T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/2956 Karar No : 2025/2941 TEMYİZ EDENLER : I- DAVACILAR 1- ... Odası (... Şubesi ) VEKİLİ : Av. ... 2- ...Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- DAVALILAR 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF : I- DAVALILAR 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2- ... Bakanlığı II- DAVACILAR 1- ... Odası (... Şubesi) 2- ...Odası Başkanlığı İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İ…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/2956 E. , 2025/2941 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/2956 Karar No : 2025/2941 TEMYİZ EDENLER : I- DAVACILAR 1- ... Odası (... Şubesi ) VEKİLİ : Av. ... 2- ...Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- DAVALILAR 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF : I- DAVALILAR 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2- ... Bakanlığı II- DAVACILAR 1- ... Odası (... Şubesi) 2- ...Odası Başkanlığı İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararın, redde ilişkin kısmının davacılar tarafından, iptale ilişkin kısmının davalı idareler tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 08.06.2018 tarih ve 30445 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin; 4. maddesinin (d), (i), (z), (bb), (cc), (çç), (jj), (yy), (zz), (ddd), (iii), (kkk), (rrr), (yyy), (aaaa), (eeee), (hhhh), (öööö), (pppp), (rrrr), (bbbbb), (ggggg), (hhhhh) bentlerinin; 5. maddesinin 1, 2, 5, 8, 16 ve 17. fıkralarının; 6.maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin; 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç,) (g), (h) ve (ı) bentlerinin; 8. maddesinin 1. ve 6. fıkralarının; 10. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinin; 11. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının (dava dilekçesinde 11. maddenin tamamının iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinde yalnızca 3. ve 4. fıkralara yönelik iddialara yer verildiğinden yalnızca 3. ve 4. fıkralar yönünden değerlendirme yapılmıştır.), 13. maddesinin 2. fıkrasının; 16. maddesinin 2.fıkrasının (b) bendinin; 18. maddesinin 1, 2, 3 ve 6. fıkralarının; 19. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (ç), (d), (e), (f), (g) ve (ğ) bentlerinin; 20, 22 ve 42. maddelerinin; 52. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinin; 54. maddesinin 7. ve 8. fıkralarının; 56. maddesinin 8. fıkrasının; 57. maddesinin 18, 19, 20, 21 ve 23. fıkralarının; 59. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarının; 62. maddesinin 1. fıkrasının; 63. maddesinin; 64. maddesinin 12.fıkrasının; 66. ve 68. maddelerinin; 69. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, dava konusu Yönetmeliğin 4.maddesinin (zz) bendindeki "kazı izni" tanımının; 5. maddenin 1. fıkrasının, 5. fıkrasının, 8. fıkrasındaki "son katın üzerindeki ortak alan teras çatılar" kısmının, 5. maddenin 8. fıkrasının (a) alt bendindeki "2 katı" ibaresinin, (b) alt bendindeki "kapıcı daireleri" kısmının ve (c) alt bendinin; 8. maddenin 6. fıkrasının "serbest nizam" ibaresinin; 19.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinin 2 numaralı alt bendindeki "trafo" ibaresinin ve 3 numaralı alt bendinin; (ç) bendinin 2 ve 3 numaralı alt bendinin; (f) bendinin 1. alt bendinde yer alan "anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan, aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi gibi konut dışı hizmetler verilebilir." düzenlemesi ile 2. alt bendinde yer alan " İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut kullanımına ayrılan parsellerde ilgili kamu kurumunun belirlediği standartları sağlamak ve uygun görüşü alınmak ve ayrıca getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacı karşılanmak kaydıyla müstakil olarak; yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi, özel eğitim tesisi ve yapılabilir." kısmının; (g) bendinin 3 ve 4 numaralı alt bentlerinin, (ğ) bendinin 1 numaralı altı bendinde yer alan; "konut kullanımı emsale konu alanın %20'sini aşamaz" ibaresi, 2 numaralı alt bendinde yer alan; "plan kararı gerekmeden" ibaresi ile 4 numaralı alt bendinde yer alan "plan değişikliği gerektirmeksizin" ibaresinin; 20. maddesinin 8. fıkrasının (b) bendindeki "Açık yüzme havuzu" kısmının, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, (ç) bendindeki "Bu Yönetmelikte öngörülen asgari sayıda kapıcı dairesi" kısmının, (j) bendindeki "Konut kullanımlı binaların bodrum ve zemin katlarında yer alan" ibaresi dışındaki kısımların, k) bendindeki "tek başına bağımsız bölüm oluşturmayan; konut kullanımlı bağımsız bölüm brüt alanının %10'unu aşmayan depo amaçlı eklentiler, ticari kullanımlı bağımsız bölümün bağımsız bölüm brüt alanının %50'sini aşmayan depo amaçlı eklentiler" kısmının, (l) bendindeki "Sökülür-takılır-katlanır cam panellerle kapatılmış olanlar dâhil olmak üzere balkonlar ve açık çıkmalar, kat bahçeleri, zemin ve yürünebilen çatı terasları, iç bahçeler" kısmının, (ç) bendindeki "kapıcı dairesi yapma zorunluluğu olmayan binalarda yapılmak istenmesi halinde bir adet kapıcı dairesinin" ibaresinin ve (o) bendindeki düzenlemenin; 54. maddenin 8. fıkrasındaki "Yol ve teknik altyapı alanı" ibaresinin; 62. maddenin 1. fıkrasında yer alan "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresinin; 66. maddenin 10. fıkrasının iptaline, Yönetmeliğin 4. maddesinin (d), (i), (z), (bb), (cc), (çç), (jj), (yy), (ddd), (iii), (kkk), (rrr), (yyy), (aaaa), (eeee), (hhhh), ( (öööö), (pppp), (rrrr), (bbbbb), (ggggg) ve (hhhhhh) bentlerinin; 5. maddenin 2, 16 ve 17. fıkraları ile 8. fıkrasının "son katın üzerindeki ortak alan teras çatılar" kısmı, 8. fıkranın (a) alt bendindeki "2 katı" ibaresi, (b) alt bendindeki "kapıcı daireleri" ibaresi, (c) alt bendi dışında kalan kısımları; 6.maddenin 4. fıkrasının (ç) bendi; 7. maddenin 1. fıkra (ç,) (g), (h) ve (ı) bentleri; 8. maddenin 1. fıkrası, 8. maddenin 6. fıkrasının "serbest nizam" ibaresi dışında kalan kısımları; 10. maddenin 3. fıkrasının (b) bendi; 11. maddesinin 3. ve 4. fıkraları; 13. maddesinin 2. fıkrası; 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi; 18. maddesinin 1, 2, 3 ve 6. fıkraları; 19. maddenin 1. fıkrası (a) bendi, (c) bendinin 1 numaralı alt bendi, 2 numaralı alt bendindeki "trafo" ibaresi dışında kalan kısımları ile 4 numaralı alt bendi, (ç) bendinin 1 ve 4 numaralı alt bentleri, (d), (e), alt bentleri ile (f) alt bendinin 1. alt bendinde yer alan "anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi gibi konut dışı hizmetler verilebilir." kısmı dışındaki kısımları, (g) bendinin 1 ve 2 numaralı alt bentleri, (ğ) alt bendi bendinin 1. alt bendinde yer alan; "konut kullanımı emsale konu alanın %20'sini aşamaz" ibaresi, 2 numaralı alt bendinde yer alan; "plan kararı gerekmeden" ibaresi ile 4 numaralı alt bendinde yer alan "plan değişikliği gerektirmeksizin" ibaresi dışındaki kısımları ile 3 numaralı alt bendi; 20. maddenin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. fıkraları ile 8. fıkranın (b) bendindeki "açık yüzme havuzu" ibaresi dışındaki kısımları; 22. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), (e), (g), (ğ), (h) ve (ı) ve (i) bendi, (a) bendi, (j) bendinin "Konut kullanımlı binaların bodrum ve zemin katlarında yer alan" kısmı, (k) bendinin "binanın ortak kullanım alanı niteliğindeki depoların 100m2'si" kısmı, (l) bendinin "kat ve ara sahanlıkları dâhil açık veya kapalı merdiven evi, konut kullanımlı binaların bütün katlarında, kat holü/koridorundan giriş çıkış yapılabilen her bir bağımsız bölüm için 4m2’yi geçmeyen depo/kiler amaçlı eklentiler, tek bağımsız bölümlü konutlar hariç; bina giriş holleri ile kat holleri ve asansör önü sahanlıkları" kısmı; (m) bendi ve (n) bendi; 42. maddesinin (a), (b), (c) bentleri; 52. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d) ve (e) bentleri; 54. maddesinin 7. fıkrası ile 8. fıkrasının "Yol ve teknik alt yapı alanı" ibaresi dışındaki kısımları; 56. maddesinin 8. fıkrası; 57. maddesinin 18, 19, 20, 21, ve 23. fıkraları; 59. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkraları; 62. maddesinin 1. fıkrasının " ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresi dışındaki kısımları; 63. maddesi; 64. maddesinin 12.fıkrası; 66. maddesinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11, 12. fıkraları; 68 maddesi; 69. maddesinin 4. fıkrası; yönünden ise davanın reddine, karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, davacıların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, dava konusu Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin, -4. maddesinin (bbbbb) bendinde yer alan "TS 8737 Standardına uygun olarak" ibaresi, -8. