Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ olan 2.946- USD (ikibinaltıyüzkırkaltıdolar) tutarlı bir adet çekin ticari alışveriş sonrası müvekkiline verildiğini, ancak bu çekin müvekkilinin eline geçtikten sonra zayi edil edildiğini, müvekkili tarafından yapılan aramada bir sonuç elde edilemediğini ve kaybolan çekin bulunamadığını beyan ederek davaya konu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin her türlü gıda ve ihtiyaç maddeleri, et ve etten mamuller, her türlü kurt gıda, yaş meyve ve sebzeler gibi mahsullerin tekel maddelerinin alım satım, toptan ve perakende pazarlanması işleriyle iştigal ettiğini, şirketin esas sermayenin 200.000,00 TL olarak belirlendiğini, zaman içerisinde diğer hissedarların hisselerini ...'e devretmesi sonucu anılan kişinin hakim konuma geldiğini, pay devirleri ile müvekkilinin 60.000 TL payı diğer ortağın ise 140.000,00 TL payı bulunduğunu, pay oranının değişmesi sonucu toplanan olağanüstü genel kurulda şirket sermayesinin 2.000.000 TL'sına yükseltilmesinin görüşülerek yasaya aykırı şekilde kabul edildiğini, 07.12.2016 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımı kararın iptali için Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/127 Esas sayılı doyasında açılan davanın derdest olduğunu, genel kurul toplantısından bir kaç ay önce şirketteki hisselerin % 35'ini satın alan ve hakim ortak konumuna gelen diğer ortağın, davacının şirket genel müdürlüğüne son verip, gerekçesiz ve hiç bir finansal temeli olmadan sermaye artırımına gitme isteğinin kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin faaliyet konusu olarak belirlenen işleri gereği gibi yerine getirmek yerine, şirketin hakim pay sahibi tarafından istenen şekilde yönetildiğini, şirketin faaliyet amacından çıkarak şahsi çıkarlar için kullanıldığını, davacının azlık haklarının kullanmasının engellenmek istendiğini, şirketin yüksek miktarda sermaye artırımına gitmek suretiyle düşük miktarda pay sahibi olan azlık ortağının şirketten tasfiye etmek amacı güdüldüğünü, azlık haklarının ihlal edilmek istendiğini, haklı nedenlerin bulunması halinde azınlık pay sahiplerinin şirketin feshini veya TTK'nın 531.maddesinde belirlenen tedbirlerin alınmasını isteyebileceğini, müvekkilinin azınlık pay haklarının engellendiğini, finansman ve sermaye ihtiyacı olmaksızın ve gerekçe gösterilmeksizin, azınlık payı sahibinin haklarını ihlal etmek amacıyla sermaye artışı yapılmasının haklı neden olduğunu, şirketin faaliyet konusundaki işleri yapmadığını, varlık amacının ortadan kalktığı gibi, kâr dağıtımı gibi herhangi bir ekonomik amaca da hizmet etmediğini, müvekkilinin bilgi alma hakkının sürekli şekilde engellendiğini, hakim ortağın eylemleri ile şirketi iflasa sürüklediğini, ortaklara eşit işlem yapma ilkesine uyulmadığını ileri sürerek, şirketin mal varlığının ihtiyati tedbirle korunmasına, davalı şirketin TTK'nın 531.maddesi uyarınca haklı nedenle feshine, aksi halde müvekkilin şirket hisse paylarının karar tarihindeki gerçek değeri hesaplanarak şimdilik 1.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline ve müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; şirket sermayesinin gelişen ekonomik durumlara yetmemesi nedeniyle sermayenin usulüne uygun olarak artırıldığını, sermaye artırımının şirketin menfaatleri ve sermaye ihtiyacı doğrultusunda gerçekleştirildiğini, davalının ticari faaliyet alanları içerisinde ve ticari teamüllere göre çalıştığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, sermaye artırımının kişisel çıkarlar için yapılmadığını, davacıdan kaynaklanan nedenlerle şirketin mali durumunun bozulması nedeniyle şirket ortağı ...'ün şahsen şirkete önemli miktarlarda para aktardığını, kar dağıtımı nedeniyle sermaye ihtiyacı doğduğunu ve sermayeye ilave edilebilecek iç kaynak bulunmadığını, artırılan sermayenin ödenme şeklinin de yasaya uygun belirlendiğini, diğer ortağın şirketi işlevsiz hale getirdiği iddiasının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.