3. Hukuk Dairesi 2016/12927 E. , 2017/2881 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; anne ve babasının boşandığını, üniversite öğ…
**3. Hukuk Dairesi 2016/12927 E. , 2017/2881 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; anne ve babasının boşandığını, üniversite öğrencisi olduğunu, masraflarını annesinin karşıladığını, davalı babasının maddi ve manevi destek vermediğini belirterek, aylık 500,00 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; emekli olduğunu, çalışmadığını, mali açıdan zor durumda olduğunu, aylık 100 TL nafaka ödeyebileceğini belirtmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren aylık 100 TL yardım nafakasının davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yardım nafakası talebine ilişkindir. TMK'nın 364/1 maddesi gereğince; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt soyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 328/2 maddesine göre; çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, ana ve babasının durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.06.1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle, kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir. Tüm bu nedenlerle okumakta olan kişi, kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise, ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Somut olayda; davacının üniversite öğrencisi olduğu, apart yurtta kaldığı, 500 TL kira ödediği, çalışmadığı annesinin katkısı ile eğitimini devam ettirdiği, annesinin mali müşavir olduğu; davalının emekli olduğu, 450 TL kira ödediği, evli olduğu, eşinin memur olduğu anlaşılmaktadır.