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "serbest nizam" ibaresi dışında kalan kısımları, -10. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi, -11. maddesinin 4. fıkrası, -19. maddesinin 1. fıkrasının (c-1) bendi, -19. maddesinin 1. fıkrasının (c-2) bendinde yer alan "...ile oyun alanlarında en az 10 metre mesafede olmak ve etrafı çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla..." ibaresi, -20. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde yer alan "silolar" ibaresi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "Konut kullanımlı binaların bodrum ve zemin katlarında yer alan" ibaresi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde yer alan "binanın ortak kullanım alanı niteliğindeki depoların 100 metrekaresi" ibaresi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan "konut kullanımlı binaların bütün katlarında, kat holü/koridorundan giriş çıkış yapılabilen her bir bağımsız bölüm için 4 metrekareyi geçmeyen depo/kiler amaçlı eklentiler, tek bağımsız bölümlü konutlar hariç; bina giriş holleri ile kat holleri ve asansör önü sahanlıkları" ibaresi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi, -54. maddesinin 8. fıkrasının üçünücü, dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci cümleleri, -62. maddesinin 1. fıkrasının "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresi dışında kalan kısımları, yönünden davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu yönetmeliğin bu düzenlemeleri yönünden iptaline, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin, -7. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi, -18. maddesinin 2. fıkrası, -22. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi, -22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde yer alan "asansör makina dairesi" ibaresi, -54. maddesinin 8. fıkrasının 1. cümlesinin "yol ve teknik altyapı" ibaresi dışında kalan kısımları ile ikinci ve sekizinci cümleleri yönünden davanın reddine ilişkin mahkeme kararına karşı davacıların istinaf başvurularının açıklamalı reddine, Davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin, -5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Uygulama imar planı olmayan ... alanlarda yapı ruhsatı düzenlenemez." ibaresi, -54. maddesinin 8. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan " Yol ve Teknik altyapı" ibaresi, yönünden iptale ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu yönetmeliğin anılan düzenlemeleri yönünden davanın reddine, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresine ilişkin olarak iptale yönelik mahkeme kararına karşı davalı idarelerin istinaf başvurularının açıklamalı reddine, - 4. maddesinin (bbbbb) bendinde yer alan "TS 8737 Standardına uygun olarak" ibaresi, - 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Uygulama imar planı olmayan ... alanlarda yapı ruhsatı düzenlenemez." ibaresi, - 7. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi, - 8. maddesinin 6. fıkrasının "serbest nizam" ibaresi dışında kalan kısımları, - 10. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi, - 11. maddesinin 4. fıkrası, - 18. maddesinin 2. fıkrası, - 19. maddesinin 1. fıkrasının (c-1) bendi, - 19. maddesinin 1. fıkrasının (c-2) bendinde yer alan "...ile oyun alanlarında en az 10 metre mesafede olmak ve etrafı çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla..." ibaresi, - 20. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendi, - 22. maddesinin 1. fıkrasının (a), (f), (ğ), (i) bendinde yer alan "silolar" ve "asansör makine dairesi" ibaresi, (j) bendinde yer alan "Konut kullanımlı binaların bodrum ve zemin katlarında yer alan" ibaresi, (k) bendinde yer alan "binanın ortak kullanım alanı niteliğindeki depoların 100 metrekaresi" ibaresi, (l) bendinde yer alan "konut kullanımlı binaların bütün katlarında, kat holü/koridorundan giriş çıkış yapılabilen her bir bağımsız bölüm için 4 metrekareyi geçmeyen depo/kiler amaçlı eklentiler, tek bağımsız bölümlü konutlar hariç; bina giriş holleri ile kat holleri ve asansör önü sahanlıkları" ibaresi, (m) ve (n) bentleri, - 54. maddesinin 8. fıkrası, - 62. maddesinin 1. fıkrası, dışında kalan kısımlar yönünden mahkeme kararı usul ve hukuka uygun bulunmuş olup, davacıların ve davalı idarelerin yukarıda sıralananlar haricindeki kısımlara ilişkin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, temyize konu kararın redde ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalılar tarafından, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz edilen kararın redde ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın bu kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır. Diğer davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu 08.06.2018 tarih ve 30445 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1.alt bendi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 3. ve 4. alt bendi yönünden temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması, uyuşmazlığa konu yönetmeliğin diğer düzenlemeleri yönünden temyize konu bölge idare mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacılar TMMOB Mimarlar Odası ve TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından 08.06.2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin muhtelif düzenlemelerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 124. maddesi; yönetmeliklerin, Başbakanlık (Cumhurbaşkanlığı), bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri tarafından, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabileceklerini öngörmektedir. İdarelerin, yönetmeliklerle yapacakları düzenlemelerin üst kurallara aykırı olmaması; düzenlemenin yasalarla idarelere tanınan yetkiler çerçevesinde ve yasayla belirlenen sınırlara bağlı olarak, tamamlayıcı, açıklayıcı ve üst normların uygulanmasına yönelik olması gerekmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği; 2. maddesinde, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların bu Kanun hükümlerine tabi olduğu; 3. maddesinde, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmasının mümkün olmadığı; 5. maddenin son fıkrasında, bu Kanunda adı geçen diğer tanımların Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edileceği belirtilmiştir. Anılan Yasanın Yönetmelik başlıklı 44. maddesinin (I) fıkrasının (f) bendi; imar planı yapımı ve değişiklikleriyle ilgili kriterlerin tespiti ve imarla ilgili diğer hususların; (b) bendi; imar planlarında okul, ibadet yeri, sağlık, spor, sosyal ve kültürel tesisler ile kamu kuruluşlarının yapıları için ayrılacak yerler ve bu konu ile ilgili diğer hususların; (i) bendi de; yerleşme alanlarıyla ilgili genel esasların Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi gerektiği kuralını getirmiştir. Ayrıca, 3194 sayılı Yasanın 4. maddesinin 1. fıkrasında, “2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır.” kuralı yer almaktadır. Buna göre, 3194 sayılı İmar Kanunu genel kanun olup, özel kanunlarda hüküm bulunması halinde özel yasa kurallarının da uygulanması gerekmektedir. İmar Kanunu uyarınca hazırlanan 03.07.2017 tarihli, 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Amaç" başlıklı 1.maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemektir." hükmüne, "Kapsam" başlıklı 2.maddesinde, "Bu Yönetmelik, uygulama imar planı bulunan alanları kapsar." hükmüne, "Dayanak" "başlıklı 3.maddesinde, "Bu Yönetmelik, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu ve 29/06/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmüne, "Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin esaslar" başlıklı 69.maddesinde, "Büyükşehir belediyeleri ile il belediyeleri, ikinci fıkrada belirtilen değiştirilemeyen hükümler dışında kalan hususlarda, beldenin tarihi ve yöresel şartlarını gözetmek kaydıyla Bakanlık onayına sunulmak üzere imar yönetmeliği hazırlayabilirler. İdarelerin imar yönetmelikleri yürürlüğe girinceye kadar uygulamalar bu Yönetmeliğe göre yapılır. Bu Yönetmeliğin birinci, ikinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu bölümleri, geçici maddeleri ile 19 uncu ve 20 nci maddelerinde yer alan hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez ve planlarda bu hükümlere aykırı olarak getirilecek hükümler uygulanamaz. (İşlem tarihinden sonra 11.07.2021 tarihli, 31538 sayılı Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile "Ancak ihtiyaç duyulması halinde, bu Yönetmeliğin değiştirilemeyen hükümlere aykırı olmamak kaydı ile idarelerin imar yönetmeliklerine eklenecek yöreye özgü ilave tanımlar bu kapsamda değerlendirilmez." düzenlemesine yer verilmiştir.) Yönetmeliğin planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemeyeceği ikinci fıkrada belirtilen hükümler saklı kalmak kaydıyla, ilgili idarelerin imar yönetmelikleri uygulama imar planında aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde uygulanır. Planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemeyeceği ikinci fıkrada belirtilen hükümlerin Bakanlıkça değiştirilmesi halinde, bu değişikliklere ilgili idarelerin yönetmeliklerinde yer verilinceye kadar uygulamalar Bakanlıkça yapılan değişikliklere göre yürütülür." düzenlemesi yer almaktadır. 