T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/2439 KARAR NO : 2025/2320 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/10/2025 NUMARASI : 2025/484 Esas - 2025/835 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; G…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/2439 KARAR NO : 2025/2320 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/10/2025 NUMARASI : 2025/484 Esas - 2025/835 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2024 tarihinde, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda müvekkilinin aracının hasarlandığını, ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, eksper raporunda müvekkilinin aracında 110.000,00 TL tutarında hasar oluştuğu tespit edildiğini, STK 2024.E.468663 başvuru sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin aracında oluşan hasarın 239.418,59-TL olduğunun belirlendiğini, müvekkiline hasar bedeli olarak ödenen 110.000,00-TL sonrasında, tahkim sürecinde poliçe limitleri dahilinde 70.000,00-TL hasar bedeli ve 20.000,00-TL değer kaybı bedeli ödendiğini, bu ödemeler ile 200.000,00-TL sigorta poliçe limitinin dolduğunun belirlendiğini, müvekkilin 59.418,59-TL hasar farkı alacağı kalmış olup oluşan hasarın bu miktardan daha yüksek olduğunu belirterek şimdilik, 100,00-TL bakiye hasar bedelinin, poliçe limitleri dâhilinde, davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ZMMS poliçesiyle, kaza tarihi itibarıyle hasar halinde araç başına 200.000,00 TL ve artan mali mesuliyet teminatı 50.000,00 TL olmak üzere azami sorumluluk hadleri ile sigortalandığını, davacı yana 110.000,00 TL tazminatın 17.09.2024 tarihinde ödendiğini, davacının Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2024.E.468663 sayılı başvurusunda alınan bilirkişi raporunda bakiye 89.515,08 TL maddi hasar hesaplandığını, poliçe limiti kapsamında müvekkili şirket tarafından 70.000,00 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 100.563,88 TL ödemenin de 04.02.2025 tarihinde yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hakem heyetince karara bağlanan tahkim dosyalarının dava konusundan farklı alacak kalemlerine ilişkin olduğunu, davalı şirketin tahkim sistemine üye olmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın yasa gereği hakem heyetince hükme bağlanamayan bakiye alacağın dava yoluyla tahsili için açıldığını, dava konusu talebin zorunlu mali mesuliyet poliçesi sorumluluk sınırının üstünde kaldığını, yasa gereği hakem heyetince hükme bağlanamadığını, bakiye hasar alacağı olduğunu, dava dilekçesinde tahkim kararlarının sunulduğunu, ZMMS poliçesinin dolduğunun gösterildiğini, bakiye alacağın dava yoluyla tahsilinin talep edildiğini, eksik inceleme ve hukuki değerlendirme nedeniyle dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli talepli maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlü olup taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK m. 115/1). Mahkeme, karşılıklı dilekçelerin verilmesinden sonra ön incelemede öncelikle dava şartlarını, dava şartlarından sonra ilk itirazları inceler ve bu hususlarda karar verir (HMK m. 115, 117/2, 137/1, 138, 139, 140). Gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir (HMK m. 138, 140). Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve dava şartlarını, dava şartlarından sonra ilk itirazları incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir (HMK m. 139/1). Ön inceleme duruşması da tamamlandıktan sonra, tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karar vermesi gerekir (HMK m. 142). Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.Somut olayda; 27/08/2024 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasındaki trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın hasarlandığı, eksper raporu doğrultusunda davalı tarafından davacıya 17/09/2024'te 110.000,00 TL ödendiği, davacının STK'nın 2024.E.468663 başvuru sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak hasar bedelinin tahsili talepli başvuru yaptığı, bu başvuru dosyasında alınan bilirkişi raporunda bakiye 89.515,08 TL hasar olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin HMK'nın 107.maddesi kapsamında fazlaya ilişkin dava ve haklarını saklı tutarak başvuru bedelini 70.000,00 TL'ye artırdığı, davalı sigorta şirketinin 04/02/2025 tarihinde 70.000,00-TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 100.563,88 TL ödeme yaptığı, bunun üzerine STK'nın 2025/92113 Karar sayılı kararı ile "Başvuranın 70.000 TL araç hasar bedeli talebinin karşılanmış olması sebebiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına" itiraz yolu açık olmak üzere karar verdiği; davacının STK nezdinde 2024.E.463966 sayılı başvurusu ile aynı kazaya ilişkin değer kaybı talebinde bulunduğu, 2025/113607 Karar sayılı karar ile ''başvurunun kabulüne, 20.000 TL değer kaybı bedelinin 07.10.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine'' şeklinde hüküm kurulduğu, davalı sigorta şirketinin 20/03/2025 tarihinde 20.000,00 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere davacıya 45.993,32 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.STK Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2024.E.468663 sayılı dosyasında verdiği karar uyuşmazlığın esasını çözümleyen kararlardan biri olmadığı gibi, karara karşı itiraz yoluna başvurulup başvurulmadığı ve kararın şekli anlamda kesinleşip kesinleşmediğinin de araştırılmadığı, ayrıca davacının STK Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2024.E.468663 sayılı dosyasında davacının ZMMS poliçesine dayandığı, işbu davada ise İMM poliçesine dayanılarak tazminat talep edildiği anlaşıldığından kesin hüküm koşulları oluşmadığı halde İlk Derece Mahkemesince kesin hüküm dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025