Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/734 E. , 2024/2658 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/734 Karar No : 2024/2658 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... 2) ... Belediye Başkanlığı / ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... KATILMA YOLUYLA TEMYİZ TALEBİNDE BULUNAN : ... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVACILAR: 1) ... 2) ... 3) ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/734 E. , 2024/2658 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/734 Karar No : 2024/2658 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... 2) ... Belediye Başkanlığı / ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... KATILMA YOLUYLA TEMYİZ TALEBİNDE BULUNAN : ... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVACILAR: 1) ... 2) ... 3) ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Balıkesir ili, Burhaniye ilçesinde 03/12/2012 tarihinde meydana gelen sel hadisesi nedeniyle, ... - ... Yolu, ... mevkii, ... parselde yer alan bahçeli evde ikamet eden ve davacılardan ...'ın annesi, diğer davacıların kardeşi olan ...'ın hayatını kaybetmesi ve müteveffanın sahibi olduğu konut ile ... plakalı aracının hasar görmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek ... için, destekten yoksun kalma, araç ve konut hasarına karşılık 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 28.000,00 TL) maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat,..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihten itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 03/12/2020 tarih ve E:2015/548, K:2020/5772 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin D.İş No:... sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporları, meteorolojik hadiseye ilişkin etüd raporu, olağanüstü durum raporları, teknik heyet raporu ve diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu olayın gerçekleşmesinde %50 mücbir sebebin etkili olduğu, bozma kararı sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda; karayolunun kenarında yapılan tesislerin geçiş yolları altındaki yapım şartlarına tesis yetkililerinin uymadığı ve belediye yetkililerinin de yapılan alt yapıyı kontrol etmeyerek standart dışı yapılan alt yapıya göz yumduklarının anlaşıldığı, yönetmelikte açıkça yol geçiş izninin belediyesince verildiği, Karayolları kurumundan ise uygun görüş almak şartının olduğunun belirtildiği, Belediyenin yol geçiş izninde menfez ebatlarının projeye uygunluğunu, (İş yerlerinden ana yola geçiş yollarının altında yapılması gereken menfez boyutlarının en az 1,00mx1,00m olması hususuna uyulmama durumunu) denetleme görevi ile bu alt yapının bakımının denetim görevinin verildiğinin anlaşıldığı, bu denetim sorumluluğunu ihlal eden Burhaniye Belediyesi Başkanlığının bu olayda %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; ilgili mevzuatta açıklandığı üzere; karayolu kenarındaki tesislerin yapılması ve işletilmesinin, verilen izne ve bu Yönetmelik şartlarına uygunluğunun, ilgili belediyeler ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkililerince denetleneceğinin açık olduğu, bu anlamda yol yapım ve bakımından sorumlu idare olan Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de olayda görüş vermesi sonrasında da sorumluluğunun devam ettiği, bu sebeple kusurun her iki idareye paylaştırılması gerektiği, buna göre %12,5 Karayolları Genel Müdürlüğü, %12,5 Burhaniye Belediye Başkanlığı'nın kusurlu oldukları dikkate alındığında, araç ve ev hasarı ile ilgili olarak tazmini talep edilen maddi zararının davalı idarelerce karşılanması gerektiği, buna göre "toplam zararxkusur oranı=ilgili idarece tazmini gereken maddi zarar tutarı" hesabıyla 28.000,00 x%12,5=3.500,00-TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL maddi zararının karşılanması gerektiği, ...'ın maddi tazminat isteminin 7.000,00 TL'sinin kabulü ile davalı idareler tarafından 1/2 oranında görevsiz yargı yerine (... Asliye Hukuk Mahkemesi E:... sayılı dosya) başvurduğu tarih olan 09/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacıların müteveffa ile olan yakınlık durumları, olayın oluş şekli ve davalı idarelerin olayın meydana gelmesindeki kusur durumu gibi unsurlar göz önünde bulundurulduğunda, takdiren, davacı ... için 40.000,00 TL, diğer davacılar ..., ...,... için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak manevi tazminatın, olayın meydana gelmesine hizmet kusuru işlemek suretiyle sebebiyet vermiş olan davalı idarelerce 1/2 oranında, davacıların görevsiz yargı yerine (... Asliye Hukuk Mahkemesi - E:... sayılı dosya) başvurduğu tarih olan 09/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılardan ... tarafından, dava konusu olayın su akışına engel olan imalatlar nedeniyle olduğu, doğal afet ve mücbir sebep olarak %50 kusur indirimi yapılmasının kabul edilemez olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, İdare Mahkemesince mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda idarelerinin kusuru bulunmadığı yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği halde idareleri yönünden tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, idareleri yönünden davanın reddi gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir. Davalı Burhaniye Belediye Başkanlığı tarafından, idarelerinin herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, dava konusu olayın yol genişletme çalışmaları sırasında diğer davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yolun daraltılması ve PMS Tarım Ürünleri Gıda Çarşısı’nın uygun deşarj kanalı yapmamasından kaynaklandığı, idareleri yönünden davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. Müdahale Talebinde Bulunan ve Katılma Yoluyla Temyiz İsteminde Bulunan ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından, şirketlerinin olay tarihinde M OİL Akaryakıt İstasyonun kiracısı konumunda olduğu, akaryakıt istasyonunu inşa eden ya da malik konumunda olmadığı, şirketlerine yönelik kusur izafe edilemeyeceği, şirketlerine yönelik belirlenen kusur oranının kabul edilemez olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacılardan ... tarafından davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup diğer davacılar tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idarelerden Burhaniye Belediye Başkanlığı tarafından, davacı ...'