İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/04/2026 YAZIM TARİHİ : 06/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; M…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/129 KARAR NO : 2026/788 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/04/2026 YAZIM TARİHİ : 06/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin davalıdan 3 cm cilalı ... 320 metrekare mermer aldığını, şirketin bu mermerler için 63.887,01.TL ödediğini, mermerlerinin müvekkilin ...deki şubesine gönderildiğini ancak yapılan inceleme sonucu mermelerin sipariş edilenden farklı olduğunu, müvekkilin ürünlerin iadesini talep ettiğini ardından ihtarname çekildiğini ancak dönüş yapılmadığını, davalının iade talebini reddettiğini, davalının ayıplı maldan sorumlu olduğunu, her iki tarafın tacir olduğunu bu sebeple TBK 219. , 223 .Madde hükümleri ile TTK 23. Maddesine göre sorumlu olduğunu bu sebeple müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini mahkemenin aksi kanaatte olması halinde satış bedelinden indirim veya ürünlerin ayıpsız olan benzerleri ile değişimi talep edildiğini belirterek, davanın kabulü ile mermer satış bedeli olan 63.887,01 TL'nin iadesi bunun mümkün olmaması halinde mermerlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini veya satış bedelinden indirim yapılmasını, bedel iadesinde veya satış bedelinden indirim halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi işletilmesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Her iki tarafında tacir olduğunu bu sebeple ticari satıştan dolayı TTK 23. Maddesinin uygulanması gerektiğini, söz konusu madde hükmüne göre ayıbın açık bir ayıp olmasından dolayı 2 günlük sürede davacının ihtar çekmediğini, kanunda belirtilen sürelerden çok sonra ... tarihinde ihtarname çektiğini belirterek; davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; TTK'nun 23/c maddesinde düzenlenen açık ayıp halindeki iki günlük malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumunu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, her ne kadar davacı tanığı ...'nin 4. Celse alınan beyanında "Olay olduktan yaklaşık 1 gün sonra davalı şirket çalışanı siparişi aldığımız kişi ile irtibata geçtik. Bu kişinin de aracı olduğunu öğrendik." şeklinde ifadesi bulunsa da davalı ile irtibata geçilmediği, aracıya durumun iletildiği görüldüğünden bu ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılmadığına kanaat edildiğini, malların ... tarihinde teslim alındığını, ihbar süresi geçirildikten sonra, ... tarihinde ihtar çekilmiş olduğundan, davacı zararın tazminini talep edemeyeceğinden Yargıtay 19. HD. nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ve benzer nitelikteki ilamları nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu olaylar hakkında bilgi sahibi tanık anlatımlarına itibar edilmediğini, ihtardan önce davalı ile iletişime geçildiğini, mahkeme tarafından davanın reddedilmiş olup, tarafça hukuka uygun ve makul sayılabilecek bir gerekçe gösterilmediğini, HMK mevcut uygulamasına göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı kararının duruşmalı istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ayıp hukuki sebebine dayalı satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18/3 maddesinde "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" hükmü yer almaktadır. Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 23/1-c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır" hükmü yer almaktadır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında mermer satışı olduğu, davacı tarafından ... tarihinde davalıya ödeme yapıldığı, ürünlerin Türkiye'de davacı tarafından bu tarihte teslim alınarak ...'ye gönderildiği, Gümrük kayıtlarına göre ... tarihinde Türkiye'den çıkış yapıldığı, alınan bilirkişi raporu uyarınca teslime konu ürünlerin açıkça olması gereken ebattan düşük ebatta oldukları ve renklerinin sipariş edilenden farklı olduğu bu hali ile ürünlerdeki ayıbın açık ayıp niteliğinde olup TTK 23/1-c maddesi uyarınca tacir olan davacının ürünlerin teslimi sırasında açıkça ayıplı olması nedeni ile ayıbı 2 gün içerisinde davalı satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu ancak davacı tarafından muayenenin yerine getirilmediği ve davalıya ilk olarak ... tarihinde noter vasıtasıyla ihbarın yapılmış olduğu, davacı tarafça davalıya daha önceki bir tarihte usulüne uygun ihbar yapıldığının ispatlanamadığı, bu hali ile yasal 2 günlük ayıp ihbar süresine uyulmadığı anlaşıldığından davacı tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmediği görülmekle mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 552,10.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır