Başvuru, ceza infaz kurumu tarafından sakıncalı bulunan mektubun alıcısına gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumu tarafından sakıncalı bulunan mektubun alıcısına gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/12/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK] B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır. 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrasında terör örgütü (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması, FETÖ/PDY) üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanarak Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) konulan başvurucu 24/8/2016 tarihinde bir gazeteciye gönderilmek üzere mektup yazmıştır. Başvurucu mektubunda, 15 Temmuz akşamı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK-9/7/2018 tarihinden sonra Hâkimler ve Savcılar Kurulu adını almıştır.) bazı üyelerinin Ankara Hâkimevinde yaptığı toplantı sonrasında kendisi de dâhil olmak üzere açığa alınan hâkim ve savcılara ait liste dayanak alınarak bu kişiler hakkında yürütülen arama, gözaltı ve tutuklama işlemlerinden söz etmiş, bu işlemlerin dayanaksız olduğunu iddia etmiştir. Başvurucu iddiasını doğrulamak için duyduğu bazı olayları aktarmıştır. Buna göre görev yeri olan Sivas'ta bir savcının ifade aldığı sırada Başsavcının odaya girerek hâkim ve savcılara ait soruşturma dosyalarında somut delil bulunmadığını, bu kişilerin açığa alınmaları sebebiyle sorguya sevk edildiğini söylediğini, bu beyanın da tutanak altına alındığını belirtmiştir. Başvurucu mektubunun son bölümünde, temel insan haklarının öneminden bahsederek sanal ve hukuksuz olarak nitelediği soruşturma işlemleri nedeniyle oluşan hak ihlallerinin ileride hazineye önemli bir yük getireceği iddiasında bulunmuştur. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 11/10/2016 tarihli kararıyla; mektubun birinci sayfasında Sivas Cumhuriyet başsavcısı, ikinci sayfasında ise Başsavcılık makamı, sulh ceza hâkimliği ve HSYK olmak üzere çeşitli kişi ve kurumları hedef gösteren ifadelerin yer alması sebebiyle sakıncalı olduğu değerlendirilen mektuba el konulmasına karar verilmiştir. Mektup, Disiplin Kurulunda karar alınmadan önce mevzuat hükümleri uyarınca inceleme yapılmak üzere Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, Başsavcılık tarafından da HSYK'ya iletilmiştir. HSYK mektubu 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrası ve maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere İnfaz Kurumuna iade etmiştir. Başvurucu Disiplin Kurulu kararına karşı Sivas İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 4/11/2016 tarihli kararıyla başvurucunun şikâyetini, mektup içeriğinin 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Sivas Ağır Ceza Mahkemesi 30/11/2016 tarihli kararıyla İnfaz Hâkimliğinin kararındaki gerekçeye atıf yaparak kararın usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Nihai karar başvurucuya 6/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-