08.06.2018 tarih ve 30445 sayılı Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemektir." hükmü; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, uygulama imar planı bulunan alanları kapsar." hükmü; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu ve 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 3/7/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmü; "Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin esaslar" başlıklı 69. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin birinci, ikinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu bölümleri, geçici maddeleri ile 19 uncu ve 20 nci maddelerinde yer alan hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez ve planlarda bu hükümlere aykırı olarak getirilecek hükümler uygulanamaz. Bu Yönetmeliğin planlarla değiştirilemeyeceği birinci fıkrada belirtilen hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Yönetmelik hükümleri uygulama imar planında aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde uygulanır. Planlarla değiştirilemeyeceği birinci fıkrada belirtilen hükümlerin Bakanlıkça değiştirilmesi halinde, bu değişikliklere bu Yönetmelikte yer verilinceye kadar uygulamalar Bakanlıkça yapılan değişikliklere göre yürütülür." hükmü düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhinde hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, 02/11/2011 tarihli, 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesinde, "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava konusu Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (bbbbb) bendinde yer alan "TS 8737 Standardına uygun olarak" ibaresi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1.alt bendi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 3. ve 4. alt bendi ve 62. maddesinin 1. fıkrası haricindeki kısımları Dairemizce de uygun bulunmuş olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu yönetmelik maddelerine yönelik Dairemizce uyuşmazlığa konu yönetmeliğin temyize konu maddeleri yönünden temyiz incelemesi; İdare Mahkemesinin hukuki değerlendirmesi, Bölge İdare Mahkemesinin hukuki değerlendirmesi ile davacıların ve davalı idarelerin temyiz dilekçelerindeki iddiaları kapsamında Dairemizce ulaşılan sonucun ayrı başlıklar altında açıklanması suretiyle yapılmıştır. Temyiz isteminde bulunan davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin bazı dava konusu düzenlemeleri yönünden davanın konusuz kaldığı iddia edilmekte ve davalı Bakanlık tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında dava konusu Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin iptaline karar verilen bazı düzenlemelerinin, 04.03.2022 tarih ve 31768 sayılı ve 27.07.2022 tarih ve 31905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikler ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın bu kısımlarının konusuz kaldığı ileri sürülmekte ise de; anılan Yönetmelik değişikliklerinin, görülmekte olan davada söz konusu düzenlemelerin iptaline ilişkin verilen temyize konu yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla, anayasal ve yasal zorunluluk nedeniyle yapıldığı görülmekte olup, bu haliyle, davanın bu kısımlarının konusuz kaldığından söz etme olanağı bulunmadığından, Dairemizce, anılan kısımlara yönelik temyiz istemleri esastan incelenmiştir. 1-Yönetmeliğin 4. maddesinin (bbbbb) bendinde yer alan "TS 8737 Standardına uygun olarak" ibaresi yönünden; Yönetmeliğin 4. maddesinin (bbbbb) bendinde, yapı ruhsatı, "Bir parselde, TS 8737 Standardına uygun olarak bu Yönetmelikle öngörülen belgeler ile projelerin onaylanması sonrasında ilgili idaresince tanzim edilen, onaylı resmi izin belgesini" ifade ettiği belirtilmiştir. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (bbbbb) bendindeki "Yapı ruhsatı" tanımının, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (rrrr) bendinde yer aldığı ve söz konusu tanımların aynı olduğu, dolayısıyla üst hukuk normu niteliğindeki Yönetmeliğe aykırı olmayan "Yapı ruhsatı" tanımında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Yönetmeliğin 4. maddesinin (bbbbb) bendi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (rrrr) bendinin değişiklik öncesi ilk halinde yer alan yapı ruhsatı tanımı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin dava konusu 4. maddesinin (bbbbb) bendinde yer alan tanımın aynı olduğu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (rrrr) bendinde 27.10.2018 tarih ve 30578 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile "TS 8737 Standardına" ibaresi yerine " Ek-10'da yer alan forma" ibaresi getirildiği, böylelikle yapı ruhsatının TS 8737 Standardı yerine Yönetmelik ekinde yer alan Forma uygun olarak düzenlenmesi gerektiğinin hükme bağlandığı görülmektedir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin Yönetmeliğin birinci bölümünde yer aldığı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, dava konusu Yönetmelik hükmüyle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinde yer alan yapı ruhsatı tanımının değiştirilmesinin yahut Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ne aykırı hüküm getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik neticesinde dava konusu Yönetmelik hükmü yapı ruhsatı düzenlenirken TS 8737 Standardını esas alırken Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği artık TS 8737 Standardı yerine Yönetmeliğin ekinde yer alan formu esas aldığı, böylelikle iki Yönetmelik arasında farklı hükümlerin söz konusu olduğu, zira Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ekinde yer alan forma bakıldığında, iki sayfadan ibaret yapı ruhsatı formu yanında formun eki olarak, "Açıklama", "Yapı Ruhsatı Formu’nun oluşturulması ve Ulusal Adres Veri Tabanı’na İşlenmesi", "Ruhsatın Doldurulması İle İlgili Olarak Açıklanması Gerekli Görülen Bilgiler..." kısımlarının yanı sıra 131 bölümden oluşan yapı ruhsatının her bir bölümü için açık ve ayrıntılı açıklamaların yer aldığı görülmektedir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ekinde yer alan form ve hayli ayrıntıya yer verilen içeriklerde yapılabilecek olası küçük veya büyük çaplı değişikliklerin Yönetmelik eki ile TS Standartları arasında çeşitli farklılıkların ortaya çıkmasına neden olabileceği ve bu durumun yapı ruhsatı gibi bir temel konuda Ankara ili için genel uygulamadan farklı bir uygulamaya yol açabileceği kuşkusuzdur. Bu durumda, her ne kadar dava konusu Yönetmelik hükmü yürürlüğe girdiği tarihte dayanak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ne uygun ise de, gelinen aşamada Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde yapılan kapsamlı değişiklik sonrası iki Yönetmelik hükmü arasında farklılıklar ortaya çıktığı görüldüğünden, dava konusu Yönetmelik hükmünde, dayanak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ne aykırı hale gelen "TS 8737 Standardına uygun olarak" ibaresi yönünden hukuka uygunluk bulunmamıştır. Belirtilen nedenlerle, davacıların Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin dava konusu 4. maddesinin (bbbbb) bendinde yer alan "TS 8737 Standardına uygun olarak" ibaresine ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile bu kısma yönelik davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu yönetmeliğin bu düzenlemesi yönünden iptaline karar verilmiştir. Davalı idarelerce, 04.03.2022 tarih ve 31768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2.maddesiyle yapı ruhsatı tanımının yürürlükten kaldırıldığı, anılan yönetmelikte artık söz konusu tanımın yer almadığı, bu konuda Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasında yer alan tanımlara atıf yapıldığı, uyuşmazlık konusu yönetmeliğin anılan düzenlemesi yönünden davanın konusuz kaldığı ileri sürülmektedir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Öncelikle, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin Yönetmeliğin birinci bölümünde yer aldığı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 69. