Başvuru, terörle mücadele kapsamında vazife malulü olarak kabul edilmeme işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yapısı ve FETÖ/PDY soruşturması ile birçok üyenin ihraç edilmiş olması sonucu bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılama yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; terörle mücadele kapsamında vazife malulü olarak kabul edilmeme işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yapısı ve FETÖ/PDY soruşturması ile birçok üyenin ihraç edilmiş olması sonucu bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılama yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/4/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde subay olarak görev yapmaktadır. Başvurucu, Van'ın Özalp ilçesinde bulunan Jandarma Sınır Tabur Komutanlığında görevli olduğu 20/4/1999 tarihinde sınır hattını kontrol ve termal kameraların ölü bölgelerinin tespiti amacıyla at üzerinde devriye vazifesini yerine getirmekte iken atın ürkmesi sonucu düşerek sol kolundan yaralanmıştır. Van Asker Hastanesi Baştabipliğine sevk edilen başvurucuya "sol ön kol çift kırığı" tanısıyla istirahat izni verilmiştir. Tedavi sürecinde Gümüşsuyu Asker Hastanesinin 21/6/1999 ve 6/8/1999 tarihli raporları uyarınca başvurucuya "sol radius ulnar eski kırığı + kaynama yetersizliği" tanısıyla toplamda iki buçuk ay istirahat izni verilmiştir. Bu izin ve tedavi sürecinin ardından başvurucu görevine başlamıştır. Başvurucu 12/10/1999 tarihinde Aksipi Jandarma Sınır Takım Komutanlığı Üs Bölgesindeki Ziyaret Tepe mevkiinde bulunduğu sırada yağış sonucu yerlerin ıslak olması nedeniyle kayarak kırık olan sol kolunun üzerine düşmüştür. Sol kolundan ameliyat olan başvurucuya Van Asker Hastanesi tarafından 15/10/1999 tarihli raporla "sol ön kol deplase çift kırık" tanısı konularak bir buçuk ay istirahat izni verilmiştir. Başvurucu, takip eden süreçte "sol radial sinir lezyonu" tanısıyla farklı tarihlerde hava değişimi izinleri almıştır. Gülhane Askerî Tıp Akademisinin 11/10/2010 tarihli raporu ile "opere sol radial sinir lezyonu" tanısı konulan başvurucu hakkında "Sınıfı görevi yapamaz." kararı alınmıştır. Bu karar üzerine başvurucu, jandarma sınıfından bakım sınıfına geçirilmiştir. Vazife Maluliyeti Tespit Kurulunun 1/3/2001 tarihli kararıyla 20/4/1999 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle başvurucu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca vazife malulü olarak kabul edilmiştir. Başvurucu 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü olarak kabul edilmesi istemiyle 7/11/2013 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna idari başvuruda bulunmuştur. 27/11/2013 tarihli işlemle istem reddedilmiştir. Başvurucu Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde söz konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle uğranılan maddi, manevi zararın tazmini istemiyle dava açmıştır. AYİM Üçüncü Dairesi (Mahkeme) 16/10/2014 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle başvurucunun 2330 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamında vazife malulü olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olunup olunmadığı hususuna ilişkin olduğunun altı çizilmiştir. 3713 sayılı Kanun hükümleri uyarınca vazife malulü addedilebilmek için maluliyetin terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucu veya terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hâle getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında ya da bu görevlere gidiş geliş esnasında oluşması gerektiği vurgulanmıştır. Her sınır vazifesinin veya salt üs bölgesinde görevli olmanın 3713 sayılı Kanun kapsamında terörle mücadele görevi olmadığı ifade edilerek başvurucunun sınır kontrolü ve kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi için at üzerinde yaptığı devriye görevi ile üs bölgesinde bulunuyor olması hâlinin terörle mücadele kapsamında somut bir görevin ifasına vücut vermediği belirtilmiştir. Nihai olarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak ret gerekçesi oluşturulmuştur. Mahkeme, başvurucunun karar düzeltme istemini de 19/2/2015 tarihli kararıyla reddetmiştir. Başvurucu nihai kararı 16/3/2015 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 10/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 3713 sayılı Kanun'un "Yardım" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır." Birinci fıkranın devamında (a) ve (j) bentleri arasında sağlanacak hak ve imkânlara yer verilmiştir. Maddenin ikinci fıkrası şöyledir: "Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hâle gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır."