3. Hukuk Dairesi 2017/2089 E. , 2017/6506 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında tarımsal amaçl…
**3. Hukuk Dairesi 2017/2089 E. , 2017/6506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında tarımsal amaçlı kira sözleşmesi yapıldığını, yıllık kira bedelin 5.000 TL olduğunu ancak aradaki samimiyetten bedel kısmının sözleşmede boş bırakıldığını, davalının iki yıldır kira bedeli ödemediğini, kira alacağının tahsil edilebilmesi için sözleşmede boş bırakılan bedel kısmının tespiti gerektiğini belirterek sözleşmede kira bedelinin yıllık 5.000 TL olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili dilekçesinde, sözleşmede bedel kısmı boş olmakla sözleşmenin kurulmamış olduğunu, taşınmazı hiç kullanmadıklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının eda davası açması gerekirken tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK' nun 106. maddesinde "(1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. TBK' nun 357. maddesinde" Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Ürüne katılmalı kira, kira bedelinin devşirilecek ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırıldığı ürün kirasıdır. Bu oran sözleşmeyle kararlaştırılmamışsa, yerel âdete göre belirlenir." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümlerinin mi yoksa konut ve çatılı iş yeri kiralarına ilişkin hükümlerinin mi uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.