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, dava konusu Yönetmelik hükmüyle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinde yer alan yapı ruhsatı tanımının değiştirilmesinin yahut Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine aykırı hüküm getirilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 69. maddesinin 3. fıkrasında da, tanımların da içinde bulunduğu Yönetmeliğin birinci bölümünde (Yönetmeliğin ayrıca ikinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu bölümleri, geçici maddeleri ile 19 uncu ve 20 nci maddeleri de bu kapsamdadır.) yer alan hükümlerin Bakanlıkça değiştirilmesi halinde bu değişikliklere bu Yönetmelikte yer verilinceye kadar uygulamaların Bakanlıkça yapılan değişikliklere göre yürütüleceği hususunun dikkate alınarak hukuki incelemenin yapılması gerekmektedir. Davaya konu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte yapı ruhsatı kavramını tanımlayan anılan düzenlemesinin uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin dayanağı niteliğindeki Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (rrrr) bendinde yer alan yapı ruhsatı tanımı ile aynı olduğu uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde 27.10.2018 tarih ve 30578 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile iki yönetmelikte anılan tanımdaki farklılığın oluştuğu görülmektedir. Söz konusu değişiklikten sonra da davaya konu Yönetmeliğin 69. maddesinin 3. fıkrası uyarınca uygulamanın Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine göre yapılacağı açıktır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu düzenleme ile dayanağı Yönetmelikte sonradan yürürlüğe giren değişiklikle farklılık oluşmuş ise de, bu farklılığın hukuka aykırılık sebebi olarak değerlendirilemeyeceği ancak anılan düzenlemenin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı görüldüğünden söz konusu yapı ruhsatı tanımı yönünden davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Kaldı ki, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinde 04.03.2022 tarih ve 31768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle yapı ruhsatı tanımının yürürlükten kaldırıldığı dolayısıyla Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğindeki tanımın geçerli kabul edildiği görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (bbbbb) bendindeki "Yapı ruhsatı" tanımı yönünden davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılması ve söz konusu yapı ruhsatı tanımının iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. 2-Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi yönünden; Yönetmeliğin 5.maddesinin 8.fıkrasında, "Dava konusu Yönetmeliğin 8. fıkrasında, "22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının % 30’unu aşamaz. Ancak; 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereğince yapılması zorunlu olan, korunumlu ya da korunumsuz normal merdiven dışındaki yangın merdiveni ve korunumlu koridorun asgari ölçülerdeki alanı ile yangın güvenlik holünün 6 m² si, son katın üzerindeki ortak alan teras çatılar, yapının ihtiyacı için bahçede yapılan açık otoparklar, konferans, spor, sinema ve tiyatro salonları gibi özellik arz eden umumi yapılarda düzenlenmesi zorunlu olan boşluklar, alışveriş merkezlerinde yapılan atrium boşluklarının her katta asgari ölçülerdeki alanı ile binaların bodrum katlarında yapılan; a) Zorunlu otopark alanlarının 2 katı, (...) bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." düzenlemesi yer almaktadır. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrası ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8. fıkrasının aynı olduğu, TMMOB Mimarlar Odası tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5.maddesinin 8. fıkrasına ilişkin olarak iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2017/7567 sayılı dosyasında açılan davada, anılan fıkranın (a) bendindeki "2 katı" ibaresi yönünden Danıştay Altıncı Dairesinin 12/12/2017 tarih ve E:2017/7567 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verildiği görüldüğünden dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davalı idarelerce, zorunlu otoparkın 2 katının; sadece bodrum katta yapılması kaydıyla emsal harici tutulmasının, artan araç sahipliliği göz önüne alındığında otopark yapımını teşvik ederek yol boyu araç parkını önleyeceği, kullanıma yönelik daha fazla açık alan ortaya çıkaracağı, teknik ve sosyal alt yapı alanlarına yük getirmekten ziyade faydasının bulunduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Bu başlık altında Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır. Bodrum katlarda yapılan zorunlu otopark alanlarının 2 katı ibaresinin nüfus yoğunluğunu artırmadığı, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararı ile kıyaslandığında kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu kullanımın emsal hesabı dışında tutulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki, zorunlu otopark alanlarının sadece 2 katı öngörülmek suretiyle, söz konusu alanın emsal haricinde değerlendirilecek kısımına sınırlama getirilmiş olup, bu haliyle imar mevzuatına aykırı bir yönünün de bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrası ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8. fıkrasının aynı olduğu, TMMOB Mimarlar Odası tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5.maddesinin 8. fıkrasına ilişkin olarak iptali istemiyle Danıştay 6. Dairesinin E:2017/7567 sayılı dosyasında açılan davada, anılan fıkranın (a) bendindeki "2 katı" ibaresi yönünden Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/7567, K:2021/1090 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2022 tarih ve E:2021/2950, K:2022/3121 sayılı kararıyla bozulduğu, anılan bozma kararı üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2023/657, K:2023/6214 sayılı kararı ile anılan düzenleme yönünden davanın reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/04/2024 tarih ve E:2023/3050, K:2024/800 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir. Yine aynı düzenlemenin iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada, anılan fıkranın (a) bendindeki "2 katı" ibaresi yönünden Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4840, K:2021/1114 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresinin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. 3- Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendi yönünden; Yönetmeliğin 6.maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinde, "Tabii veya tesviye edilmiş zeminin altında kalmak ve parsel sınırları dışına taşmamak kaydıyla, ön bahçe statüsünde olmayan yan ve arka bahçe mesafelerinde su deposu, otopark ve mevzuatı gereğince zorunlu miktardaki sığınaklar yapılabilir. Ayrıca ön bahçelerde de tabii veya tesviye edilmiş zeminin altında; parsel sınırına 3 metreden fazla yaklaşmamak şartıyla ön bahçe mesafesinin yarısına kadar zorunlu otoparklar yapılabilir. Ancak sit alanları ve özel çevre koruma alanlarında, koruma amaçlı uygulama imar planı hükümlerine uyulur." hükmüne yer verilmiştir. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendindeki düzenlemenin Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 23. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenleme ile aynı olduğu, dolayısıyla üst hukuk normu niteliğindeki Yönetmeliğe aykırı olmayan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu düzenlemeye ilişkin olarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava konusu Yönetmeliğin anılan düzenlemesinin Otopark Yönetmeliğinin 5.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde de yer aldığı görüldüğünden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır. 4-Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden; Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, "Sadece bir kısmı yapılaşmaya yasaklı parsellerin, yasaklı olmayan kısımları yapılaşma şartları dikkate alınarak, yasaklı olan kısımları ise ağaçlandırma, tarımsal vb. amaçlarla ifraz edilebilir. Bu amaçla yapılacak ifrazlarda gerekli durumlarda ilgili kurumların görüşü alınır." düzenlemesine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendindeki düzenlemenin Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 7. maddesinin 6. