünün desteklediği adaylara da oy vereceğini söyledi. Hatta adaylardan N.Ö.'ye oy vereceğini açıkça söylemişti. ...'ın eşi adliyemizde icra müdürüydü. Evlilikleri konusunda bir husus dikkatimi çekmişti. Şöyle ki ... Ordulu eşi Urfalıydı. Üniversiteyi farklı yerlerde okumuşlardı. Geçmişlerinde herhangi ortak bir nokta bulunmamasına rağmen ...'ın hâkimlik stajında, eşinin ise avukatlık stajmda olduğu dönemde tanışıp evlenmelerini garipsemiştim. Bu durum evliliklerinin "katolog evlillik" olduğu hususunda bende şüphe uyandırmıştı. 2014 yılı HSYK seçim döneminde bir hafta sonu Şebinkarahisar'daki aile lokantasına gittiğimde ...'ı daha önceden tanımadığım biriyle otururken gördüm. ... beni farkedince ayağa kalktı, bende selam vermek için onların bulunduğu masaya doğru gittim. ... masada birlikte oturduğu kişinin Ü.B. olduğunu söylerek bana takdim etti. Ü.B.'nin bir arkadaşının cenazesine giderken Şebinkarahisar'a uğradığını, birlikte yemek yemek için buluştuklarını söyledi. Ben daha sonra oradan ayrılarak eşimin yanına geçtim. Onlar bizden önce lokantadan ayrıldı. Ben lokantadan ayrılır ayrılmaz başsavcımızı aradım ve Ü.B.'nin ilçeye gelişinden haberi olup olmadığını sordum. Başsavcımız haberi olmadığını söyledi. Biz ertesi gün Ü.B.'yi nereden tanıdığını ...'a sorduğumuzda kendisine Ü.B.'nin mesleğe girerken referans olduğunu, HSYK seçim çalışmaları kapsamında gelmediğini beyan etmişti. 15 Temmuz sürecinde ... açığa alındıktan sonra ifadesinde HSYK seçimi döneminde Ü.B.'nin sözde bağımsız adaylar için kendisinden oy istemek için Şebinkarahisar'a geldiğini, hatta başka bir şahsında seçim çalışması için Şebinkarahisar'a gelerek fetö adaylarına oy istediğini anlattığını Şebinkarahisar Başsavcısı S.Ç.'den duymuştum. Açığa alınma işleminden bir süre sonra ... beni telefonla aradı, kendisi ile ilgili Hâkimler ve Savcılar Kuruluna Ü.B.'nin ziyareti dışında başka bir şey söyleyip söylemediğimi sordu. Bende kendisine bu ziyaret dışında herhangi bir şey bilmediğimi görmediğimi söyledim. ... ile ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir..." şeklinde beyanlarda bulunulmuştur. - Cumhuriyet Başsavcısı olarak davacı ile aynı yerde görev yapmış olan ve S.Ç.'ye ait, HSK Müfettişlerince düzenlenen 13/03/2018 tarihli tanık ifade tutanağında; "...Şu an Artvin Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapmaktayım. 2014 yılı yaz kararnamesi ile ... Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandım, burada yaklaşık 2,5 yıl görev yaptım. Bu dönem içerisinde Şebinkarahisar Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan ... ile yaklaşık 1 yıl birlikte çalıştım. Atandığımda 2014 yılı HSYK seçimleri henüz yapılmamıştı ve HSYK seçimleri ile ilgili FETÖ/PDY ile irtibatlı adaylar adına yoğun çalışmalar yapılıyordu. Atandıktan sonra YBP adına seçime giren adayların tanıtılması, durumun vahametinin mesleğe yeni girmiş meslektaşlara anlatılması adına Şebinkarahisar merkez ve mülhakatındaki hakim ve cumhuriyet savcıları ile yoğun toplantılarımız ve görüşmelerimiz oldu. Gerek toplu olarak gerekse bireysel olarak kendileri ile görüştüm. Durumu anlatarak yargının içerisindeki FETÖ tehlikesi ve FETÖ esaretinden kurtulma yolunun FETÖ/PDY irtibatlı adayların seçilmemesi olduğunu söyledim. Bazı meslektaşlar renk vermedi, bu kişiler arasında ... da bulunmaktaydı. Kendisi milliyetçi muhafazakar bir görüntü verdiğinden FETÖ/PDY irtibatlı adayları desteklemeyeceğini düşündüm. İlerleyen süreçte sık sık yaptığım görüşmelerde durumun böyle olmadığını, rengini belli etmemeye çalıştığını ve FETÖ/PDY adına seçime giren adaylara oy vereceğini değerlendirdim. Her ne kadar buna dair herhangi bir beyanı veya adliyede bir çalışması olmasa da yapmış olduğum gözlemlerde FETÖ/PDY adına seçimlere giren adayları desteklediğini değerlendirdim. Bu gözlemime dayalı olarak zaman zaman diğer meslektaşları olduğu gibi ...'a da FETÖ/PDY adaylarına oy vermemesi konusunda tavsiyede bulundum. ..., baş başa yaptığımız görüşmelerde FETÖ/PDY irtibatlı adaylara oy vermeyeceğini söylüyordu ancak bu söyleminin kesinlikle doğru olmadığına, kendisinin bu konuda samimi olmadığına inanıyordum. 2014 yılı HSYK seçimlerinde FETÖ/PDY irtibatlı adaylara oy verdiğini, kendisi meslekten çıkarıldıktan sonra verdiği ifadesinden öğrendim. Bu şekilde ... hakkındaki görüşlerimin doğru olduğunu da teyit etmiş oldum. ...'ın eşi Şebinkarahisar İcra Müdürü idi. Özel sohbetlerimizde eşlerimizle nasıl tanıştığımız söz konusu olduğunda, ...'ın eşi ile Ankara'da tanıştığını söylemesi dikkatimi çekmişti zira ..., Ordulu idi ve Erzincan İlinde Hukuk Fakültesi okumuştu, eşi ise Şanlıurfalı olup Ankara'da yaşayan Kıbrıs'ta hukuk fakültesi bitirmiş bir kişi idi. Meslekleri de farklı olduğundan stajda bir araya gelip tanışmaları hayatın olağan akışma uygun gelmemişti. O dönemde ulusal basma da yansıdığı üzere FETÖ'nün kendi üyelerini bir araya getirerek "katalog" evlilik adı altında evlendirdiğini bildiğimizden bu evlilik benim kafamda soru işareti oluşturmuştu. Ancak bu konuyu çok irdelemedim. ... ile ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi..." şeklinde beyanlarda bulunulmuştur. - Ayrıca davalı idarece sunulan 20/06/2017 tarihli Bilirkişi Raporunda; davacıya ait dijital materyaller üzerinde yapılan analizler sonucunda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olup örgütün propagandasını yapan www.aksiyon.com", "www.rotahaber.com", "www.samanyoluhaber.com", "www.aktifhaber.com", "www.samanyolutv." tv ve haber sitelerine internetten erişim sağlandığı tespit edilmiştir. - Davacının cep telefonuna ait HTS kayıtları incelendiğinde; haklarında silahlı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinden soruşturma yapılan çok sayıdaki kişi ile davacı arasında çok sık görüşme yapıldığı tespit edilmiştir. Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacı hakkındaki yukarıda yer verilen kendi beyanları, tanık ifadeleri ile diğer hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.... ... dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur. Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2024 tarih ve E:2023/2060, K:2024/3603 sayılı bozma kararında; kendi beyanları, tanık ifadeleri ile diğer hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararlarla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına, 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ... TL ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan...TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };