Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/8597 E. , 2024/6476 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/8597 Karar No : 2024/6476 DAVACILAR : 1- ...vasisi... 2- ... vasisi ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü-... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :Antalya ve İstanbul illerinde tesis edilecek trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/8597 E. , 2024/6476 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/8597 Karar No : 2024/6476 DAVACILAR : 1- ...vasisi... 2- ... vasisi ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü-... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :Antalya ve İstanbul illerinde tesis edilecek trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları gösterilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/01/2022 tarih ve 5086 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemin dayanağı TEDAŞ'ın kamulaştırma kararının hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin de hukuka aykırı olduğu, bölgede ek trafo ihtiyacının bulunmadığı, mevcut trafolarla ihtiyacın karşılanabileceği, halihazırda uyuşmazlığa konu taşınmaza yakın mesafelerde imar planında trafo yeri kullanımına ayrılmış taşınmazların bulunmasına rağmen uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği, imar planı ve notları gözetilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında konut fonksiyonunda kaldığı ve bu durum gözetilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği, mülkiyet hakkının ölçüsüz ve ciddi şekilde zarar gördüğü, acelelik unsurunun somut olayda gerçekleşmediği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : 1- Cumhurbaşkanlığı tarafından; davanın süresinde açılmadığı, acele kamulaştırma yönteminin seçilmesinin temel bir kamu hizmeti olan elektrik dağıtım gereksinimleri ve aciliyeti ile ilgili olduğu, kamu yararının bulunduğu, sürecin aksamasının kamu zararına neden olacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak dava konusu işlemin tesis edildiği, söz konusu bölgede enerji ihtiyacını sağlayan mevcut tesislerin yetersiz kaldığı, bu duruma bağlı olarak bölgede çok sayıda arıza kaydının tespit edildiği ve elektrik kesintilerinin yaşandığı, bu nedenle acele kamulaştırma kararının alındığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. 2- Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından; davanın süresinde açılmadığı, davanın görev yönünden reddi gerektiği, dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği, kamu yararının gözetildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava Antalya ve İstanbul illerinde tesis edilecek trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları gösterilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/01/2022 tarih ve 5086 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin süre yönünden iddiasına itibar edilmemiştir. Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 6. maddesinde ise belediye encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının il merkezlerinde Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmü yer almaktadır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlenmiştir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1. fıkrasında; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir." hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak; a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun "Amaç" başlıklı 1.maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. " hükmüne, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne, "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, "...Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır...", 8. maddesinin (d) bendinde, "Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur..." hükmüne, 20. maddesinde, "Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Antalya ve İstanbul illerinde tesis edilecek trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları gösterilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/01/2022 tarih ve 5086 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; uyuşmazlığa konu parselin 1/1000 ölçekli Küçükçekmece revizyon uygulama imar planında konut alanında kaldığı ve trafo gösteriminin bulunmadığı; dava dilekçesinde, halihazırda uyuşmazlığa konu taşınmaza yakın mesafelerde imar planında trafo yeri kullanımına ayrılmış taşınmazların bulunmasına rağmen uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği, imar planı ve notları gözetilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği iddialarının yer aldığı; davalı idarelerce söz konusu bölgede enerji ihtiyacını sağlayan mevcut tesislerin yetersiz kaldığı, bu duruma bağlı olarak bölgede çok sayıda arıza kaydının tespit edildiği ve elektrik kesintilerinin yaşandığı gerekçesiyle dava konusu acele kamulaştırma kararının alınması gerektiğinin savunulduğu; davalı TEDAŞ tarafından açılan acele el koyma davasının ise, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... D. İş, K:... sayılı kararı ile kabul edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla acele kamulaştırma yapılmasını gerektirecek acelelik halinin mevcut olmadığı; davaya konu taşınmazın da yer aldığı alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunduğu, imar planında yer alan kullanım kararına uygun olarak kamulaştırılması gerektiği, anılan taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kaldığı ve trafo binası gösteriminin bulunmadığı, imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılmayacağı da dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı Sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarihli,...sayılı kararı ile, uyuşmazlığa konu taşınmazın 48,98 m²’lik kısmı hakkında trafo binası yapımı amacıyla Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında kamulaştırılması amacıyla kamulaştırma kararı alınmıştır. Dava konusu 06/01/2022 tarih ve 5086 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile, Antalya ve İstanbul illerinde tesis edilecek trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları gösterilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında; idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanun'un 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlenmiştir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1. fıkrasında; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir." hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak; a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun "Amaç" başlıklı 1.maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. " hükmüne, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne, "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, "...Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır...", 8. maddesinin (d) bendinde, "Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur..." hükmüne, 20. maddesinde, "Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından; İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir. Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı kararı da bu yöndedir. Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür. Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur. 2942 sayılı Kanun'a göre idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür. Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir. Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür. Anılan Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir. Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir. Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır. Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Antalya ve İstanbul illerinde tesis edilecek trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları gösterilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/01/2022 tarih ve 5086 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; uyuşmazlığa konu parselin 1/1000 ölçekli Küçükçekmece revizyon uygulama imar planında konut alanında kaldığı ve trafo gösteriminin bulunmadığı; dava dilekçesinde, halihazırda uyuşmazlığa konu taşınmaza yakın mesafelerde imar planında trafo yeri kullanımına ayrılmış taşınmazların bulunmasına rağmen uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği, imar planı ve notları gözetilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği iddialarının yer aldığı; davalı idarelerce söz konusu bölgede enerji ihtiyacını sağlayan mevcut tesislerin yetersiz kaldığı, bu duruma bağlı olarak bölgede çok sayıda arıza kaydının tespit edildiği ve elektrik kesintilerinin yaşandığı gerekçesiyle dava konusu acele kamulaştırma kararının alınması gerektiğinin savunulduğu; davalı TEDAŞ tarafından açılan acele el koyma davasının, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... D. İş, K:... sayılı kararı ile kabul edildiği; Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kamulaştırma (kamu yararı) kararının iptali istemiyle davacılar tarafından açılan davada ise,... İdare Mahkemesince ...tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile anılan kamulaştırma (kamu yararı) kararının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazın da yer aldığı alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunduğu, imar planında yer alan kullanım kararına uygun olarak kamulaştırılması gerektiği, anılan taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında ve bir kısmı da imar yolunda kaldığı ve trafo binası gösteriminin bulunmadığı, imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılmayacağı da dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kaldı ki, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla acele kamulaştırma yapılmasını gerektirecek acelelik halinin de mevcut olmadığı açıktır. Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. Maddesinin 2/a fıkrası uyarınca TEDAŞ Yönetim Kurulu tarafından alınan ... tarihli,...sayılı kamulaştırma (kamu yararı) kararının da ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:...sayılı karar ile iptal edildiği görülmüştür. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderlerinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.