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan düzenlemeler ile uyumlu bir düzenleme olduğu, bu kapsamda Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendindeki düzenlemenin üst hukuk normu olan Yönetmelik ile aynı ya da benzer düzenlemeler içermesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava konusu Yönetmeliğin anılan düzenlemesinin benzer şekilde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 7.maddesinin 6.fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlendiği ve söz konusu düzenlemelerin davaya konu bent ile aynı anlamı ifade ettiği görüldüğünden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır. 5-Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi yönünden; Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, "İmar adasındaki aynı veya farklı yapı nizamı bulunan parsellerin bahçelerinin daha etkin kullanabilmesi amacıyla; ilgili parsel maliklerinin muvafakati alınmak, her bir parsel sınırı korunmak ve bu sınırlara göre planda verilen yapılaşma koşulları ayrı ayrı uygulanmak kaydıyla, tevhit koşulu olan kot ve cephe sınırlamalarına bakılmaksızın ve parseller tevhit edilmeksizin vaziyet planı idarece onaylanarak ve tapuda beyanlar hanesine şerh düşülerek açık veya tamamen gömülü olmak ve dilatasyonla ayrılmak kaydıyla kapalı, ortak otopark uygulaması yapılabilir." düzenlemesi yer almaktadır. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendindeki düzenlemenin Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 7. maddesinin 11. fıkrasında yer alan düzenlemeler ile uyumlu bir düzenleme olduğu, bu kapsamda Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendindeki düzenlemenin üst hukuk normu olan Yönetmelik ile aynı ya da benzer düzenlemeler içermesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava konusu Yönetmeliğin anılan düzenlemesinin Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 7.maddesinin 11.fıkrasında de yer aldığı görüldüğünden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır. 6-Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden; Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Merkezi iş alanı: Yönetimle ilgili idari tesis alanları, iş hanı, çarşı, çok katlı mağaza, banka gibi ticaret ve finans tesis alanları, turizm tesis alanları, sosyal kültürel tesis alanları, ibadet yerleri, park ve benzeri yeşil alanlar, spor alanları, kamuya ve özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisleri alanları, kamuya ve özel sektöre ait teknik altyapı tesis alanları ile bu alanlara hizmet verecek benzeri alanlar ve plan kararı ile rezidans alanı ayrılır. " hükmü düzenlenmiştir. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki düzenleme, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de yer aldığı ve söz konusu düzenlemeler aynı olup, TMMOB Mimarlar Odası tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. faddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "merkezi iş alanı" tanımına ilişkin olarak iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2017/4840 sayılı dosyasında açılan davada anılan fıkra yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, anılan karara yapılan itiraz neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16.05.2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/486 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği görüldüğünden, dava konusu bent yönünden bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından, merkezi iş alanı tanımında plan değişikliğine gerek kalmadan sadece bir görüşle özel eğitim ve özel sağlık tesisi yapılabilmesinin önünün açıldığı, bu durumun, bu alanların planlanmasında gereken asgari standartların sağlanmasına engel olacağı, özel sektör tarafından yapılan eğitim ve sağlık tesislerinin kamusal bir nitelik taşımaması nedeniyle kamusal hizmet alanlarından ayrı değerlendirilmesi, bir yerleşmenin ihtiyacı olan eğitim ve sağlık hizmetlerinin büyük bir kısmının özel kuruluşlarca sağlanmasına ilgili Bakanlık veya kamu kuruluşunca izin verilmesi halinde, ücretsiz devlet eliyle eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşım hakkının ne şekilde karşılanacağına yönelik bir düzenleme de gerektiği, Anayasada belirlenen eğitim ve sağlık haklarına erişimin engellenmesinin Anayasanın 42. ve 56. maddelerine aykırılık taşımakta olduğu ileri sürülmektedir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Bu başlık altında dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "kamuya ve özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisleri alanları" ibareleri yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde merkezi iş alanları, çalışma alanları kapsamında değerlendirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde ise özel ya da kamu sektörü tarafından yapılan eğitim ve sağlık tesis alanları sosyal alt yapı alanları arasında sayılmıştır. Her biri Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eki plan gösterimlerinde ayrı lejantlarla gösterilen, farklı fonksiyonlara tekabül eden, ulaşım başta olmak üzere sosyal ve teknik altyapıya getireceği yük birbirinden çok farklı olan ve çalışma alanı kullanımı ile bağdaşması mümkün olmayan eğitim ve sağlık tesisleri alanı kullanımının merkezi iş alanlarında yer verilmesinde 3194 sayılı İmar Kanununa uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "kamuya ve özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisleri alanları" ibaresinde mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "kamuya ve özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisleri alanları" ibareleri yönünden davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı kararın bozulması gerektiği sonucuna Üye ...'in karşı oyu nedeniyle oyçokluğuyla ulaşılmıştır. 7.Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1.alt bendi yönünden; Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Park alanları: Bu alanlarda encümen kararıyla; 1) Açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola, kameriye, ... yapılabilir." hükmü yer almaktadır. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemenin, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki düzenleme ile aynı olduğu, TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine ilişkin olarak yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2017/4783 ve E:2017/4840 sayılı dosyalarında açılan davalarda, söz konusu bendin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan karara yapılan itiraz neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16.05.2019 tarih ve E:2019/342 ve E:2019/486 sayılı kararları ile; (c-1) bendi yönünden itirazların kabulü ile söz konusu hükme yönelik yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği gerekçesiyle dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c-1) bendi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemenin, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki düzenleme ile aynı olduğu, her ne kadar İdare Mahkemesince Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 16.05.2019 tarih ve E:2019/342 ve E:2019/486 sayılı kararları ile, (c-1) bendi yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği gerekçesiyle dava konusu Yönetmelik hükmü yönünden davanın reddine hükmedilmiş ise de, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 03.02.2021 tarih ve E:2017/4783, K:2021/1096 ve 03.02.2021 tarih ve E:2017/4840, K:2021/1114 sayılı esas yönünden verdiği kararlarda Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c-1) bendinin iptaline hükmedildiği görülmektedir. Bu durumda, dayanak Yönetmelik hükmünün yukarıda anılan Danıştay kararları ile iptaline hükmedilmesi sebebiyle, dava konusu Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c-1) bendinde de hukuka uyarlık bulunmamıştır. Belirtilen nedenlerle, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile bu kısma yönelik davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c-1) bendinin iptaline karar verilmiştir. Davalı idarelerce, Bu yönetmelik hükmü ile park alanlarında eğlenme, dinlenme, ibadet, oyun, piknik, güvenlik, olası sağlık sorunlarına karşı ambulans istasyonu gibi toplumun yeşil alanlarda vakit geçirirken gereksinim duyacağı fonksiyonların ve asgari konfor şartlarının sağlanması ve bunlardan yararlanması için yapılmasına izin verilen yapıların tamamının, encümen kararına ve asgari yapılaşma koşullarında (taban alanı, yükseklik, metrekare, gibi değerlerin sınırlı tutulması, yeterli derinlik gibi koşullara bağlı tutulması) birtakım sınırlamalara uyulmak koşuluyla yapılabileceği, yeşil alanların ve parkların, mekânsal planlamaya karşılık gelen kullanım aralığında da yukarıda belirtilen asgari ve temel gereksinim ve konfor koşullarının bu mekânlarda da sağlanmasının gereği ve esası ele alındığından, belli koşullara dayandırılarak madde