18. Ceza Dairesi 2018/3618 E. , 2019/590 K. "" KARAR Kişinin hatırasına hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 130/1, 130/1-2. cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2017 tarihli ve 2017/368 esas, 2017/988 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/05/2…
**18. Ceza Dairesi 2018/3618 E. , 2019/590 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Kişinin hatırasına hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 130/1, 130/1-2. cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2017 tarihli ve 2017/368 esas, 2017/988 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/05/2018 gün ve 38020 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 17/02/2016 tarihli ve 2015/19524 esas, 2016/2854 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukukî değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın müteveffaya ait facebook isimli sitende yayımlanan paylaşımlarında, "hakkımı helal etmiyorum, özgür körükçü sırf siyaset devreye girdi diye D4 belgemi vermemiştin Allah affetmesin seni", "yaktığın çırada kavrul İnşallah" ve "takdir ilahiden kaçış yok er veya geç hepimiz nasibimizi alacağız ama kötü bir şekilde, ama iyi bir şekilde. Sen benim ayağımın altını kazanları tez zamanda yak yarabbim" şeklindeki sözlerinin müteveffanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, beddua ve sızlanma niteliğinde olduğu ve kişinin hatırasına hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karaı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmü yer almaktadır.