ın temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup, diğer davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen kararda, davacı tarafın temyiz talebinin bulunmadığı, bozma kararının davalı idarenin temyiz talebinin kabulü ile gerçek zararın ortaya konulması için verildiği hususu dikkate alınmak suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Burhaniye Belediye Başkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, Balıkesir ili, Burhaniye ilçesinde 03/12/2012 tarihinde meydana gelen sel hadisesi nedeniyle, ... - ... Yolu, ... mevkii, ... parselde yer alan bahçeli evde ikamet eden ve davacılardan ...'ın annesi, diğer davacıların kardeşi olan ...'ın hayatını kaybetmesi ve müteveffanın sahibi olduğu konut ile ... plakalı aracının hasar görmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek ... için, destekten yoksun kalma, araç ve konut hasarına karşılık 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 28.000,00 TL) maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat,..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihten itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir. Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir. Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm verememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E...., K... sayılı kararında da "Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir. Buna göre, davalı idarenin temyiz talebi üzerine, davalı idare lehine verilen bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine bir hüküm kurulamayacağı açıktır. Bakılmakta olan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ... tarafından, maddi tazminat talebi olarak, dava dilekçesinde 1.000,00 TL tutarında bir talepte bulunulduğu, uğranılan ve belgelendirilen maddi zarar miktarının 28.850,00 TL olduğu, ancak işbu kararın verildiği tarihe kadar miktar artırım yoluna gidilmemiş olduğu dikkate alınarak tam yargı davalarında geçerli olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, tazmini istenilen 1.000,00 TL maddi tazminatın, olayın meydana gelmesine hizmet kusuru işlemek suretiyle sebebiyet vermiş olan davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından davacının görevsiz yargı yerine (... Asliye Hukuk Mahkemesi - E:... sayılı dosya) başvurduğu tarih olan 09/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, dava konusu olayın oluş şekli ve davalı idarenin olayın meydana gelmesindeki kusur durumu birlikte değerlendirildiğinde takdiren, davacı ... için 20.000,00 TL, diğer davacılar ..., ...,... için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere, toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın, olayın meydana gelmesine hizmet kusuru işlemek suretiyle sebebiyet vermiş olan davalı idarece, davacıların görevsiz yargı yerine (... Asliye Hukuk Mahkemesi - E:... sayılı dosya) başvurduğu tarih olan 09/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği; mahkeme kararının kabule ilişkin kısımının davalı idare tarafından temyiz edildiği, davacılar tarafından ise temyiz taleplerinin bulunmadığı, Danıştay Onuncu Dairesinin 03/12/2020 tarih ve E:2015/548, K:2020/5772 sayılı kararıyla bozulması üzerine ... İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, ...'ın maddi tazminat isteminin 7.000,00 TL'sinin kabulü ile davalı idareler tarafından 1/2 oranında görevsiz yargı yerine (... Asliye Hukuk Mahkemesi E:... sayılı dosya) başvurduğu tarih olan 09/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ...'a ödenmesine, davacı ... için 40.000,00 TL, diğer davacılar ..., ...,... için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak manevi tazminatın, olayın meydana gelmesine hizmet kusuru işlemek suretiyle sebebiyet vermiş olan davalı idarelerce 1/2 oranında, davacıların görevsiz yargı yerine (... Asliye Hukuk Mahkemesi - E:... sayılı dosya) başvurduğu tarih olan 09/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmiş ise de, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacılar ..., ...,... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği ve davacılar tarafından temyiz isteminde bulunulmadığı, mahkemece bozma kararına uyularak verilen kararda ise ... için 7.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacılar ..., ...,... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmek suretiyle aleyhe hüküm verme yasağına uyulmadığı, davalı idarenin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Mahkemece bozma kararına uyularak verilen kararda davacı tarafın temyiz talebinin bulunmadığı, bozma kararının davalı idarenin temyiz talebinin kabulü ile gerçek zararın ortaya konulması için verildiği hususu dikkate alınmak suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı uyarınca davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacılar ..., ...,... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin tutarını aşmaması gerekirken, davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olacak şekilde ... için 7.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacılar ..., ...,... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan iş bu bozma kararı sonrasında Mahkemece yeniden bir karar verilecek olduğundan ... San. ve Tic. A.Ş.'nin müdahale talebinin de İdare Mahkemesince değerlendirilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacılardan ...'ın temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin KABULÜNE, 3. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/06/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.