kapsamında yapılmasına müsaade edilen asgari ve temel kullanımlarla, bahse konu sosyal ve teknik altyapı fonksiyonlarının ilgili mekânsal planlama mevzuatı kapsamında taşıması gereken temel kullanımlarını ve gösterim tekniklerini ortadan kaldırmasının söz konusu olamayacağı, imar planında yeşil alan olarak ayrılan parsellerde halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ve civarın karakterine göre bulunması gereken kullanımların yeşil alanın fonksiyonu ve ölçeği ile kullanıcı niteliğine göre farklılık arz edeceğinden izin verilen yapıların madde hükmünde belirtilen yapılaşma şartlarını sağlamak kaydıyla sayısının ve büyüklüğünün belirlenmesi hususu idarenin takdirine bırakılmışken ve bu sayılan hususların encümen kararı alınması aşamasında hali hazırda göz önüne alınması gerektiği, Yönetmeliğin 5.maddesinin 4. fıkrasına göre Yönetmeliğin alan kullanım tanımlarında belirtilen işlevlerin imar planlarında daraltılabileceği ancak genişletilemeyeceği ifade edilmiş olup yeşil alanlarda yer alacak kullanımlara ilişkin plan karan alınmasının önünde bir engel bulunmadığı ileri sürülmektedir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Davaya konu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1.alt bendinde yer alan park alanları içerisinde yapımı mümkün olan; açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola, kameriye gibi yapıların, tanımı gereği kentte yaşayanların dinlenme ihtiyaçları için ayrılan park alanlarının ayrılmaz bir parçası olduğundan, bunların park tanımı içerisinde park ile bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, kullanıcıların ihtiyaçlarının karşılanması açısından kamu yararına yönelik olarak tesis edildiği anlaşılan park alanları içerisinde açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola ve kameriye yapılmasına yönelik düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup; mevzuat gereği park alanlarını oluşturmakla yükümlü olan idarelerin, park içinde bu kullanımlardan hangilerine, ne ölçülerde yer verileceğini, parkın büyüklüğü ve kullanıcıların ihtiyaçlarını gözeterek belirleyeceği de açıktır. Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendinde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemenin, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki düzenleme ile aynı olduğu, TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1.alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, anılan alt bendin Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4783, K:2021/1096 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/3624, K:2022/2139 sayılı kararıyla bozulduğu, anılan bozma kararı üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2022/7773, K:2023/6218 sayılı kararı ile anılan alt bent yönünden davanın reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/04/2024 tarih ve E:2023/2848, K:2024/802 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir. Aynı şekilde TMMOB Mimarlar Odası Başkanlığı tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1.alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, anılan alt bendin Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4840, K:2021/1114 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararıyla bozulduğu, anılan bozma kararı üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 09/10/2023 tarih ve E:2022/7774, K:2023/7218 sayılı kararı ile anılan alt bent yönünden davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine davanın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/1524 sayılı dosyasında görülmekte olduğu görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendinin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. 8.Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden; Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 1. alt bendinde, "İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut alanlarında bulunan parsellerin; zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katlarının yoldan cephe alan mekânlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen, getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkân, kuaför, terzi, eczane, anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan sağlık kabini, muayenehane, aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi ve lokanta, pastane gibi konut dışı hizmetler verilebilir.", 2.alt bendinde, "İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut kullanımına ayrılan parsellerde ilgili kamu kurumunun belirlediği standartları sağlamak ve uygun görüşü alınmak ve ayrıca getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacı karşılanmak kaydıyla müstakil olarak; yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi ve özel eğitim tesisi yapılabilir. Konut alanlarında (1) numaralı alt bentte belirtilenler haricinde özel sağlık tesisi yapılabilmesi için uygulama imar planında bu amaçla değişiklik yapılarak konut kullanımından çıkarılması gerekir.", 3. alt bendinde; "Konut alanlarında kalsa dahi parsellerin konut binası yapılıncaya kadar açık otopark, bahçe düzenlemesi ve peyzajı yapılarak kullandırılmasına ilgili idaresi yetkilidir." düzenlemesine, 4. alt bendinde de, "Yol boyu ticaret olarak belirlenenler de dahil konut alanlarında kalan parsellerin araç giriş çıkışından kaynaklanan trafik yükünü azaltmak amacıyla ve ilgili idareden geçit hakkı almak koşuluyla otopark olarak kullanılan bodrum katlarından plan kararı ile kamuya ait yer altı otoparkına araç giriş çıkışı verilebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 19.maddesinin 1. fıkrasının (f) bendindeki düzenleme, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19.maddesinin 1. fıkrasının (f) bendindeki düzenleme ile aynı olup, TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19.maddesinin 1. fıkrasının (f) bendine ilişkin olarak yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay 6. Dairesinin E:2017/4783 sayılı dosyasında açılan davada (f) bendinin 1. alt bendinde yer alan "anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan sağlık kabini, muayenehane, aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi ve lokanta, pastane gibi konut dışı hizmetler verilebilir." kısmı ile 2. alt bendinde yer alan " İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut kullanımına ayrılan parsellerde ilgili kamu kurumunun belirlediği standartları sağlamak ve uygun görüşü alınmak ve ayrıca getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacı karşılanmak kaydıyla müstakil olarak; yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi, özel eğitim tesisi ve yapılabilir." hükmünün, yürütmesinin durdurulmasına, yürütmesi durdurulan kısımlar dışında kalan kısımlar yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, anılan kararlara karşı yapılan itirazlar neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16.05.2019 tarih ve 2019/342 Esas ve 2019/486 sayılı kararları ile; 19. maddenin 1. fıkrasının (f) bendinin 1. alt bendinde yer alan muayenehane, lokanta, pastane, sağlık kabini, ibareleri yönünden yürütmenin durdurulmasına dair kararın kaldırılmasına bu ibareler yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği görüldüğünden, dava konusu hükmün, 1. alt bendinde yer alan "anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi gibi konut dışı hizmetler verilebilir." hükmü ile 2. alt bendinde yer alan " İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut kullanımına ayrılan parsellerde ilgili kamu kurumunun belirlediği standartları sağlamak ve uygun görüşü alınmak ve ayrıca getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacı karşılanmak kaydıyla müstakil olarak; yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi, özel eğitim tesisi ve yapılabilir." hükümünün bu sebeple iptaline, 1. fıkranın yürütmesi kabul edilen kısımları dışında kalan ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca yürütmesi kaldırılan kısımlar ile dava konusu edilen diğer kısımlar yönünden ise Danıştay 6. Dairesince ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca açıkça hukuka aykırılık görülmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından, davaya konu maddenin 3.alt bendi yönünden, konut alanları içerisinde sorun oluşturacak bir konu olduğu, konut alanları içerisinde farklı bir ticaret türünün gelişmesine yol açacağı, özellikle giriş çıkışın yaya yolu ile sağlandığı mahalle aralarında sorun oluşturacağı, 4.alt bendi yönünden, otopark kararının ancak imar planları ve ilişkili olan ulaşım ana planları marifeti ile verileceği Yönetmelik ile belirlenemeyeceği ileri sürülmektedir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinin tamamının iptali istenildiği halde, İdare Mahkemesince, anılan bendin yalnızca 1. ve 2. alt bentleri incelenmek suretiyle hüküm kurulduğu, taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde 3. ve 4. alt betleri yönünden yargısal inceleme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı görülmektedir. Bu nedenle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 3. ve 4. alt bendi yönünden inceleme yapılmayarak hüküm kurulmaması nedeniyle verilen eksik hükümde hukuki isabet bulunmamaktadır. 9.Yönetmeliğin 62. maddesinin 1. fıkrası yönünden; Yönetmeliğin 62.maddesinin 1. fıkrasında: "Kamuya ait umumi hizmet alanları ile ilgili idarelerin tasarrufu altındaki yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerlerde kamu hizmetinin yürütülebilmesi ve iletişimin sürdürülebilmesi için gerekli tedbirler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak suretiyle ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 62. maddesinin 1.fıkrasındaki düzenlemenin, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenleme ile aynı olduğu, TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 62.maddesinin 1. fıkrasına ilişkin olarak yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2017/4783 sayılı dosyasında açılan davada, söz konusu fıkranın "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresinin 12/07/2018 tarih ve E:2017/4783 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan karara yapılan itiraz neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16.05.2019 tarih ve E:2019/342 sayılı kararı ile de anılan yürütmeyi durdurma kararına yapılan itirazın reddine karar verildiği gerekçesiyle dava konusu fıkranın "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresinin iptaline, diğer kısımlarına ilişkin olarak üst hukuk normu olan Yönetmeliğe aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince Yapılan Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 62. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenleme, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenlemenin mülga olmadan önceki hali ile birebir aynı hükümler içermektedir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin Yönetmeliğin altıncı bölümünde yer alması nedeniyle aynı Yönetmeliğin 69. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ilgili belediye yönetmeliklerde söz konusu hükmün değiştirilmesinin yahut aykırı hüküm getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle Danıştay nezdinde açılan davada, yürütmenin durdurulması istemi hakkında Danıştay Altıncı Dairesi ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen kararlar dikkate alınarak dava konusu fıkranın "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresinin iptaline, kalan kısımlar yönünden ise davanın reddine hükmedildiği görülmektedir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin esasta verdiği 03.02.2021 tarih ve E:2017/4783, K:2021/1096 sayılı karar ile "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresinin 25.07.2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12.maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Danıştayca verilen söz konusu karardan sonra 11.07.2021 tarih ve 31538 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 1. fıkrasının tamamı yürürlükten kaldırılmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin 1. fıkrasının hali hazırda yürürlükten kaldırılmış olması ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrası gereği belediye yönetmeliklerinde dava konusu madde ile ilgili farklı düzenleme getirilmeyeceği hususu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu düzenlemede bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmamıştır. Belirtilen nedenlerle, davalı idarelerin Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresine ilişkin istinaf başvurularının yukarıda yer verilen açıklamalarla reddi, davacıların Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresi dışında kalan kısımlarına ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile bu kısma yönelik davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu yönetmeliğin 62. maddesinin 1.fıkrasındaki "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresi dışındaki kısmının da iptaline karar verilmiştir. Davalı idarece, Elektronik haberleşme ve baz istasyonları hakkındaki uygulamalar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun sorumluluğunda olup; imar mevzuatı açısından baz istasyonlarının anılan maddede belirtilen gerekli tedbirler ve koşullar sağlanmak ve yer seçim belgesi düzenlenerek kurulmasının yeterli olduğu, ayrıca ruhsat alınmasına gerek bulunmamasının kurulum sürecini hızlandıracağından kamu niteliğinde olan mobil haberleşme hizmetlerinin aksatılmadan sunulabilmesi, bireylerin haberleşme hürriyetinin zedelenmemesi ve de acil durum ve doğal afetlerde veya güvenliği tehdit eden herhangi bir durumda ortaya çıkacak olumsuzlukların önlenmesi ile ticareti etkileyen POS cihazlarının çalışmaması gibi durumların ortadan kaldırılması açısından önem arz ettiği belirtilerek temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Dairemizce Yapılan Hukuki Değerlendirme: Öncelikle, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin Yönetmeliğin altıncı bölümünde yer aldığı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 69. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, dava konusu Yönetmelik hükmüyle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinde yer alan elektronik haberleşme istasyonlarına ilişkin düzenlemenin değiştirilmesinin yahut Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine aykırı hüküm getirilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 69. maddesinin 3. fıkrasında da, yönetmeliğin altıncı bölümünde (yönetmeliğin ayrıca birinci, ikinci, yedinci, sekizinci, dokuzuncu bölümleri, geçici maddeleri ile 19 uncu ve 20 nci maddeleri de bu kapsamdadır.) yer alan hükümlerin Bakanlıkça değiştirilmesi halinde bu değişikliklere bu Yönetmelikte yer verilinceye kadar uygulamaların Bakanlıkça yapılan değişikliklere göre yürütüleceği hususunun dikkate alınarak hukuki incelemenin yapılması gerekmektedir. Davaya konu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte elektronik haberleşme istasyonunun yer seçimini ve yapı ruhsatına tabi olmayacağını düzenleyen 62. maddenin 1. fıkrasının uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin dayanağı niteliğindeki Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin 1.fıkrasında da aynı şekilde düzenlendiği, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde 25.07.2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile iki yönetmelik arasındaki farklılığın oluştuğu görülmektedir. Söz konusu değişiklikten sonra da davaya konu Yönetmeliğin 69. maddesinin 3. fıkrası uyarınca uygulamanın Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine göre yapılacağı açıktır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu düzenleme ile dayanağı Yönetmelikte sonradan yürürlüğe giren değişiklikle farklılık oluşmuş ise de, bu farklılığın hukuka aykırılık sebebi olarak değerlendirilemeyeceği ancak anılan düzenlemenin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı görüldüğünden söz konusu fıkra yönünden davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Kaldı ki, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinde 04.03.2022 tarih ve 31768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle elektronik haberleşme istasyonlarına ilişkin olarak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62.maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Öte yandan, 11.11.2020 tarih ve 7256 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun Ek 9. maddesinde elektronik haberleşme altyapılarında yapı ruhsatı alınmasına yönelik yeni hükümler getirilmiştir. Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 62. maddesinin 1.fıkrası yönünden davanın kısmen reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılması ve söz konusu fıkranın iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. Diğer taraftan, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, bölge idare mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden de temyiz edildiği görüldüğünden davalı Bakanlığın yargılama sürecinde hukuk müşaviri aracılığıyla temsil edildiği, hukuk müşavirinin yasal süresi içinde ilk derece aşamasında idare adına savunma verdiği, istinaf aşamasında Bölge İdare Mahkemesine istinaf dilekçesi, temyiz aşamasında Dairemize temyiz dilekçesi sunduğu, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı lehine vekalet ücreti hükmü kurulması gerektiği açık olmakla birlikte,bu bozma kararı sonrasında bölge idare mahkemesince yeniden verilecek kararda vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulacağı tabiidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların ve davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine; 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 08.06.2018 tarih ve 30445 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (bbbbb) bendinde yer alan "TS 8737 Standardına uygun olarak" ibaresi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1.alt bendi, 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 3. ve 4. alt bendi ve 62. maddesinin 1. fıkrası yönünden BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA, 3. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4. 08.06.2018 tarih ve 30445 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden oyçokluğu, temyize konu dava konusu diğer düzenlemeler yönünden oybirliği ile 26/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi. KARŞI OY (X) : Dava, 08.06.2018 tarih ve 30445 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin muhtelif düzenlemelerinin iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlığa konu Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Merkezi iş alanı: Yönetimle ilgili idari tesis alanları, iş hanı, çarşı, çok katlı mağaza, banka gibi ticaret ve finans tesis alanları, turizm tesis alanları, sosyal kültürel tesis alanları, ibadet yerleri, park ve benzeri yeşil alanlar, spor alanları, kamuya ve özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisleri alanları, kamuya ve özel sektöre ait teknik altyapı tesis alanları ile bu alanlara hizmet verecek benzeri alanlar ve plan kararı ile rezidans alanı ayrılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacılar tarafından, merkezi iş alanı tanımında plan değişikliğine gerek kalmadan sadece bir görüşle özel eğitim ve özel sağlık tesisi yapılabilmesinin önünün açıldığı, bu durumun, bu alanların planlanmasında gereken asgari standartların sağlanmasına engel olacağı, özel sektör tarafından yapılan eğitim ve sağlık tesislerinin kamusal bir nitelik taşımaması nedeniyle kamusal hizmet alanlarından ayrı değerlendirilmesi, bir yerleşmenin ihtiyacı olan eğitim ve sağlık hizmetlerinin büyük bir kısmının özel kuruluşlarca sağlanmasına ilgili Bakanlık veya kamu kuruluşunca izin verilmesi halinde, ücretsiz devlet eliyle eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşım hakkının ne şekilde karşılanacağına yönelik bir düzenleme de gerektiği, Anayasada belirlenen eğitim ve sağlık haklarına erişimin engellenmesinin Anayasanın 42. ve 56. maddelerine aykırılık taşımakta olduğu ileri sürülmektedir. 3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde; bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 2. maddesinde; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabi olduğu; 3. maddesinde; herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmasının mümkün olmadığı; 5. maddenin son fıkrasında; bu Kanunda adı geçen diğer tanımların Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edileceği; 8. maddesinde de; Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasına ilişkin usul ve esaslar ile planların yapımına dair ilkelere yer verilmiştir. Anılan Kanunun Yönetmelik başlıklı 44. maddesinin I) fıkrasının (f) bendinde; imar planı yapımı ve değişiklikleriyle ilgili kriterlerin tespiti ve imarla ilgili diğer hususların; (b) bendinde; imar planlarında okul, ibadet yeri, sağlık, spor, sosyal ve kültürel tesisler ile kamu kuruluşlarının yapıları için ayrılacak yerler ve bu konu ile ilgili diğer hususların; (i) bendi de; yerleşme alanlarıyla ilgili genel esasların Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi gerektiği hükmü yer almaktadır. Bu Kanun uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca çıkartılan 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde; "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. ..." düzenlemesine, "Gösterim (lejand) teknikleri" başlıklı 10. maddesinde; "(1) Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır. (2) Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır.(...)" düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin EK-1ç Nazım İmar Planı gösterimlerinin kentsel çalışma alanları kısmında "merkezi iş alanı (MİA)" kullanım kararına, sosyal alt yapı alanları kısmında "eğitim alanı" ile "sağlık alanı" şekline ve kullanım kararına, EK-1d Uygulama İmar Planı gösterimleri incelendiğinde ise, sosyal altyapı alanları kısmında yer alan "eğitim tesisleri alanı" başlığı altında, "anaokulu alanı, ilkokul alanı, ortaokul alanı, lise alanı, özel eğitim alanı, mesleki ve teknik öğretim tesisi alanı, yüksek öğretim tesisi alanı, halk eğitim merkezi" kullanım şekillerine, "sağlık tesisleri alanı" başlığı altında, "sağlık tesisi alanı, özel sağlık tesisi alanı, hastane, aile sağlığı merkezi" kullanım şekillerine yer verilmiştir. Söz konusu Yönetmeliğin ekinde merkezi iş alanı gösterimine sadece nazım imar planı ölçeğinde yer verildiği, aynı ekteki uygulama imar planı gösterimlerinde merkezi iş alanı gösterimine yer verilmediği, kamuya veya özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisi alanlarının ayrı işaretler ve kullanım kararlarıyla gösterildiği, uygulama imar planı ölçeğinde ayrıştırıldığı görülmektedir. Dolayısıyla, davaya konu yönetmelik maddesindeki merkezi iş alanı tanımı içerisinde özel eğitim ve özel sağlık tesisleri alanı ayrılabilmesi ve inşa edilebilmesi için uygulama işlemlerine esas olan uygulama imar planında söz konusu tesislerin gösterilmesi ve bu doğrultuda imar planı değişikliği yapılması gerekmektedir. Bu yönde yapılacak uygulama imar planı değişikliğinin de dava konusu edilebileceği ve yargısal denetime tabi olacağı açıktır. Bu durumda, yukarıda anılan her bir kullanım kararına planlama alanında yer verilmek istenmesi halinde her bir fonksiyonun alt ölçekli imar planlarında kendi lejantı ile ayrı ayrı gösterileceği açık olup bu nedenle de üst ölçekli planlarda herhangi bir belirsizlik ihtiva etmeyen merkezi iş alanları lejantında yapılabilecekleri tanımlayan dava konusu yönetmelik maddesinde imar mevzuatına aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, İmar Kanunu uyarınca hazırlanan 03.07.2017 tarihli, 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde Merkezi iş alanı (MİA), "Yönetimle ilgili idari tesis alanları, iş hanı, çarşı, çok katlı mağaza, banka gibi ticaret ve finans tesis alanları, turizm tesis alanları, sosyal kültürel tesis alanları, ibadet yerleri, park ve benzeri yeşil alanlar, spor alanları kamuya ve özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisleri alanları, (Danıştay Altıncı Dairesinin 9/10/2023 tarihli ve E.:2022/7774; K.:2023/7218 sayılı kararı ile iptal ibare: kamuya ve özel sektöre ait teknik altyapı tesis alanları) ile bu alanlara hizmet verecek benzeri alanlar ve plan kararı ile rezidans alanı ayrılır." şeklinde tanımlanmış bulunmaktadır. Bu yönüyle bakıldığında merkezi iş alanlarına kamuya ve özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisleri alanları getirilmesi hususu ana yönetmelik olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğiyle de uyumlu bulunmaktadır. Ayrıca merkezi iş alanlarında Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (zzzz) bendinde, "En az konut şartlarını sağlayan; resepsiyon, güvenlik ve günlük temizlik servisi mekânlarının bulunduğu, sağlık hizmetleri, kuru temizleme, çamaşırhane, taşıma, yemek ve alışveriş servisi hizmetleri ile spor salonu ve yüzme havuzu gibi hizmetlerinin verilebildiği birden fazla bağımsız bölümü ihtiva eden 19 uncu maddede belirtilen yerlerde yapılabilen konut binalarını ifade eder" şeklinde tanımlanan yüksek nitelikli konut (rezidans) alanlarının da yapılabileceği uygun görüldüğünden bu alanlarda gece nüfusu olarak kalan kişilerin eğitim hizmetlerinin karşılanması için eğitim tesisleri alanı getirilmesinde ve genel olarak da merkezi iş alanındaki sağlık alanı ihtiyacının karşılanabilmesi için sağlık tesisleri alanı getirilmesinde 3194 sayılı İmar Kanunu, Mekansal Planlar Yapım yönetmeliği ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu 08.06.2018 tarih ve 30445 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla bu bent yönünden temyize konu kararın bozulması yolunda verilen Dairemiz kararının anılan kısmına katılmıyorum. ruhsat //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };